English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ Y ] / You okay with this

You okay with this tradutor Turco

1,092 parallel translation
Hey, you okay with this?
Hey, sizin için uygun mu?
You okay with this?
Bu işten memnun musun?
Are you okay with this?
- Bu sorun olmuyor değil mi?
You okay with this?
Sorun yok değil mi?
What? Are you okay with this?
Sence uygun mu?
You okay with this one?
Bu olur mu?
Okay with you if I slap an exit sign on this?
Biraz yardım edersen çıkabilir miyim?
My pals from college are swinging by to see this band and I told them if it was okay with you, that we'd go.
Kolejdeki en iyi iki arkadaşım bir grubu dinlemek için bu tarafa gelecek. Sana da uyarsa bizim de geleceğimizi söyledim.
Oh, Daddy, I hope you're okay with all this.
- Baba, umarım sorun olmamıştır.
OKAY? NOW YOU THINK YOU'RE BEING FAIR TO DAVID WITH THIS FALSE PRIDE THING OF YOURS,
Tamam şu anda sen David'de dürüst olduğunu düşünüyorsun, her ne kadar yanlış bi gurur olsa da...
And you're okay with this?
Ve bu senin için sorun değil mi?
- Are you sure your mom's okay with this?
- Annen için sorun olmaz mı?
Okay, well, you know, if this is about maturity... then I want nothing to do with it.
Peki, bak bunun ergenlikle bi ilgisi varsa benim o dönemleri geçtiğimi bil.
Okay, another huge flaw I have with "Why buy the cow when you can get the milk for free?" is simply this.
Sütü bedava içmek varken... inek satın alınır mı? meselesinde beni rahatsız eden... bir diğer şey de şu : Süt bedava değil ki.
If you work with me, if you're reasonable, we'll figure a way out of this, okay?
Eğer bana yardımcı olup mantıklı davranırsan bundan kurtulmanın bir yolunu buluruz.
So you'll hang out with me at the hotel this weekend, okay?
O zaman bu haftasonu otelde benle takılacaksın, tamam mı?
But if you're gonna do this, you make sure you're doing it for the right reasons because you're the one that's gonna have to live with it, okay?
Ama bunu yapacak isen doğru sebepler için yapmalısın çünkü bununla yaşayacak olan sensin, tamam mı?
Okay, I can tell you that this was done with an Excimer laser... and its inscription point was no more than three microns in diameter.
Pekâlâ, sana, bunun bir lazerle kesildiğini ve üstündeki yazının üç mikrondan daha büyük olmadığını söyleyebilirim.
Okay, let me help you out with this.
Tamam, sana yardımcı olayım.
Okay... if you feel good about... one of us... dying and the other one surviving, and you can live with that for the rest of your life, then you should go golf this weekend.
Peki eğer ikimizden birinin ölmesi ve birimizin de hayatta kalması hayatının geri kalanında senin için sorun olmayacaksa bu hafta sonu golf oynamaya gidebilirsin.
You're okay with this?
Senin için sakıncası yok mu?
Why don't you just go ahead, and let's get this over with, okay?
Hadi söyle de şu işi bir an önce halledelim, tamam mı?
You come to me with something like this in the future, okay?
Bir daha bu tip bir endişen olursa önce bana söyle, tamam mı?
I want you to take this puppet with you to court every day, and when you feel the need to talk to someone, I want you to whisper to him, okay?
Bu kuklayı her gün yanında mahkemeye götürmeni istiyorum, ve birisiyle konuşmak istersen, ona fısıldayabilirsin, tamam mı?
Okay, but when I get in touch with someone and this turns out to be whatever it turns out to be, I'm gonna find you.
Tamam ama birisine ulaştığımda sonucu ne olursa olsun, sana haber vereceğim.
Okay. Are you going somewhere with this scared-straight angle?
Bu korkutma taktiğiyle bir yere varacak mısın?
- Okay, so what do you do with this?
- Yani bununla ne yapacaksınız?
Okay, but suppose you want to change the shape of this doughnut into a very different shape, a shape with no holes.
Tamam ama, diyelim ki bu çöreği çok farklı başka bir şekle, deliksiz bir şekle dönüştürmek istediniz.
Blue, you sure you're okay with this?
Blue, bunu kaldırabilecek misin?
They cannot find me with you like this, okay?
Beni, seninle, bu şekilde görmemeliler.
Okay, you're gonna do this with Morgan Price.
Tamam, tezgahı Morgan Price için kuracağız.
It may not be the best time to tell you this but a couple of years ago, i slept with Marc. Okay. And I think I'm still in love with him.
Ve sanırım hala ona aşığım.
I thought you'd be okay with this.
Bunu tasvip edeceğini sanıyordum.
I want you to jerk off with this before she gets here, okay?
O gelmeden önce bununla otuzbir çekmeni istiyorum, tamam mı?
But you won't find out the "why?" if you do this 15 years of being curious would go to waste So is that okay with you?
Ama "neden?" sorusunun cevabını bulamayacaksın. Eğer bulursan 15 yıllık merakın boşa gidecek. Sana uyar mı?
You sure you're okay with this?
Bundan emin misin?
I mean, you are gonna tell her you're okay with this, right?
Demek istediğim, ona söyleyeceksiniz değil mi?
You need to spend sometime with friends or family, and let me handle this, okay?
Dostlarınla, ailenle zaman geçir. Ben bu işi çözerim.
- And you're okay with this?
- Ve bu ile iyi misin?
So you're okay with this?
Yani bu ile iyi misin?
You know, if he's not okay with this then nothing more can happen between us.
Biliyorsun, eğer o onaylamazsa, aramızda daha fazlası olamayacak.
So, Ross, you're okay with all this?
Peki, Ross, sen bunu onaylıyor musun?
Okay, look, if I help you with this... Do you promise to get out of my gender and stay out?
Tamam, sana bu konuda yardım edersem cinsiyetimi bırakıp uzak duracağına söz verir misin?
Okay, but these men were hired by Taylor, which means if they aren't satisfied with their orders, they will send them back. And they will continue to send them back until they are happy, which means you could be making this order until you die.
Yani siparişlerinden memnun kalmazlarsa, geri gönderirler ve memnun kalıncaya kadar geri göndermeye devam ederler.
Okay, now, don't be mad at me, but I have to ask this – are you sure there's nothing wrong with the food?
Kızma ama sormak zorundayım. Yemeklerde sorun olmadığından emin misin?
I feel like I've been through this whole Chilton thing with you. Okay, good, I want you there. Good.
- Güzel, ben de gelmeni istiyorum.
Look, I'm really sorry things didn't work out with you and Nathan, - but don't go all Mariah on me, okay? - You think this is about Nathan?
Bak, Nathan'la aranızın bozulmasına üzüldüm ama ama hıncını benden çıkartmaya kalkma, tamam mı?
Okay, for the record, I was hoping to skip this and start fresh... but what's going on with you and the double finger?
Bunu geçip yeni bir başlangıç yapacağımızı umut ettim. - Şu iki parmak hareketi neydi?
If it's okay with you, I thought I'd just wear some jeans and this.
Senin için sorun yoksa, kot pantalon ve bunu giyerim diye düşündüm.
- You were okay with this?
Sen ne düşündün?
I just wanted to let you know that I'm okay with this.
Ben bu durumun artık bence bir sakıncası olmadığını bilmeni istiyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]