English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / Then don't go

Then don't go translate Turkish

1,159 parallel translation
Why don't you go eat that outside and then come on back in?
Neden şunu dışarda yiyip sonra içeri gelmiyorsun?
Why don't we just go in and see, and then if he's up, I'll leave.
Uyanıksa ben giderim. Peki, tamam.
Well, then, there now, why don't you go inside and call the cops and I'll come in there and blow your fucking brains out.
O da nedir? - Orada kal. - Silahı var.
If you're not going, then I don't want to go.
Eğer sen gitmezsen, ben de gitmek istemem.
AND THEN THEY DON'T SHOW UP, SO YOU GET DEPRESSED, YOU GO OUT FOR A CUP OF COFFEE, THEN YOU SEE THEM WALKING DOWN THE STREET WITH ANOTHER WOMAN,
Size, akşam yemeğine geleceklerini söyleyip gelmemezlik etmezler, böylece siz de depresyona girmeyip, bir fincan kahve için dışarı çıkmamış olursunuz sonra da onları caddede başka bir kadınla yürürken gülerlerken, mutlularken görmemiş olursunuz..
If I don't remember who I am, then who's to say I'm not a princess or a duchess, right? Go on.
Ben kim olduğumu anımsayamıyorsam, kim bilebilir benim prenses olmadığı mı?
You don't like me to be dull, and then you don't like it when I go out and enjoy myself. Stop it.
Hem hareketli ve canlı ol dersin hem de biraz dışarı çıkıp eğlenince şikayet edersin.
Then they go home and make up. But Elena and I, we don't... we don't go in for those sort of histrionics.
Ama Elena ve ben, biz bu düzmeceye dahil olmak istemedik.
- Then I don't go either.
- O zaman ben de gitmiyorum.
Why don't you go there then and talk to Jimmy personal?
O zaman niçin oraya gidip Jimmy ile yüz yüze görüşmüyorsunuz?
And if your spy satellites don't see nothing if there ain't no war then you can go home and take up golf my friend'cause there ain't no war but ours.
Ve eğer casus uydularınız bir şey görmüyorlarsa eğer savaş yoksa o zaman evine gidip, golfle ilgilenmeye başlayabilirsin, dostum çünkü bizimkinden başka bir savaş yok.
Why don't you go then?
Neden gitmiyorsun, o halde?
For it is if you're not willing to get involved, then you have no right to grumble when things don't go your way.
İşin bir ucundan tutmayacaksan, işler yolunda gitmediğinde sızlanma hakkına da sahip olamazsın.
Then don't go a-knocking.
Sakın kapıyı açma..
And if I don't think that I have a chance... well, then... I'd rather not go.
Ve eğer bir şansım olduğunu düşünmezsem... şey o zaman... gitmemeyi tercih ederim.
Then don't go, Daddy.
Öyleyse gitme baba.
If I take it the next day I go around as stupid as a stone, and if I don't take it then my mind's going off in a hundred directions at once.
Aldığımın ertesi günü, salak gibi etrafta dolaşıyorum. Almazsam da, kafam bin türlü şeyle meşgul oluyor.
Why don't we go to the radio, then television put it in the paper?
Niye radyodan yayın yapmıyorsunuz? Hatta televizyona bile çıkalım. Gazetelerde de yazsın.
- Then give him something. We got two more hours to go. Man, I don't want to hear that shit.
2 saatlik yolumuz var daha, bu ciyaklamayı yol boyunca çekemem.
I don't play the game straight up, and then if I lose, go get some real work or something, okay?
Ben hilesiz bir oyun oynayamam. Kaybedersem gidip gerçek bir işe girerim.
And if you don't go, then you will die.
Gitmezsen geberirsin.
Then... you don't have to go back there.
Öyleyse... dönmek zorunda değilsin.
Why the hell don't they go back then?
O zaman ne halt yemeye geri dönmüyorlar?
For a while, I thought I might go out to Hollywood. Then, I don't know I met Eddie.
Ama Eddie'yle tanıştım.
If you're not going, then I don't want to go either.
Sen gitmiyorsan ben de gitmiyorum.
I'm thinking we go to Rebadow, we take the dough, and then so these other fucks don't get mad, we make Rebadow swear that he sent it.
Bence Rebadow'a gidelim, parayı alalım, ve sonra bu serserileri çıldırtmamak için, Rebadow'un parayı gönderdiğine yemin etmesini sağlayalım.
- Then why don't you go upstairs?
- Ozaman neden yukarıya çıkmıyorsun?
The thing is, the way that I see it, is, I think the world is divided into those who go after what they want - and then those who don't, right?
