English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / There he is now

There he is now translate Turkish

392 parallel translation
There he is now.
Geldi işte.
There he is now.
İşte orada.
There he is now.
İşte geldi.
There he is now!
Orada!
And there he is now.
İşte geldi.
There he is now!
İşte orada!
- There he is now.
- Laura.!
There he is now, over there by the crane.
İşte orada, uçağın yanında. Selam Petit!
There he is now.
Şimdi de orada.
There he is now!
İşte bu adam!
There he is now.
Kedi şimdi de orada!
There he is now.
İşte geliyor.
There he is now, sir.
İşte geldi efendim.
Ah! There he is now!
İşte geldi.
There he is now.
- İşte, orada!
There he is now, about to go hunting for wild boar, their habit.
"İşte burada, onların eğlencesi olan vahşi domuz avına gitmeye hazırlanıyor."
- There he is now.
- İşte orada. - Laura.!
There he is now.
Şu an görüyorsunuz. 23 numara Idaho Springs'den Dave Chappellet. İşte şimdi orada.
There he is now.
İşte kendisi de burada.
- He's on the bed now, is he? There aren't any chairs in the bedroom, darling.
- Yatak odasına sandalye yok hayatım.
Now he'll serve a good purpose... and tomorrow when the last bit of him is dissected, demonstrated... and entered in the students'notebooks, then at last there's an end to him.
Artık iyi bir amaca hizmet edecek yarın son parçası da kesilip incelendikten ve öğrencilerin notları arasına girdikten sonra sonu gelmiş olacak.
Is he there now?
Şimdi orada mı?
Is he up there now?
- Şu an yukarıda mı?
- Is he in there now?
- Şimdi içeride mi?
You know, there was a - There was a time, not long ago... when Shep was away - like he is now -
Bilirsin bir zamanlar... bir süre önce...
Now, if he don't laugh, if he don't think the show is any good then I know there's something wrong with it something people just ain't a-gonna take to.
Eğer o gülmüyorsa, eğer gösterinin güzel olmadığını düşünüyorsa demektir ki yanlış giden bir şeyler var insanların kabul etmeyeceği bir şeyler.
And there he is with Laura now, in my house, the two of them, as cozy as lice in a locket.
Şimdi Laura ile birlikte ikisi de benim evimde. Bir dolaptaki bitler gibi rahatlar.
Now, fellow delegates, there comes a time in the life of every business executive when he starts thinking'about retirement.
Şimdi, vekil dostlarım iş dünyasındaki her yöneticinin hayatında emekliliği düşünmeye başladığı bir zaman geliyor.
Now he is leaving, there's nothing to worry about.
Artık buradan gidiyor, üzülecek bir şey kalmadı.
Now you're willing to condone a further deception by passing off Running Wolf as the Wringle boy when there's not a particle of proof he is.
Şimdi daha büyük bir hayal kırıklığı yaratıyorsun Koşan Kurt Wringle'ın oğlu diyorsun... -... ama hiç kanıt yok.
Well, there he is right now.
İşte kendisi de geldi.
If we don't, he'll be waiting for us there, just like he is now.
Aksi halde bizi orada bekliyor olur, tιpkι şimdi olduğu gibi.
Fran... there comes a time in every man's life when he has got to stand up and be counted, and my time is right now.
Fran... her adamın hayatında sayılması gereken bir zaman vardır, ve şimdi benim zamanım geldi.
There he is. Let us run him down now.
İşte orada, haydi işini bitirelim.
If there's a God, Howard, he probably lives in this building. Now, this is a big step for you.
Bir Tanrı varsa muhtemelen bu binada yaşıyordur.
Is there a party? First this maniac in my Investment Department who thinks he's a tadpole, now you.
Önce yatırım bölümündeki kendini kurbağa yavrusu sanan o çatlak şimdi de sen.
Now my own G2 section is telling me he wasn't even there.
Ve şimdi de G2 bölümü, orada olmadığını söylüyor.
Now, once he is asleep... there will be no trouble.
Uyuduktan sonra hiçbir sorun kalmayacak.
Well, if old Gauche is in there, you're going to find out right now how much he loves you.
Eğer Gauche orada ise, seni ne kadar sevdiğini öğrenme zamanın geldi.
Well, he might have a problem but, you know there's not much he can do about it now, is there?
Yani, belki ederdi ama artık yapabileceği bir şey yok, öyle değil mi?
Now, is he there or isn't he?
Şimdi, orada mı değil mi?
There's word that he has been framed by... his wife and her lover, and is now in jail
Onun zarar görmesini istemiyorlar.. Çünkü karısı ve sevgilisi onu içeride öldürtmeyi planlıyorlar.
Then he said, "Well, just as there was an elite guard in the Kaiser's time, there is an elite guard now in the new movement, and that is the SS."
Bunun üzerine bana, "Kayzer döneminde olduğu gibi şimdi de seçkin bir birliğimiz var. Adı SS." dedi.
I think he was once somebody's baby boy... and he had a mother and a father who loved him... and now there he is... half dead on a park bench... and where are his mother or his father... all his uncles now?
O bir zamanlar birisinin bebeğiydi... ve onu seven bir anne babası vardı... ve şimdi tam orada... parkta bir bankta yarı ölü halde... ve annesi, babası nerede... bütün amcaları?
I think he was once somebody's baby boy... and he had a mother and a father... who loved him... and now there he is... half dead on a park bench... and where are his mother or his father... all his uncles now?
Hep düşünürüm ki o da bir zamalar birisinin bebeğiydi. ve onun seven bir annesi... bir babası vardı... ve şimdi burada... yarı ölü halde bankın üzerinde... annesi ve babası nerede... ve bütün amcaları nerede şimdi?
And now there he is, half dead on a park bench... and where are his mother or his father... all his uncles now?
Ve şimdi burda, parkta bir bankta, yarı ölü halde... annesi ve babası nerededir acaba? ... bütün amcaları?
He was once somebody's baby boy... and he had a mother and father who loved him... and now, there he is... half dead on a park bench.
Birzamanlar birinin bebeğiydi... ve onu seven bir annesi ve babası vardı... ve şimdi, işte burda... parkta bir bankta yarı ölü halde yatıyor.
I'm sorry, he's not here right now. What do you mean, "not there"? Where is he?
Hayır, beni rahatsız eden, niçin daha önce araba kiralamadı.
Now there he is, making his entrance to the Kabbaah
İşte bak geliyor ihtişamla Kabe'ye giriyor.
- Is he up there now?
- Şu anda yukarıda mı?
"I am now proud," he said... "... that having followed the course of the Nile I have the right to announce there is nothing to modify in our letter on the alphabet of hieroglyphics.
"Şimdi gurur duyuyorum," dedi " Nil'in akışını takip ettiğimiz için İlan etmeliyim ki, hiyeroglif alfabesinden kendi harflerimize tanımlanacak hiçbir şey yok.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]