English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ W ] / With the money

With the money Çeviri Türkçe

4,783 parallel translation
He sold a load of stuff, we've ended up with the money, you can just take that and leave us alone.
Kocan bir sürü şeyi satmış, para bizim elimize geçti. Parayı al ve bizi rahat bırak.
Not right away, because she was very much against what we were gonna do with the money.
Hemen değil, çünkü o bu parayla yapacağımız şeye karşıydı.
He managed to come up with the money he owes.
Borcu için para ile gelmeyi başardı.
They'll be there at 9 : 00 with the money.
Parayla beraber saat 9'da orada olacaklar.
I'll be sending someone down in a few days with the money.
Birkaç gün sonra birini parayla gönderirim.
Because he knew I'd either find the money or find him with the money.
Çünkü ya parayı bulacağımı ya da onu parayla bulacağımı biliyordu.
The most likely explanation is that Riley Manning has taken off with the money.
En olası açıklama, Riley Manning'in para ile kaçmış olduğu.
Jacoby tries to kill Griffith, lands himself in jail, and she walks with the money.
Jacoby Griffith'i öldürmeye çalışır, kendini hapiste bulur, para da kadına kalır.
Or just leave with the money?
Sadece parayı alıp kaçtın mı?
And then Holt stabbed Sikes in the back- - literally- - and ran off with the money.
Ve sonra Holt, Sikes'ı arkasından bıçakladı. Parayı da aldı ve kaçtı.
What if you pay those bills with the money you just got?
Sadece düşünüyorum ama aldığın parayla bu faturalardan bazılarını ödesen nasıl olur?
I bought it with the money that Nick owed me.
- Evet. - Nick'in bana olan borcuyla aldım.
- Zane, I'm telling people where the fucking money comes from, and if you have a problem with that, you should speak to the president of the news division, Charlie Skinner.
- Zane, ben insanlara o lanet paranın nereden geldiğini söylüyorum ve bu konuda bir sorunun varsa haber bölümünün başkanı Charlie Skinner ile görüşmelisin.
Then, all of a sudden, he's like, "you know what, man?" You want to make some real money, you help me deal with her. " " Forget about the deck.
Sonra birden, "biliyor musun aslanım" " Verandayı boş ver.
All the accounts the hackers had on your clients along with where they stashed the money.
Hackerlerin tüm hesap numaraları, senin müşterilerinde var aralarında üstelik onların paralarını zulaladıkları yerlerle birlikte.
That was when Albert and I sat down with Coach Frey, and he said Matty didn't have it, said we should save our money and take him off the team.
Sonra Albert, Koç Frey ve ben karşılıklı oturup konuştuk. Koç, Matty bu işi beceremeyecek, dedi. Boşuna para harcamayın, oğlunuzu takımdan alın, dedi.
The union army is counterfeiting money, confederate money, and flooding the South with the bills, a flood which is destroying what little was left of their economy.
Sendika ordusu, sahte para müttefik para, ve Güney sel faturaları ile, yok bir sel ne az kaldı kendi ekonominin.
You want to win and share the money with people?
Kazanıp parayı diğerleriyle mi paylaşacaksın?
But I can't hide the money with a friend because if anyone found out, then that friend would be an accessory to a crime, right?
Ama paramı bir arkadaşıma veremem çünkü öğrenirlerse, arkadaşım suç ortağım olur, değil mi?
Your daddy hit her with a car and he's trying to hide the money in case he gets sued.
Baban arabayla çarptı ve dava açılır diye parasını saklamak istedi.
The freedom to start your lives over in the Caymans with all the money I paid you so far.
Size şu ana kadar ödediğim tüm parayla hayatınızı Cayman adalarında yeniden kurma özgürlüğü.
Cow shit now, maybe, but a city is going to be here someday... a great, vast, shining edifice, with neon reaching towards the sky, and with only one purpose... money, as far as the eye can see.
Belki keçi boku da olabilir ama bir gün burada bir şehir yükselecek büyük, geniş, neon ışıkları ta gökyüzüne kadar ulaşan parlayan binalar ve hepsi sadece tek bir amaca hizmet edecek. Para. Gözünüzün alabildiği kadar.
You'd be dead by the end of the week, or if I'd let hecky blow town with you and the money instead, the mob would have found you sooner or later.
Bir haftaya kalmaz ölmüş olurdun. Ya da Hecky'nin sen ve paralarla beraber şehri uçurma planına izin verseydim. Mafya er ya da geç seni bulurdu.
If I had all the money I spent on poontang, you know what I'd do with it?
simdiye kadar kukuya harcadigim para elime geçse ne yapardim biliyor musun?
IN NO OTHER PLACE BUT HOLLYWOOD COULD THESE 10 PEOPLE MAKE THE KIND OF MONEY THEY MAKE AND SLEEP WITH THE KIND OF PEOPLE THEY SLEEP WITH.
Hollywood harici hiçbir yerde bu 10 insanın kazandığı parayı kazanıp şimdi yattığı insanlarla yatma şansları yok.
MAKE MONEY, HANG OUT WITH THE SPIDER GUY.
Paranın amına koyup, örümcek herifle takılırdın.
