English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / Is there something else

Is there something else traduction Turc

682 traduction parallèle
- Oh, is there something else?
- Başka bir şey mi var?
Is there something else besides the memory lapse?
Hafıza kayıplarının arkasında bir şey mi var?
Is there something else I can do for you?
Sizin için yapabileceğim başka bir şey var mı?
Or is there something else you have to account for?
Ya da hesabını vermek zorunda olduğun başka bir şey mı var?
Is there something else?
Başka bir şey var mı?
Is there something else you'd like to confess?
Günah çıkarmak istediğin başka şeyler var mı?
Strang, is there something else?
Strang, başka bir şey var mı?
Is there something else bothering you?
Seni rahatsız eden başka bir şey mi var?
I mean, is there something else that's satisfying?
Yani başka tatmin edici neyi var?
Dad, is there something else you wanna know?
Baba, öğrenmek istediğin bir şey mi var?
Is this the big secret you've been keeping, that you're a mermaid, or is there something else?
Sakladığın büyük sırrın denizkızı olduğun muydu, yoksa başka bir şey var mı?
- Is there something else?
- Başka bir şey var mı?
I mean, are you finished, or is there something else that you don't understand?
Yani bitirdin mi yoksa anlamadığın başka bir şeyler daha var mı?
IS THERE SOMETHING ELSE YOU KNOW HOW TO DO?
Nasıl yapıldığını bildiğin başka bir şey var mı?
Is there going to be something else?
Başka bir şey mi var?
Yes, there is something else.
Evet, Rembrandt. Var.
There is something else which I know will appeal to you.
Hoşunuza gideceğini bildiğim bir şey daha var.
And then, there's something else that I can't quite give a name to. Fiery, is it?
Ve adını koyamadığım birşey daha.
There is something else up there.
Yukarıda başka bir şey var.
But there is something else I realized.
- Ama, bir şeyler farkettim.
There is something else.
Başka bir şey var.
But there's something else I gotta settle first. You are alone.
Ama önce halletmem gereken bir iş var.
I know you and I know that there is something else.
Seni bilirim! Bir şey mi rahatsız etti?
Or is there something else?
Yoksa başka bir şey mi var?
There is something else, something very important.
Başka bir şey, çok önemli bir şey var.
No, there is something else. His wife...
Ballister'in karısı burada otelde kalıyor.
And there is something else you have in common :
Üstelik bir ortak yanınız daha var :
Aboard ship, there is a danger in having too much of anything, for then one is bound to have too little of something else.
"Gemideyken herhangi bir şeyden çok fazla olması tehlikelidir..." "... çünkü bunun için başka bir şeyden çok az olmak zorundadır. "
There is something else.
Bir şey daha var.
- There is something else.
- Başka bir şey daha var.
There is something else, Your Majesty.
Bir şey daha var, Majesteleri.
Well, there is something else, something you don't know.
Başka bir şey daha var, bilmediğin bir şey.
If there's something else that maybe is nice, that could fill the news... he'll take the stabbing, even if he's had 27 minutes of stabbing before.
Haberleri doldurabilecek güzel bir şey olsa bile o bıçaklamayı çekecektir. Daha önce 27 dakika boyunca gösterilmiş olsa bile.
Oh, no, there is something else.
Yok yok, bir şey daha var.
Look, there is something else I have to show you.
Bak sana göstermek istediğim başka bir şey var.
The horror of war, the destruction of our ideals is part of it I know, but there's something else.
Savaşın dehşeti, ideallerimizin yokoluşları bunun bir parçası ama, başka bir şey var.
- Well, there is something else I want.
Ne? - Pekala, istegiğim bir şey daha var.
There is something else, but I don't know where all that leads to just yet, so...
Bir şey daha var, fakat henüz tam olarak nereye ileteceğini bilmiyorum, bu nedenle...
There is something else.
Başka birşey var.
Well, there might be something else.
- Başka bir iş de olabilir.
There's just something else I gotta do first, that's all.
Yanılıyorsun! Daha önce halletmem gereken bir iş var, hepsi bu!
Well, it's just possible there's something else going on but I don't know what it is.
Başka şeyler de dönüyor olabilir ama ben ne olduğunu bilmiyorum.
I will go to see the hangar, can there is something else.
Hangarlarda neler kalmış, bir bakacağım.
There is also something else...
Ayrıca bir konu daha var...
He was an enormous, enormous success, and this success largely changed his whole life, I think,'cause he found out there was something that he could do well, do practically better than anyone else.
Büyük bir başarı kazanmıştı ve bu başarı tüm hayatını değiştirdi. Çünkü iyi yapabildiği, neredeyse herkesten iyi olduğu bir iş olduğunu gördü.
Wait a minute, wait a minute there is something else. my travel bag in the bedroom, Gianni.
Bir dakika, bir dakika garip bir şey oldu! Yatakodamdaki valizde...
What is it? There's something everybody else knows that I don't.
Herkesin bildiği ve benim bilmediğim ne var?
There is something else.
- Başka bir şey var. - Neymiş o?
And there is something else I have wanted... almost as much as the map.
Ve en az harita kadar çok istediğim bir şey daha var.
There is something else behind.
- Bunun arkasında başka bir şey var. - Ya da başka birisi.
There is something else.
Başka bir şey daha var.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]