Ben körüm tradutor Inglês
184 parallel translation
Kusuruma bakma ama ben körüm.
You must please excuse me, but I am blind.
Bana yardım et, ben körüm.
So, help me, I'm blind.
Ben körüm.
I'm blind.
Unutma ben körüm. O yüzden ilk hareketi senin yapman lazım.
Remember I'm blind, so you'll have to make the first move.
Ben körüm Profesör!
I am blind, Herr Professor!
- Ben körüm.
- I'm blind.
Bayan, ben körüm, bir engelliyim.
Miss, I am blind, a cripple,
Patron, gördüğün üzere ben körüm.
Boss, as you can see, I am blind.
Görüyorsunuz ki ben körüm.
I'm blind, you see.
Ben körüm ve bir serseriyim.
I'm blind and I'm a drifter.
Çoğu erkeğin aksine, ben körüm.
Unlike most men, I'm blind.
Ben körüm. Burada uzun süre yaşamadım.
I'm blind, and I've not been living here long.
Gerçekten çok üzgünüm, ben körüm.
I'm terribly sorry.
Hayır, ben körüm.
No, I'm blind.
Ben körüm, numaraları okuyamıyorum.
I'm blind, and I can't read the dial.
Üzgünüm fakat ben körüm.
I'm sorry, but I'm blind.
Şey, ben körüm bu yüzden onu göremem..... ama onun iki kulağı...
Well, I'm blind, so I can't see her, but she has two ears,
Gördüğün gibi, ben körüm.
As you can see, I'm blind.
Ben körüm... ama sen görebiliyorsun beni, bu yüzden çekiniyorum.
I am blind... But you can see me, that is why I hesitate.
Ben körüm, ve nerede yandığını bulamıyorum.
I'm blind, and I can't locate it.
- Ben körüm, ve nerede olduğunu bilemiyorum.
- I'm blind, and I don't know where it is.
Efendim, ben körüm.
Sir, I am blind.
Ben körüm, gördüğünüz üzere...
I'm blind, as you can see...
Ben körüm, onu yok etmeden etkisiz hale getirebileceğimi öylesine söylemiyorum.
I'm blind, so there's no telling who I might wind up cutting down.
Ben körüm.
I am blind.
Ben körüm..
I am blind...
Ben körüm, pekala doğru yapabilir miyim bilmiyorum, efendim.
I'm blind, so I don't know if I can do it right, sir.
Hayır ben körüm, doğuştan körüm.
No, I'm blind. I've always been blind.
Ben körüm!
I can't see him.
Ben körüm, artık bu tüfeği taşıyamam.
I'm blind, I can't carry this rifle any more.
Ben körüm. Sağır değilim.
That I'm blind, not deaf.
Ben körüm... ya sen kör müsün?
I am blind. You're blind, too?
Ben körüm.
i'm blind.
Canı cehenneme, ben körüm.
Well, fuck it, I'm blind.
Selam, ben körüm.
Hi, I'm blind.
- Beni suçlama, ben körüm!
Don't blame me, Charlie, I can't see!
Ben körüm Charlie.
I'm blind, Charlie.
Bu yüzden tekrar camdan atla çünkü aslında seni görmedim, ben körüm!
So you jump back through the window cos I ain't really seen you, I'm blind!
Ben körüm!
I'm blind!
Ben yine körüm. Gözlerine bir bakayım.
- Let me see your eyes.
Ben zaten körüm.
I was already blind by then.
Beni salak yerine koymayın çünkü ben sadece körüm.
Don't take me for a fool just because I'm blind.
- Ben gidemem. Körüm.
- Why?
Ben de yeni tanıştığım birine : "Don Baker, yarasa gibi körüm" demem.
I don't meet someone and say, " Don Baker.
Körüm ben!
I'm blind!
O zaman bir böcek kadar körüm ben.
Then I've been as blind as the beetle.
Ben doğduğumdan beri körüm, yeşil nasıl görünür, bilmiyorum.
I've been blind since I was born and I don't know green.
farketmezki ben zaten körüm.
It would make no difference if I closed them or not.
O öldü, ben de körüm.
He's dead and I'm blind.
Halam kayboldu, ben de körüm.
I'm sorry, but my aunt's gone and I'm blind.
Ben... kör... körüm yani, yani, körsün...
I'm... blind... I'm blind I mean, I mean, you're blind...
koruma 34
korumalar 31
ben korkmuyorum 60
ben kimim 128
ben konuşurum 51
ben kazandım 235
ben kimim ki 17
ben kötüyüm 22
ben kaybettim 23
ben kim miyim 29
korumalar 31
ben korkmuyorum 60
ben kimim 128
ben konuşurum 51
ben kazandım 235
ben kimim ki 17
ben kötüyüm 22
ben kaybettim 23
ben kim miyim 29
ben kralım 33
ben korkuyorum 47
ben kaçıyorum 47
ben konuşuyorum 28
ben kullanıyorum 32
ben kararımı verdim 75
ben kaçtım 56
ben kaptan 37
ben kimseyi görmedim 24
ben kullanacağım 38
ben korkuyorum 47
ben kaçıyorum 47
ben konuşuyorum 28
ben kullanıyorum 32
ben kararımı verdim 75
ben kaçtım 56
ben kaptan 37
ben kimseyi görmedim 24
ben kullanacağım 38