English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ M ] / Most kind

Most kind tradutor Turco

759 parallel translation
He's been most kind and entertaining.
Kendisi çok nazik ve eğlenceliydi.
It's most kind of you, but we don't wish to intrude.
Çok naziksiniz... ama rahatsız etmek istemiyoruz.
You are most kind, but I feel I should not intrude.
Çok naziksiniz, ancak kendimi zorla davet ettirmiş olmak istemem.
It was most kind of senorita... to dine and dance with me tonight.
Bu gece benimle yemek yiyip dans etmeniz çok ince bir hareket senyorita.
You're most kind.
Çok yardımseversiniz.
It's most kind of you to say so, cousin.
Böyle söylemeniz çok hoş kuzen.
You have been most kind to let us visit this darling residence.
Bu şirin yeri ziyaret etmemize izin vermen son derece kibar bir hareketti.
YOU ARE MOST KIND.
Çok naziksiniz.
Most kind of you, but an evening in Paris is always a pleasure.
Çok naziksiniz ama bir geceyi Paris'te geçirmek bile yeter.
That was most kind.
Çok naziksiniz.
That was most kind.
Çok düşüncelisiniz.
That's most kind of you, Sir Henry.
Çok naziksiniz, Sör Henry.
It has been most kind of you and most helpful.
Çok kibardınız ve çok yardımcı oldunuz.
- Most kind of you
- Teşekkür ederim.
Most kind of you.
Çok naziksiniz.
- Thank you very much. Most kind.
Çok teşekkür ederiz.
Most kind.
Çok iyisin.
Thank you very much. Most kind.
Çok teşekkür ederim, çok naziksin.
Most kind.
Çok naziksiniz.
You are most kind, sir.
Çok naziksiniz, efendim.
You are most kind.
Çok teşekkür ederim.
It's most kind of you :
Çok naziksiniz.
About Sunday, that's most kind, but I'm not sure I'll be free.
Pazar hakkında, çok naziksin, ama boş olacak mıyım bilmiyorum.
That's most kind of you.
Çok kibarsınız.
It was most kind of you to help us in this way.
Bize burada yardım etmeniz büyük incelikti.
Mrs Butterworth, you've been most kind, allowing me to intrude.
Bayan Butterworth, beni içeri almakla büyüklük gösterdiniz.
Most kind, Mrs Harper.
Çok naziksiniz, Bayan Harper.
That's most kind.
Çok naziksiniz.
- You are most kind.
- Çok naziksiniz.
- Now, that's most kind of you.
- Çok naziksiniz doğrusu.
Sir, you have been most kind and we are grateful.
Efendim, çok nazik davrandınız, size müteşekkiriz.
It's one of the most powerful observatories in the world and, in fact, the kind of thing that could check out millions of star systems.
Dünyadaki en güçlü gözlem evlerinden biri Ve, gerçekten, milyonlarca yıldız Sistemini kontrol edebilen bir şey.
Larry, I think you have a chance to heal the world today in the simplest, most pure kind of way.
Larry, bugün senin de dünyayı iyileştirme şansın var. En basit, en saf şekilde.
The astronomers arrive into the interior of a most curious grotto filled with enormous mushrooms of every kind.
Gökbilimciler tuhaf bir mağaraya ulaşırlar. Etrafta bin bir türlü dev mantar vardır.
There's a brook and a small lake no size, really and a patch of woods, and in any kind of weather it's the most wonderful...
Bir ırmağı ve küçük bir gölü vardır küçücük her taraf ağaç, ve her türlü havada muhteşem bir...
A white boy, he can take most any kind of job and improve himself.
Beyaz bir genç her tür işe girip orada yükselebilir.
Now, that's most awfully kind of you and you shouldn't have troubled, really.
Hiç zahmet etmeseydiniz. Gerçekten.
And confidence, Billy, is the most important necessity in an undertaking of our kind.
Güven Billy, bizim işimizde en gerekli şeydir.
I, uh - I know it sounds kind of foolish to most whites... but, uh, Indians don't suffer when somebody gets killed - not like you.
Beyazları çoğunun akılsız türlerini bilirim... ama yerliler kendi yakınları öldüğünde senin gibi acı çekmezler.
In matters of this kind, I'm most methodical.
Bu konularda çok metodik çalışırım.
- Most kind, dear
- Teşekkür ederim, bayan.
THAT'S WHAT HE CALLS THE MOST IMPORTANT KIND.
En mühim şeyler içinmiş.
And what you would see would be a kind of tumbling snowball spending most of my time out here in the outer solar system.
Göreceğiniz şey zamanının çoğunu burada, dış güneş sisteminde geçiren bir tür yuvarlanan kar topu olurdu.
- A defect of some kind, most likely.
- Üretim hatası, muhtemelen.
There, he could live out his private dreams the kind of dreams most of us have.
Orada kendine ait düşlerini yaşayabiliyordu. Çoğumuzun kurduğu türden düşler.
Well, my boy, you'd hardly call me a pessimist, but, er, I think it's most unlikely that th... that is the only contraption of its kind. Mmm?
Peki, oğlum, bana kötümser diyemezsin ama, bence bu araç türünün tek örneği değildir.
They're the most dangerous kind, my love.
Onlar en tehlikeli türdür aşkım.
I find that the most successful jobs of this kind are planned when everyone is relaxed. So let's meet and have a nice, long, cozy lunch.
Bu tip büyük işlerin planlanması iyi bir dinlenmeyle mümkün olur onun için hoş, uzun ve rahat bir öğle yemeği için buluşalım.
Most people like that headliner. They kind of flop over.
Çoğu insan gazete başlıklarını sever.
It's most kind of you to come, Master Smeaton.
Geldiğiniz için çok naziksiniz, Efendi Smeaton.
Mr. Yin was kind enough to show me your most recent photograph.
Bay Yin son resimlerinizden birini bana göstermişti.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]