English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ R ] / Rub it

Rub it translate Turkish

1,177 parallel translation
Well, don't rub it in, okay?
Peki, fazla üstüme gelme, olur mu?
Just rub it away.
Siliver gitsin.
He loves to rub it in.
Yüzüme çarpıyor.
Don't rub it!
Sürme elini!
Rub it?
- Ovala? - Hayır.
- I'll rub it in good.
Düzgün şekilde sürükleyeceğim.
DON'T RUB IT IN, MIKE.
Yüzüme vurma Mike.
Right. You take a needle, rub it on silk, magnetize it.
Bir iğne al ve onu ipeğe sürterek manyetize et.
Yeah, rub it up.
Evet okşa.
Go rub it on your pussy.
İyice okşa.
Go rub it on your pussy.
İyice okşa
Rub it on that while you fuck yourself.
Kendini becerirken okşa...
I love it... and I hug it... then I kiss it, then I rub it.
Seviyorum ona sarılıyorum... sonra öpüyorum, sonra okşuyorum.
You rub it in.
Onları ovmalısın.
Rub it on the windows.
Her deliğe sür.
Here. Rub it all over yourself.
Al, heryerine sür.
# And I'm saying call me a fool Cause you only rub it in #
* Sıkça yaparak canını sıktığım * * için bana aptal diyebilirsin. *
Just rub it on the affected part
Sadece etkilenmiş parçada onu ov
Rub it in, sleeve down, and done.
Ovun, elbise kolunu indirin, işte bitti.
" Yes, I think if you rub it on the back of a duck, it goes quite fast.
"Evet, bir ördeğin sırtında ovarsan, sanırım oldukça hızlı gidiyor."
Oh, sure, rub it in, you brats.
Başlatmayın nice yılınızdan!
Don't rub it in like that.
Böyle sürtme.
I don't mean to rub it in, folks.
Yüzünüze yapıştırmak istemiyorum çocuklar.
- Don't rub it in, please. - No.
- Suratıma vurma lütfen.
It's not that often that I get a chance to sleep in. Don't rub it in.
Böyle uyumaya pek fırsat bulamıyorum.
You don't have to rub it in.
Yüzüme vurmana gerek yok.
I light some candles, get out some nice aromatic oils, then rub it up- - it's just none of my business.
Fakat ne zaman benim ve karımın bir sorunu olsa bir kaç mum yakar, bazı aromatik güzel yağlar alır sonra üstünü ovmaya... Bu benim işim değil.
Well, don't rub it in.
- Yarama tuz basma.
- Don't rub it in.
- Elini bastirma.
All you have to do is wet this bar of soap and wipe your hands with it, and rub it on your body and soon that disgusting filthy dirt will come off!
Sabun. Tek yapmanız gereken, bu bir kalıp sabunu ıslatıp onunla önce ellerinizi ovalamak, ve sonrada onu vücudunuza sürmek. Kısa süre içinde o iğrenç, o berbat pislikten kurtulacaksınız ve temizlenmiş olacaksınız.
They rub it, a genie comes out.
Bir ovmuşlar, içinden bir cin çıkmış.
And Debbie Hunt used to just rub my nose in it.
Ve Debbie Hunt sürekli bunu yüzüme vururdu.
That fucking Vigoda just wants to rub our noses in it.
Vigoda, bunu yüzümüze vurmak istiyor.
Well, I must admit, Niles, it is not entirely unpleasant to rub shoulders with the demi-monde.
İtiraf etmeliyim ki suçlularla bir arada bulunmak o kadar da kötü değilmiş Niles.
It's all some bizarre superstition, and Reggie wants to rub my head again before today's game.
Tamamen tuhaf bir batıl inanç. Reggie bugünkü maçtan önce de kafamı okşamak istiyor.
I'm going to invite Diane over for dinner tonight, and I'm really gonna flaunt my success, really rub her nose in it!
Bu akşam Diane'i yemeğe çağıracağım. Başarımla övüneceğim, boğazına kadar başarıma batacak.
You want to rub it in?
- Yarama tuz basacaksın, değil mi?
When I rub my left eyebrow at you, like this... it means I love you.
Eğer sol kaşımı böyle ovarsam... bu seni seviyorum demek.
It didn't rub off?
Silindi mi peki?
Rub my nose in it, why don't you?
Bunu konuşmazdın noldu?
Then tonight we can rub oil in it and wrap a big rubber band around it.
Sonra da gece, yağlarız ve üzerine lastik sararız. Harika olur.
That and, "Rub some dirt on it."
O ve, "Üzerine biraz pislik sür."
Or rub some dirt on it.
Ya da üzerine biraz pislik sür.
You can rub men and finally get paid for it?
Herifleri mıncıklayacaksın ve ilk kez karşılığında para mı alacaksın?
- Now you're gonna rub my face in it?
- Şimdi de sürekli yüzüme mi çarpacaksınız?
I would rather have a back rub. It lasts longer, and there's no fluids.
Daha uzun sürüyor ve sıvılar da salgılanmıyor.
Pufferball likes it when I rub his belly.
Göbeğini okşamamı çok seviyor
I know someone who says it's good luck to rub his client's butt. I hurt myself, John.
Aslında benim de, duruşmadan önce müvekkilinin kalçalarını ovmanın şans getireceğine inanan bir sınıf arkadaşım vardı.
Exactly. And who knows? Maybe it'll rub off on Senator Logan.
Tabii Hem kim bilir, belki Senatör Logan'ı etkileriz.
He just wants to rub my nose in it. But now he is using my game! My game!
Tek istediği, beni bir kez daha rezil etmek, ama şimdi benim oyunumu kullanıyor.
I said, "If you're sick- -"'cause she looked like she was gonna hoick... on that new carpet, "I'll rub your bloody nose in it."
"Şayet kötü hissediyorsan" dedim çünkü Yeni halının üstünden ayağa..., kalkmaya çalışıyor gibi görünüyordu. Ve "Burnunu o kana sürteceğim." dedim

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]