Janine... second room for Jana with en suite, 750 spending money, a 30-minute foot scrub each at the Little Mermaid spa and a Fastpass for the Rock'n'Roller Coaster Starring Aerosmith.
Suite odanın yanında Jana'ya da ayrıca bir oda 750 dolar cep harçlığı, Küçük Deniz Kızı Spa'da kişi başı 30 dakikalık ayak masajı ve Aerosmith'in olduğu rock eşliğindeki hızlı trene bilet.
What can I do with all the play money?
Oyun parasını ne yapayım?
He said we need to come up with a hundred grand for Mom's bail, but don't worry the money is with Aunt Marilyn.
Annemin kefaleti için yüz bin dolar bulmamız gerektiğini söyledi. Ama endişelenmemeliymişiz çünkü para Marilyn teyzedeymiş.
Yes, with money made from leeching the earth of its resources.
Evet, kaynakları için parayla dünyayı sömürüyor.
- At least with movies it's not all about the money.
Her şeyin para olmadığını gösteren bir film olabilir.
Yeah, well, we're leaning towards giving you guys the money, and I just thought a date with Kate might help make my decision a little easier.
Parayı size verme eğilimindeyiz ve ben de Kate'le çıkmamın kararı vermemde işi kolaylaştıracağını düşündüm.
I mean, do you think I'm doing the wrong thing here, asking Kate to sleep with a lesbian for money?
Sence yanlış şeyi mi yapıyorum? Para için Kate'den lezbiyen biriyle yatmasını istemek?
This all started so innocently... with you prostituting yourself out to a woman to get the grant and then pushing Kate into a lesbian relationship to get the money.
Çok masumca başladı fahişe gibi kendini para için bir kadına pazarladın ve sonra Kate'i para için lezbiyen ilişkiye zorladın.
When you lose with the Constitution, try money.
Anayasada kaybettiğinde, parayı dene.
She went out with a guy who might give us the grant money for our research.
Çalışmamız için ödeneği sağlayabilecek biriyle dışarı çıktı.
He promises women he'll fund their research in exchange for sex, and then after he sleeps with them, he doesn't give them the money.
Kadınlara seks karşılığı ödenek için söz veriyor ve onlarla yattıktan sonra parayı vermiyor.
Once he wires the money, we can track the flow and find out who he's working with, and it links him to our red-haired friend.
Parayı gönderir göndermez izini süreceğiz. Ve kiminle çalıştığını öğreneceğiz. Kızıl saçlı arkadaşımızla da bağlantısını kuracağız.
Well, unless you have the money to walk away from the label and take the album with you, he can.
Eğer anlaşmadan çıkıp albümünü alacak kadar paran yoksa, yapabilir.
Mr. Stokes had a conversation with the commissioner, and apparently he found some money.
Aeron bey müdürle konuştu ve görünüşe göre biraz para buldu.
Can't go wrong with a willamette valley wine, which, for my money, beats the pantalones off any of that French cote d'or stuff.
Yanında Willamette Vadisi şarabı varsa asla kötü olmaz. Ki bana kalırsa o Fransız cote d'or şeylerinin falan anasını ağlatır.
The bills with serial numbers on either side of the money you found are circulating in central Maryland.
Bulduğunuz paraların diğer yüzündeki seri numaraları Maryland merkezinde tedavül ediliyorlar.
honestly, when i think about spending the rest of my life with a babysitter, she's kind of a cute blonde named erica, and she always has pizza money and lets me stay up as late as i want.
Harbiden, hayatımın sonuna kadar bir dadıyla olmayı düşününce, Erica adında tatlı bir sarışın her zaman pizza için parası var ve geç saate kadar oturmama izin veriyor.
The town redeveloped the lot with stimulus money.
Şehir bu araziyi tekrar geliştirdi.
Why should I bail them out with the hard-earned money from my unemployment check?
Neden işsizlik maaşımla zar zor kazandığım paramı onlara yardım için harcayayım?
I mean, if Uncle Sam's going to throw money around like a drunk sailor, I'm going to be at the port with my skirt hiked up.
Eğer Sam amca sarhoş bir denizci gibi para saçacaksa ben de limana gider, eteğimi kaldırırım.
For the first few months, I didn't even realize I was playing with real money.
İlk birkaç ay içerisinde gerçek parayla oynadığımı bile fark etmedim.
With him gone, I don't have the money to keep the house.
Onun ölmesiyle, evde tutacağım param yok.
Booth says that Mom burned down the church because she didn't want you paying for the wedding with dirty money.
Booth Annemin yaktığını söyledi çünkü düğünün masraflarını senin kirli paranla ödenmesini istemedi.
Your mom knows where the money came from and she was all right with it.
Annen paranın nereden geldiğini biliyor ve bununla ilgili bir sorunu yoktu.
And you really ought to hang out with a better class of co-conspirator- - or at least a smarter one- - because your pal Jeremy pawned your husband's watch for $ 200 and brought the money to the table- -
Evet öyle. Bence siz daha klas bir komplocuyla takılmalısınız. Çünkü dostunuz Jeremy kocanızın saatini rehinciye verip....... 200 doları aldıktan sonra masaya gitmiş.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]