Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ W ] / Would you

Would you перевод на турецкий

216,993 параллельный перевод
Would you stop tellin'me things?
Bana böyle şeyler söylemeyi keser misin?
Wait, why would you have morning sickness?
Dur biraz, neden sabah bulantıların oluyor ki?
Well, would you like me to walk you through it?
Açıklamamı ister misin?
Hey, if I owned a bookstore, would you still help me out?
Kitap dükkânım olsaydı yine bana yardım eder miydin?
Why would you put that in my head?
Aklıma öyle şeyler sokma.
Hey, you wouldn't wanna add a bar to the list of things you burned down, would you?
Yaktığın şeyler listesine bir de bar eklemek ister misin?
Why would you introduce them?
Neden tanıştırdın ki?
Why would you ask that?
Bunu da nereden çıkardın?
Look, if you were running this place, and you got an offer for a ranching job, would you take it?
Diyelim ki buranın başına geçtin ve bir çiftlikten teklif geldi, kabul eder miydin?
- And would you want to take it?
- Peki kabul etmek ister miydin?
Hey, Ab, uh, if that hot redhead from the DQ is there, would you get behind her and sneak some video?
Hey, Ab. Dairy Queen'deki seksi kızıl hatun oradaysa gizlice arkasına geçip videosunu çeker misin?
Would you nerds go stand over there?
Siz inekler gidip orada dikilir misiniz?
Would you like to tell us your SAT scores?
Üniversite sınav puanını da söylemek ister misin?
Because you are flashing back to every family event that ended with Dad whisper-screaming at Mom, "Would you calm down?" while she would swing her pocketbook around until it burst open like a pill-packed piñata.
Çünkü aklına annemin, çantasını içi hap dolu bir pinyata gibi saçılıp ortalığa dökülene kadar sallaması ve babamın "sakin olur musun?" diye anneme sinirli sinirli fısıldadığı ailece gittiğimiz etkinlikler geliyor.
Why would you do this?
Neden böyle bir şey yaptın?
But why would you want to knock the Jay out of Joe?
Ama neden Joe'nun içindeki Jay'i yok etmek istiyorsun?
Which one would you like to keep? The blue one.
- Hangisi sende kalsın istersin?
Would you share a jug of ale with me?
Benimle bir testi bira paylaşır mısın?
Would you say if it was?
Öyle olsaydı ne yapardık?
This is a dinner party. Why would you rent a tux? Rented?
- Yemekli davet için niye smokin kiraladın?
Would you just go and check and see if I can quit?
Çıkmasa sorun olur mu diye sorar mısın?
You would not believe it.
İnanamazsın.
If you were to prevail, you would easily be the greatest leader in Fillorian history.
Eğer üstün gelirseniz fillory tarihindeki en büyük lider olursunuz.
Silly, I know, but you would really like her.
Kulağa şapşal geliyor ama onu çok seversin.
Just tell me how much this haircut would've cost so I'll know where to take you.
Ama tıraşın fiyatını söyle de seni nereye götüreceğimi bileyim.
I would have told you earlier, but...
Sana önceden söylerdim ama...
I mean, if we were havin'this baby, I would drive you to the hospital and I'd be there for the entire thing.
Bu bebeği doğuracak olsaydın seni hastaneye götürür ve başından sonuna kadar yanında olurdum.
I'm just some dumb student that you taught in high school, and if Colt didn't exist, you would've already forgot about me.
Aptal bir öğrencindim sadece. Colt olmasaydı beni çoktan unutmuştun ki.
Without you and Abby and all your help, you know... tagging the cows and helping me turn this around... never would have happened.
Abby'yle ikiniz inekleri küpeleyip bu işi düzeltmeme yardım etmeseydiniz asla başaramazdım. Teşekkürler.
If you understood that, you would still have a job.
Bunu anlasaydın hâlâ bir işin vardı.
You're pissin'away an opportunity most people would kill for.
Çoğu kişinin atlayacağı bir fırsatın içine ediyorsun.
Why would I wanna put that on you, too?
Neden sizin de canınızı sıksaydım ki?
You know, some would say best son, some would say favorite.
En iyi evlat mı dersin, en sevilen evlat mı, bilemem.
We would not be at all offended if you wanted to leave us and go talk to him.
Bizi bırakıp onunla konuşmaya gidersen hiç gücenmeyiz.
You know what, I would have cussed her out last night, except the selfish hag left the moment her daughter's dance was over.
Dün akşam ona bir güzel sövecektim ama bencil acuze, kızının dansından hemen sonra gitti.
So, Mom, I didn't know that you would be, uh, be here.
Anne, buraya geleceğini bilmiyordum.
If it wasn't for our stupid advice, you would've left things alone and things might've been okay.
Aptalca tavsiyemiz olmasaydı işleri oluruna bırakacaktın ve her şey yolunda gidecekti belki de.
That all said, without you, Lord, my brother would not be free.
Herkesin söylediği gibi Lordum, siz olmadan abim özgür olamazdı.
Right, you are far... from what I would call warriors, but you did well.
- Peki Lordum. Savaşçı diyeceğim şeyden çok uzaksınız ama iyi iş çıkardınız.
I would like to speak to Lord Uhtred. You cannot.
- Lord Uhtred'le konuşmak istiyorum.
I would like you to make a journey, to Bebbanburg... to Lord Aelfric.
Bebbanburg'teki Lord Aelfric'i ziyaret etmeni istiyorum.
You are for yourself, it would appear.
Kendini düşündüğün belli oldu.
Gisela, I would like you beside me at the negotiation.
Gisela müzakerede yanımda bulunmanı istiyorum.
You would need to surround him with men, with defences, and deny him what he needs to live.
Etrafını adamlarla ve silahlarla kuşatmalı yaşamak için ihtiyaç duyduklarından mahrum bırakmalısınız.
It would be better to kill me, but you lack the courage.
Beni öldürsen iyi olurdu ama sende o yürek yok.
You were a fool to think that she would always wait for you.
Hep seni bekleyeceğini düşünerek aptallık ettin.
You are going to do exactly what you said you would do.
Tam olarak yapacağını söylediğin şeyi yapacaksın.
I can't believe you guys would want to work with me for seven seasons, and it seems like a tremendous opportunity, but I...
Yedi sezon benimle çalışmak istediğinize inanamıyorum.
You know, most people would have just taken the money.
Haydi ama. Çoğu insan parayı kabul eder.
I would love to do that in India... or anywhere, you know?
Hindistan'da da bunu yapmak isterdim. Ya da herhangi bir yerde.
I didn't think that you would like some girl like her. I mean...
Senin öyle bir kızdan hoşlanacağını düşünmezdim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]