English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I'm fucked up

I'm fucked up tradutor Turco

1,286 parallel translation
I'm really fucked up.
Çok kötü durumdayım.
I know it's late, and I'm a bit fucked up, but...
Geç olduğunu biliyorum, ve biraz dağıtmış durumdayım, ama...
And, in a few weeks ago, I fucked up again, in Budapest.
Ve bir kaç gün önce, Budapeşte'de yine batırdım.
I know it's late, and I'm a little fucked up, but...
Biliyorum geç oldu, ve biraz dağıtmış durumdayım, ama...
I am fucked up enough to do it.
Yeteri kadar battım zaten.
Please, I fucked up...
Lütfen, berbat durumdayım...
You know, I've been... I've been stuck here for a week with... with no apples and... and you know how I got fucked up on that airplane going to Portland?
Uyuşturucusuz bir hafta burada kapalı kaldım ve Portland'a giderken uçakta nasıl krize girdiğimi biliyorsun.
My parents were so wrapped up in the game... no matter how much I fucked up... I never even got a beating.
Annem babam kendilerini öyle kaptırmıştı ki... ne yaparsam yapayım, dayak bile yemiyordum.
It's fucked up where I live But this is how it is
Her şey boktan yaşadığım yerde Ama bu işler böyle
I am so fucked up with all of you that I'm not gonna take it anymore.
Sizinle birlikte bokun içindeyim. .ve artık bunu kabullenmiyorum.
You and Richie... and both of your fucked up families might belong here... but Richie is mine, and I'm not letting him go.
Sen ve Richie'nin lanet ailesi buraya ait olabilir ama Richie benimdir.
- I fucked up?
- Ben mi batırdım?
I fucked up, just fucked up.
Çuvalladım. Hata yaptım.
I fucked up the last one.
Geçen seferkini batırdım.
I mean, I'm fucked up, too.
İşin içine ben etmiştim.
Okay? I can't be getting fucked up behind Sylvia's back when I'm supposed to be looking for work, man.
İş aramam gerekirken Sylvia'dan habersiz bu tür yerlerde takılamam dostum.
I'm fucked up.
İşim bitti!
It's was good luck, because if it'd hit a bone, I'd be fucked - up.
Bir gece, ortağım Marcelo'nun evindeki bir partideydim.
I fucked up.
Ben batırdım.
I fucked it up big.
Ben sıçtım.
- I think I fucked up.
- Sanırım mahvettim bu işi.
I fucked up on the SATs, I gotta retake them.
Sınavlardan kaldım, tekrar gireceğim.
I fucked up!
Hata yaptım.
I fucked up!
Hata yaptım!
I fucked up.
Sıçtım.
Who said that I'm totally fucked up?
Benim işimin bittiğini sana kim söyledi?
Now I know things are fucked up.
İşlerin alt üst olduğunu anladım.
Oh shit, I fucked up. I'm sorry.
Berbat ettim ya, özür dilerim.
I'm good and fucked up, Cy.
İyiyim ama canıma okundu Cy.
You begged me to paint my house, Drama, and you fucked it up so bad I had to pay somebody else to redo it, and I still gave you $ 2,500'cause I'm a generous guy!
Evimi boyamak için bana yalvardın Drama. O kadar boktan yaptın ki başka birine yeniden boyatmam gerekti. Şimdi de sana 2.500 dolar vereceğim çünkü çok cömertim, öyle mi?
I'm still working on getting the meeting back that you fucked up.
Senin mahvettiğin buluşmayı ayarlamaya çalışıyorum.
'Cause I fucked up.
Çünkü her şeyi batırdım.
Ah, E... I mean, the truth is, I fucked up.
Gerçek şu ki, ben batırdım.
I'm sorry. No, you don't get it. You fucked up.
- Anlamış falan değilsin.
I'm really fucked up.
Gerçekten sıçtım.
I fucked it up massively.
Bayağı batırdım.
I'm not someone... who falls for... fucked-up, unavailable people.
Ben s * kilmiş ulaşılmaz birinden hoşlanacak insanlardan değilim.
- I guess I fucked up.
- Sanırım batırdım.
So I was pretty fucked up and was sick of it... you know... and I was always out of it and doped on anti-depressants.
Düşünecek olursan fazlasıyla boka batmış durumdayım. Görevde olmadığım zamanlarda, kafayı bulup depresyona girdim.
Yeah, well, I fucked up.
Evet. Hata yaptım.
And I'm sorry if I fucked it up for anybody.
Herhangi birinin işini rezil ettiysem özür dilerim.
And the fact that I ever even liked you in the first place Is total proof that I am totally fucked up about my life!
Başta senden hoşlanmam bile, hayatımın içine ettiğimin kanıtı.
- Don't look at me I'm fucked up on cornbread.
- Bana bakmayın. - Mısır ekmeği beni uçurdu.
Don't look at me, I'm fucked up on cornbread.
Ben mısır ekmeğine tav oldum.
# And honestly I totally miss the fucked up thing you do #
# # Yaptığım şeyleri berbat etmeni bile özledim # #
Only me, I'm such a fucked up idiot.
Sadece ben, ben sikik bir aptalım.
I fucked up. I always fuck up.
Her zaman her şeyin içine sıçarım.
I think it's pretty fucked up, man!
Sanırım oldukça boktan adamım.
I know it fucking seems fucked up, all right?
Bunun bok gibi göründüğünü biliyorum, tamam mı?
Okay, I fucked up.
Tamam. Hata yaptım.
I should be looking after little old ladies cos here I've fucked up.
Yaşlı hanımlara bakıyor olmalıydım, çünkü burada her şeyi bok ettim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]