Şöyle ki, bana göre insanlar isteklerini elde etmeye çabalayanlar ve çabalamayanlar diye ikiye ayrılmış.
Why don't you, um, just take what you need and then go.
Neden gerekenleri alıp sonra da gitmiyorsun?
And if you don't want to go on principle, then go for money... because I pay cash on the barrel head.
Ayrıca, kendi ilkeleriniz için gelmek istemiyorsanız, o zaman para için gelin. Çünkü silah taşıyan adam başına nakit ödeme yapıyorum!
Look, if it's so cold, then why don't you go..
Sorun nedir bilmiyorum.
Well, then why don't you go tongue him some more?
Neden gidip dilini biraz daha sokmuyorsun, o zaman?
If this is about me climbing around in the ship's entrails, then you can simply turn around and go back the way you came.
eğer gelişin, geminin sakatatlarına tırmanmam içinse, o zaman basitçe arkanı dön ve geldiğin yere geri git.
Then go away... and don't insult my eyes with your naked blue extremities.
O halde uzaklaş... ve çıplak mavi uzantılarınla gözlerime hakarette bulunma.
ALL RIGHT, THEN WHY DON'T WE GO TRICK OR TREATING BEFORE THAT?
Pekala, niye ondan önce şeker toplamaya çıkmıyoruz.
Kitty, you don't pick your key... because then you'd go home with your own husband.
Kitty, sizin anahtarları alamazsın. Çünkü o zaman eve kocanla birlikte dönersin.
- Then don't go.
- O zaman gitme.
Why don't you return then and we'll go in the back and cut it off?
Neden o zaman geldiğinizde arka tarafa gidip onu kesmiyoruz?
I don't want to go through life being sweet and polite then realize when I'm 80, I'm just some nice dead person.
Hayatımı hep iyi ve kibar biri olarak geçirip 80 yaşıma geldiğimde iyi bir ölü olduğumu fark etmek istemiyorum.
Then for God's sake, don't go.
Tanrı aşkına. O zaman gitme.
Why don't you take on another partner... and you can split your share with him, which I'll up to 65 %... and then you can go to school during the day and work at night.
Bir ortak daha al. Kendi payını onunla bölüşürsün. Senin payını da % 65'e çıkarırım.
But then when I go to the bookstores and I see the covers that I've done... - I don't know. It's kind of cool.
Ama kitapçılara gittiğimde ve kapakları gördüğümde bilemiyorum, kendimi harika hissediyorum.
All right, look. If that's how you feel, then go with God. I don't know.
Madem dinlemeyeceksin o zaman neden beni arıyorsun?
First, they went to war and didn't come back... then they demonstrated and didn't come back... and now they go to a spa and don't come back.
Başlarda, savaşa gider ve geri gelmezlerdi sonra gösteri yapmaya gider ve geri gelmezlerdi ve şimdi bir kaplıcaya gidiyor ve geri dönmüyorlar.
If you don't go to Confession... or if you don't dig your flower beds... or if you don't pretend... that you want nothing more in your life... than to serve your husband three meals a day... and give him children and vacuum under his ass... then... then you're crazy.
Eğer günah çıkartmaya gitmezsen veya eğer çiçek tohumlarını ekmezsen veya eğer rolünü iyi oynamazsan olmaz. Hayatta yapmak istediklerin kocana hizmet edip günde üç öğün yemeğini yapmaktan ona çocuklar vermek ve kıçını temizlemekten fazlaysa o zaman... sana deli diyorlar.
It's like if you don't wanna go with a guy, and you break up with them, then they beg you to go back so that they could break up with you.
Eğer bir herifle çıkmak istemezseniz ve onu terkederseniz, sırf sizi terkedebilmek için geri dön diye yalvarırlar.
Then why don't you go!
Ee niye gitmiyorsunuz o zaman!
Then, forget it.If it's his interest we're looking out for, then, I don't think you should go near him.
- Teşekkür ederim, Ling.
If you want people to embrace who you used to be, then, why don't you go back to being the dweeb you were in high school?
Eğer insanların, eskiden olduğun kişiyi kucaklamalarını istiyorsan, neden tekrar lisedeki gibi bir embesil olmuyorsun?
But if you wanna throw it all away because you don't trust me, then... then I am still gonna make you go to that doctor.
Ama bana güvenmeyip, her şeyi bir kenara atmak istiyorsan yine de seni zorla o doktora götüreceğim.
What kind of people invite you to go to a concert... and then they don't call you?
Ne tür insanlar seni konsere davet edip te sonra seni aramazlar?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]