English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ W ] / Wait one second

Wait one second traduction Turc

307 traduction parallèle
Hey, wait. No, wait one second, please.
Bir saniye lütfen.
- Wait one second.
- Bir saniye bekle.
Wait one second.
Durun biraz.
would you wait one second?
Bir saniye daha bekler misiniz?
Wait one second.
Bekle bir saniye!
WAIT ONE SECOND. STAY RIGHT HERE.
Bir dakika... burada bekle.
Just wait one second!
Bir saniye dur.
Wait one second.
Bir saniye bekleyin.
Deborah, wait one second.
Deborah, bir saniye bekle.
- Homer who? Homer Sexual. Wait one second, let me check.
- sevişen Homer bir saniye, bakayım
Wait one second.
Bir dakika bekle.
Just wait one second, please.
Bir saniye bekleyin lütfen.
Wait one second, sir.
Bir saniye efendim.
Just wait one second.
Bir saniye bekle.
Wait one second.
Bir saniye.
Wait one second!
Bekle biraz!
Just wait one- - wait one second. Ok? Michael?
Bir saniye bekle, tamam mı?
Wait one second.
Dur bir dakika.
- I'm sorry. Would you wait one second?
- Affedersin, bir saniye durur musun?
- No, just wait one second, okay?
- Azıcık bekleyin lütfen.
Alex, just-just - Just wait one second.
Alex, sadece... sadece... Sadece bir saniye bekle.
Just wait one second.
Bir saniye bekleyin.
Wiley, just wait one second.
Wiley, bekle bir saniye.
Wait one second, okay?
Bir saniye bekleyin.
( Sean ) Wait one second. We have to see her in a bikini.
- Bikinili halini görmemiz lazım.
Wait, couldn't we just talk for one second?
Bekle, sadece bir saniye konuşamaz mıyız?
Alec, wait one more second.
Alec, dur biraz.
Wait just one second.
Bir saniye bekle.
Hey, wait a second. Do either one of you guys have two type B batteries?
Bir dakika. 2 tane kalın pili olan var mı?
Wait just one second.
Dur bir saniye.
Now, wait just one second, sugar.
Bir saniye, tatlım.
Wait until the second one.
Sonunu bekle.
Wait a second. One more time.
Dur bir saniye, bir kez daha dene.
Wait a second. I want to see if this is better than the last one.
Bir saniye. Şuna da bakıyım ben, bakalım diğerinden iyi mi.
- Wait just one second.
- Orada dur bakalım.
Wait just... just one second, Roger. I see one of the village residents rummaging through the remains.
şu anda köy sakinlerinden biri kalıntıların arasında geziniyor.
[PHONES RINGING] Wait. Just hold on one second.
simdi de hapis sistemi üzerinde test yapiyorum.
- Wait one minute. We're late for the party on the second floor.
İkinci kattaki partiye geç kalacağım.
wait just one second.
- Bir dakika...
Wait here one second.
Biraz bekleteceğim.
Hey, wait just one second!
- Hey, bekle bir dakika.
- Wait here one second?
- Bir saniye bekler misin?
- Can you wait one second?
Stephanie, ben Ally.
Wait, one second.
Dur, bir saniye o ne?
Baby, wait... one second.
Hayatım, bekle bir saniye.
- Risa! - Ally! It's one thing to raise your hand and say, "Wait a second,"
Elinizi kaldırıp "bir dakika" demek bir şey, mikrofona onunla yattığını söylemesi ise başka bir şey.
- OK! All right, wait just one more second.
Pekala, sadece bir saniye daha bekle.
Uh- - [wait, hang onphone rings] One second.
- Dur, bir saniye bekle.
Come in for one second. - Well, wait, wait, wait -
- Peki, bekle... bekle... bekle...
Bye-bye.-Wait. Just... one more second!
- Sadece bir saniye daha...
Wait. Hold on one second.
Bir dakika.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]