Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ L ] / Leave me in peace

Leave me in peace перевод на турецкий

168 параллельный перевод
Leave me in peace.
Beni rahat bırakın.
So leave me in peace!
O yüzden rahat bırakın beni.
Now you get on with your old puzzle and leave me in peace.
Şimdi sen bulmacana bak, beni de rahat bırak.
Leave me in peace!
Beni rahat bırak!
And which leads to absolutely nothing... go, susanne, go and leave me in peace.
Ve geriye hiçbir şey bırakmaz. Git, Susanne, git ve beni rahat bırak.
Then do what you have to and leave me in peace.
- Kendini düşünüp ve beni barıştırıyorsun.
At least leave me in peace here.
Bari burada huzur ver.
If that doesn't suit you, go back to your world... and leave me in peace!
Sana uymuyorsa kendi dünyana dön ve beni rahat bırak!
Leave me in peace.
Rahat ver bana.
- Just leave me in peace.
- Beni rahat bırakın.
Now will you leave me in peace?
Şimdi bana huzur verecek misin?
Please, please, leave me in peace.
Lütfen, lütfen, beni rahat bırakın!
- Leave me in peace.
- Beni rahat bırak.
Why didn't you leave me in peace?
Neden beni kendi halime bırakmadın?
- No, leave me in peace!
- Hayır, beni rahat bırakın!
Add our Ruzena to that list so that she'll leave me in peace.
Ruzena'yı listeyi ekle de beni rahat bıraksın.
Leave me in peace.
Beni rahat bırak.
Please, leave me in peace with that!
Lütfen bu konuda beni sık boğaz etme!
Go home... and leave me in peace!
Eve git... ve beni rahat bırak!
You said you'd leave me in peace, when you've got the bag.
Bu çantayı bulunca beni rahat bırakacağınızı söylediniz.
For pity's sake, Marley, leave me in peace!
Tanrı aşkına, Marley, huzurumu bozma!
leave me in peace, and put the hands in her place!
Beni rahat bırak ve ellerini yerine koy!
Go to hell and leave me in peace.
Cehenneme git ve beni rahat bırak.
Why don't you leave me in peace then? See what you've turned into!
Öyleyse niye beni rahat bırakmıyorsun?
Leave me in peace.
Beni rahat bırak..
Leave me in peace!
- Beni rahat bırak!
Leave me in peace.
Beni rahat bırak. Müfettiş bir ipucu yakaladı mı?
Please leave me in peace. Let it be.
Lütfen beni rahat bırak.
Come on. - Just leave me In peace.
- Sadece, beni biraz rahat bırak.
Can't you leave me in peace in my own room?
Kendi evimde bari rahat ver bana.
Can't you leave me in peace?
Huzurumu kaçırmasan olmuyor mu?
So, leave me in peace.
Öyleyse rahat bırak beni.
And now leave me in peace!
Beni yalnız bırakın!
Leave me in peace.
Beni yalnız bırak.
If I meet you tomorrow... will you leave me in peace?
Yarın seninle görüşürsem peşimi bırakacak mısın?
Leave me in peace with the broads, Franz.
Beni orospularımla yalnız bırak Franz.
Go away, leave me in peace.
Gidin, Beni rahat bırakın.
Why are you nagging me? Can't you just leave me in peace?
Neden kavga çıkarmaya çalışıp bana işkence ediyorsun?
Can't you leave me in peace?
Rahat bıraksanıza beni?
- Boys - leave me in peace on Sunday at least.
Beyler, en azından Pazar günü bir rahat verin.
Listen, leave me in peace, okay?
Dinle, beni rahat bırak, tamam?
All I ask is that you let me leave here in peace, to go wherever the gods decide.
Böylece sen de kalbini ve yuvanı benim rızamla alırsın.
Oh, leave me in peace!
Beni rahat bırakın!
- Leave me in peace!
- Bırak beni!
Just let her go back to her own life, and... leave me here to live mine in peace.
Bırak kendi hayatına dönsün ve ben de burada kendi hayatımı huzur içinde yaşayayım.
Just leave me alone and let me expire in peace.
Beni yalnız bırak da son nefesimi huzur içinde vereyim.
Can't you leave me to mourn in peace?
Huzur içinde yas tutmayı bana bırakamaz mısın?
- Leave me in peace.
- Onu nereden bulduğumu asla tahmin edemezsin.
Gríma advises me often to leave Aruman in peace...
Grima bana sık sık Saruman'ı rahat bırakmamı tavsiye ediyor...
She said she would come down when her husband was asleep and speak to me through the end window if I would go away afterwards and leave her in peace.
Buraları terk edip onu rahat bırakmam şartıyla, kocası uyuduktan sonra cesaretini toparlayabileceğini ve benimle arka pencereden konuşacağını söylemişti.
enough now, for the last time help me capture Adora and return to the world I came from and I leave you in peace, otherwise... your threats don't scare me but I'll help you if only
- Yeterli. Son kez bana Adora'yı yakalamamda yardım et ve ben de geldiğim yere döneyim ve seni barış içinde bırakayım, aksi halde... Tehditlerin beni korkutmaz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]