English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ R ] / Room clear

Room clear traduction Turc

567 traduction parallèle
Engine room clear. Forward torpedo room clear.
Motor ve ön torpido odası hazır.
Aft torpedo room clear.
Kıç torpido odası hazır.
Jesus, did the room clear out, Bethany?
Tanrım, herkes odadan kaçtı mı ki Bethany?
Drag that net clear across the room.
Ağla birlikte, oda boyunca yürüyün.
I can hear every word as clear as if the man was in the room.
Sanki odadalarmış gibi net geliyor her ses.
Clear the room at once!
Salonu hemen boşaltın!
Clear the room.
Odayı boşaltın.
Picard, clear the room!
Picard, odayı boşalt!
I have to clear all those books off the dining room table, bring them here, put them back in the chest, which is where they were in the first place.
Buraya getirip, onların bulunduğu ilk yer olan bu sandığa koydum.
The first thing to do is clear this room of all furniture.
Yapacağınız ilk iş bu odadaki tüm mobilyaları kaldırmak.
- Clear this room, Aldinger.
- Odayı boşalt Aldinger. - Emredersiniz efendim.
Give the rest of them room to clear.
- Emredersiniz efendim.
Clear the room.
Salonu boşaltın.
You know those laundry machines are clear on the other side of the room.
Makineler eminim... odanın diğer tarafındadır.
In the meantime, I have my room, which I clear out of after dinner.
Bu arada, otel odam var. Yemekten hemen sonra bırakıyorum.
Give Shumann room Please, clear that field
Shumann'a yer açın! Lütfen, pisti boşaltın!
Clear the room.
Odadan çıkın!
Clear the table in my room, Antonio
- Odamdaki her şeyi alın Antonio!
Clear this room!
Odayı boşaltın!
Silence or I'll clear the room!
Sessizlik! Yoksa burayı boşaltacağım!
I made it clear she shouldn't leave the room!
Ona odayı kesinlikle terk etmemesini söylemiştim.
Clear the room.
Çabuk!
Now I'll go and clear up the broken glass in your room.
Şimdi gidip odanızdaki cam kırıklarını temizleyeceğim.
Clear the room.
Orayı temizleyin.
Transporter room is clear.
- Olumsuz. Yok.
But sometimes, every once in a while... I would see the lights come on behind his eyes... and I could see them clear across the room.
Ama bazen, kırk yılın başında bir gözlerine bir ışığın geldiğini ve tüm odayı aydınlattığını görürdüm.
Clear the room, please.
Lütfen odadaki insanları dışarı alabilir misiniz?
We must clear up this dining room.
Yemek odasını temizlemeliyiz.
Janis, clear the table and then leave the room.
Janis, sofrayı topla ve odayı terk et.
They had been lodged in this house e had occupied one room, three or four officers of raised clear.
Bu evde kaldılar. Bu odada yaşadılar. Üç ya da dört kişi.
Clear the engine room.
Makine dairesini boşaltın.
Your honor For the dignity of Ms Lam Would you please clear the room?
Sayın yargıç bayan Lam'in itibarını korumak için salonu boşaltabilir miyiz?
Silence or I'll have them clear the room.
Sessiz olun yoksa salonu boşalttırırım.
Visiting room, clear.
Ziyaret odası temiz.
But when I step into her room the look on her face makes it clear it isn't me she's expecting.
Ama odasına adım attığımda gözlerindeki bakış bunu açıklığa kavuşturdu : Gelmesini beklediği kişi ben değilim.
I wanted to clear things up when we were in your room.
Odandayken her şeyi açıklığa kavuşturmak istedim.
She shot that bottle clear across the room.
Sise odanın her tarafına saçıldı.
Tommy's room is clear on the other side of the hall, so we can get as noisy as we want.
Biliyor musun? Tommy'nin odası koridorun öteki ucunda istediğimiz kadar ses çıkarabiliriz. İyi.
Clear and lock the room!
Temizle ve odayı kitle!
We want you to clear the room, but don't leave the building.
Salonu boşaltmanızı istiyoruz, ama binayı terketmeyin.
Dad... you see... uh... the earthquake threw me clear out of my room.
Baba... anlarsın... uh... deprem beni odamın dışına fırlattı.
Not only will I clear Mr. Sholto, but I will give you a description of the 2 men who were in this room last night.
Bay Sholto'yu temize çıkartmakla kalmayacak, dün gece bu odadaki iki adamın size eşgallerini de vereceğim.
What I'm about to say does not leave this room. ls that clear?
Söyleyeceğim şeyler bu odadan çıkmayacak. Anlaşıldı mı?
We've got a great room for them. The acoustics are crystal clear. And if you can book them, well, I'm sure there's a broadcast in it.
Ses düzeni çok temiz ve onları ayarlayabilirsen, eminim yayınlanır da.
Clear the room.
Odayı temizle.
Clear this room.
Odayı boşaltın.
I will clear this room.
Aksi takdirde salonu boşaltacağım.
I need everyone's help to clear the room.
Herkesin yardımına ihtiyacım var.
I've nicknamed him Zépherin, after the guy who was so messy his room only had 10 square feet of clear space the only place the cleaning lady was allowed to sweep.
Ona Zépherin lakabını taktım. Zépherin odasını öyle dağıtmış ki temizlikçi kadının süpürebileceği yalnızca 1 metrekare alan kalmış.
But I know a guy who can clear up a room for me.
Ama benim için bunu yapabilecek birini tanıyorum.
Why don't we clear the room...
Niçin odayı boşaltmıyoruz...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]