English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ M ] / My mother always said

My mother always said translate Turkish

126 parallel translation
That's what my mother always said.
Annem hep böyle derdi. Çık dışarı.
MY MOTHER ALWAYS SAID THE EASIEST WAY TO GET DISAPPOINTED
Annem derdi ki : "Beklenti ne kadar büyükse, hayal kırıklığı da o kadar büyük olur."
My mother always said to me,
Annem bana şöyle derdi :
My mother always said : " Victor you speak too much.
Annem hep şöyle derdi : " Victor, çok konuşuyorsun.
- My mother always said that.
- Annem de böyle demişti.
My mother always said, "A happy man is a well-fed man."
Annem hep derdi ki, "Mutlu erkek karnı tok erkektir."
My mother always said that if you can't say something nice about someone, make sure they're out of the goddamn room.
Annemin bir lafı vardı. "Birisinin hakkında kötü konuşacaksan önce o kişinin odada olmadığına emin ol".
Oh. My mother always said, "Pass the Velveeta."
Benim annem de "Velveeta'yı es geç" derdi.
My mother always said I'm not special.
Annem bile hep, özel biri olmadığımı söyler.
My mother always said Klingons had a lot of dumb ideas about honour.
Annem hep Klingonluların gururla ilgili çok saçma kanıları olduğunu anlatırdı.
Now, Claudette "God hates a liar." That's what my mother always said.
Dinle Claudette... Annem "Yalancıyı Allah sevmez" derdi.
My mother always said, you want the job done right, do it yourself.
Annem her zaman derdi ki ; Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, kendin yapmalısın.
My mother always said I was asking for it.
Annem hep bunu davet ettiğimi söylerdi.
Yes, uh... now... that they're dead. They moved... were moved... because... well... my mother always said,'Live on Fisher Island... get buried in Palm Beach... that way you'll have the best of Florida.'
Evet, ee... artık öldükleri için taşındılar... yani taşınmışlardı... çünkü... aslında annem hep,'Fisher lsland'da yaşa ama mezarın Palm Beach'te olsun'Florida'nın tadı böyle çıkar'derdi.
My mother always said violence never solves anything.
Annem şiddet hiçbir zaman birşeyi çözmez derdi.
No, but as my mother always said, there's someone for everyone.
Hayır, ama annem hep derdi ki ; herkese uygun biri vardır.
My mother always said love was supposed to set you free.
Annem hep aşkın seni özgür bırakması gerekirdi derdi.
My mother always said : Don't trust the Serbs.
Annem her zaman Sırplar'dan uzak dur derdi.
My mother always said... that when you meet someone for the first time... it's always easier to remember their names... if you use those names right away, Jason and Jonathan.
Annem her zaman şunu der.... birileriyle ilk defa tanışıyorsan isimlerini hatırlamak daha kolay olacaktır.. .. tabi eğer bu isimleri kullanırsanız Jason ve Jonathan.
My mother always said I look like a priest.
Annem herzaman rahip gibi gözüktüğümü söyler.
My mother always said beer is evil.
Annem her zaman, biranın kötü olduğunu söylerdi.
That's right. Like my mother always said... you've gotta stick it out, even if you picked a loser.
Annemin hep söylediği gibi kaybedeni seçsen bile ona sahip çıkmaya devam etmelisin.
My mother always said you were a loser.
Annem her zaman senin bir ezik olduğunu söylerdi.
My mother always said it was a family thing.
Annem daima bu aile işi derdi.
My mother always said, " Romantic love fades.
Annem her zaman, " Romantik aşk geçer.
My mother always said I should find somewhere to hang my hat.
Annem hep, sana şapka asacak bir yer lazım derdi.
My mother always said the best gifts come from the heart.
Annem her zaman en iyi hediyenin kalpten geldiğini söylerdi.
My mother always said she hoped the next one would turn out better.
Annem, bir sonrakinin daha iyi olacağını söyler dururdu.
But my mother always said you were an artist.
Ama annem her zaman sizin bir sanatçı olduğunuzu söylemişti.
My mother always said that Lou had crossed off the address because he planned to leave Esther and come marry her.
Annem daima Esther'dan ayrılıp bizimle yaşamaya kararı verdiği için o adres satırını karaladığını söylerdi.
- All right. I know, I know. My mother always said I was as tenacious as a ferret on crack.
Pekala, biliyorum, biliyorum.
It's like my mother always said... Christ!
- Annem her zaman...
God works in mysterious ways, my mother always said.
Annem hep, "Tanrı işini gizemli yollardan halleder" derdi.
My mother always said, if somebody was worth shooting once, then they're worth shooting twice.
Annem hep, biri bir kez vurmaya değerse iki kez vurmaya da değer derdi.
My mother always said, "A well-fed man is a happy man."
Annem herzaman derdi ki ; "Midesi dolu erkek, mutlu erkektir."
That's what my mother always said.
Annem hep öyle söylerdi.
What is healthy isn't always tasty, my mother said.
Her sağlıklı olan lezzetli olmaz, derdi annem.
My son always said, "Mother, if you..."
Oğlum hep derdi ki, "Anne, eğer..."
You said that to my mother because you're mad at me for not wanting children yet and because I'm no fun anymore and we don't have enough hot, nasty sex because I'm always bitching about bills.
Anneme öyle söyledin, çünkü henüz çocuk istemediğim için deli oluyorsun çünkü artık gözünde eğlenceli biri değilim, yeterince ateşli sevişmiyoruz çünkü ödemelerimiz konusunda başının etini yiyorum.
I always said that you resemble my mother.
Sana hep anneme benzediğini söyledim.
My poor mother always said, "The most important thing is being clean."
Zavallı anneciğim hep ; "En önemli şey temizliktir" derdi.
"And tired" always followed "sick." Worst beating I ever got in my life, my mother said, "l am just sick- -" l said, "And tired."
Hayatımdaki en kötü dayağı bu nedenle yedim. Annem "Bıktım," dedi. Ben de "Ve yoruldun," diye ekledim.
Mother always said... that I'm as sensitive to onions as my great-aunt Tita was.
Annem her zaman derdi... Ben her zaman annemin teyzesi Tita kadar soğanlara karşı hassasmışım.
My mother was the kind of mother who always said... she was her daughter's best friend.
Annem her zaman kızının en iyi dostu olduğunu iddia etmiştir.
My mother and I always said, "Not her, not our baby"!
"Kızı değil." Annem ve ben her zaman söylerdik bunu.
My mother said she'd always stay one because she was afraid to improve herself. "Have guts," she always told me.
Annem her zaman yalnız olduğunu çünkü kendini kanıtlama "cesareti" olmadığını anlatırdı bana.
At your funeral... I said that I've always thought of you as my real mother.
Cenazende seni hep gerçek annem gibi gördüğümü söyledim.
My late mother always said...
Annem hep şöyle derdi :
My mother always... said the same thing.
Annem hep aynı şeyi söylerdi.
Mother always said my sister Satsu was like wood.
Annem her zaman ablam Satsu'nun tahta gibi olduğunu söylerdi.
That's what my mother always said.
Çık dışarı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]