English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ M ] / Most certainly

Most certainly tradutor Turco

1,160 parallel translation
Yes, I most certainly did. And I expect it to stay turned off.
Evet, kapattım ve kapalı kalmasını da umuyorum.
You most certainly did not you pompous, paraffin-headed pea brain.
Kesinlikle sen söylemedin seni süslü, mum kafalı ahmak.
My wife doesn't even know you exist, which, most certainly, is for the best.
Karım varolduğunu bile bilmiyor, ki bence bilmemesi kesinlikle daha iyi.
I most certainly did.
Kesinlikle dedim.
We most certainly are not!
Kesinlikle ölmeyeceğiz!
I would most certainly consider getting radical... on some lonely, misbegotten beach with this babe.
Bu hatunla bir sahilde biraz yalnız kalıp yasadışı şekilde sıradışı işler yapmayı o kadar isterim ki.
I most certainly will not!
Bunu kesinlikle yapmayacağım.
Yes, I most certainly did.
Evet, muhakkak etmişimdir.
- I most certainly did not.
- Kesinlikle yapmadım.
An event I most certainly would enjoy witnessing!
Tanık olmaktan kesinlikle memnun kalacağım bir olay!
Which he will most certainly do, given time.
Which he will most certainly do, given time.
- Most certainly not. Never.
Kesinlikle hayır.
I most certainly was... and I was also his wife.
- Kesinlikle öyleydim. Aynı zamanda karısıydım da.
I most certainly will not.
- Kesinlikle beklemeyeceğim.
- No, we most certainly cannot.
- Evet, biz kesinlikle ayrılamayız.
Most certainly it is not.
- Oh, hayır, sahib.
- You're most certainly delirious.
- Sen gerçekten de kafayı yemişsin.
I most certainly have not.
- Ben kesinlikle seyretmedim!
Oh, most certainly.
Oh, kesinlikle.
I hate to tell you, and I'm not known to be wrong, but this note was most certainly written by a right-handed person.
Bunu söylemekten nefret ediyorum, hiç de yanılmam ama bu yazı sağ elini kullanan biri tarafından yazılmış.
You most certainly do.
Sara, gayet tabii mecbursun.
No... it most certainly will not.
Hayır... kesinlikle, yapmayacak.
Darling, you most certainly will not be going out with Mr Bobby Ray.
Tatlım, kesinlikle Bay Bobby Ray ile çıkmıyorsun.
Most certainly.
- O ölmeli! Kesinlikle ölmeli.
- She most certainly did.
- Şüphesiz o yaptı.
- lt most certainly is.
- Kesinlikle öyle.
he or she most certainly would.
- Hey. Evet. Emin olunuz ki alacak.
He most certainly do has a conscience, yes, sir.
Kesinlikle ve kesinlikle bir vicdanı var. Eminim, efendim.
- Well, it most certainly is.
- Kesinlikle öyle.
Most certainly.
Kesinlikle.
- It most certainly does.
- Kesinlikle uçuyor.
And even if there was, I most certainly had nothing to do with it.
Varsa bile, işim olmazdı.
Sooty residue in the air passages indicates the victim was most certainly alive... when he was fastened to the stake.
Boğazındaki duman rengi kalıntılar, kurbanın kazığa bağlandığı zaman, büyük ihtimalle canlı olduğunu gösteriyor.
Most certainly.
Çoğunluğuyla evet.
They most certainly need to have... Economical, social... Cultural and religious conditions
Ekonomik, sosyal kültürel ve dini şartları yerinde olmalı.
But for their bravery, these villains most certainly would have escaped justice.
Onların cesareti olmasaydı, bu caniler adaletten kaçacaktı.
And that's most certainly enough for us... for now.
Bu da bol bol yetiyor bize... şimdilik.
Most certainly.
- Tabii ki.
Your father is the most incredible psychiatrist. I certainly hope you appreciate him.
Babanız en harika psikiatrist, onun değerini bileceğinizi içtenlikle umuyorum.
My dear sir, it is painful for me to discuss it but I can say that all of this is done with most careful consideration and if the money is not paid on the 14th then there certainly will be no marriage on the 1 8th.
Sevgili bayım, bunu tartışmak bana acı veriyor, fakat diyebilirim ki, bütün bunlar çok dikkatli düşünülerek hesaplandı. Para ayın 14'ünde ödenmezse, o taktirde ayın 18'inde kesinlikle düğün olmayacak.
The New York Times is certainly the most important newspaper in the United States, and one could argue, the most important newspaper in the world.
Ama kilise gibi ortaya çıkıp ya da hissedarlar gibi Güney Afrikaya yatırım yapmayın diye bağırmaya başlayabilirsiniz. Bazen bunun çok çarpıcı etkileri olabilir.
You most certainly should not.
Kesinlikle yapmamalıydın.
Now history has certainly shown that even the most intuitive criminal investigator can be wrong.
Geçmişe bakarsanız, en gelişmiş olan dedektiflerin bile zaman zaman yanıldığını görebilirsiniz.
I was very fond of you... and I certainly had the most overpowering lust for you that you could possibly imagine... but I wouldn't say that I was in love.
Sana düşkündüm ve üstesinden gelemediğim bir şehvet duyuyordum sana. Bunun farkına varmışsındır. Ama aşık olduğumu söyleyemezdim.
You certainly wouldn't be at an intellectual disadvantage there, and I know most of the teachers so...
Orada kesinlikle daha avantajlı olursun, hem oradaki hocaların çoğunu da tanıyorum.
I have never desired your good opinion, and you have certainly bestowed it most unwillingly.
Asla bunları söylemenizin peşinde değildim ve siz bunları kesinlikle istemeyerek söylediniz.
Curzon was certainly... different from most joined Trills.
Curzon kesinlikle diğer ortak Trillerden farklıydı.
Werner Von Braun, designer of the V2 rockets that leveled London... maybe the most notorious, but Victor Klemper certainly takes the prize... for the most evil Nazi to escape the Nuremberg trials.
Londra'ya yerleşmiş olan, V-2 roketinin tasarımcısı Werner Von Braun en kötü şöhrete sahip olanı. Victor Klemper ise Nurumberg Mahkemesinden kaçan Nazilerin en laneti olarak bilinir.
Of the four of us, Cynthia was certainly the most likely to succeed.
Dördümüzün arasından, başarılı olmaya tek aday, Cynthia idi.
She certainly had the eyes most anxious, did she not?
Gözleri kaygıyla açılmıştı, değil mi?
I most certainly am too!
Kesinlikle yapıyorum!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]