English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / Turn on the light

Turn on the light tradutor Turco

416 parallel translation
Turn on the light.
Işıkları aç.
If you don't mind, we won't turn on the light while we're discussing these things extremely personal.
Mahsuru yoksa ışığı açmayalım konuşacaklarımız bir hayli kişisel.
We place the slide in the projector and turn on the light.
Slaydı projektöre koyalım ve çalıştıralım.
Turn on the light.
Işığı yakın.
It had begun to rain outside and I watched it get dark... and didn't even turn on the light.
Yağmur yağıyordu. Havanın kararmasını seyrettim ve ışıkları bile açmadım.
Turn on the light, Widgren!
Işıkları aç Widgren!
Turn on the light! Stay with me!
Işıkları aç!
- Turn on the light!
- Işığı açın!
Don't turn on the light.
Işığı açma.
- Turn on the light.
- Işıkları aç.
Now, and you wanted to turn on the light... but you couldn't because you didn't know where the switch was.
Işığı açmak istiyordunuz ama açamıyordunuz çünkü düğmenin nerede olduğunu bilmiyordunuz.
Turn on the light above now.
Şimdi ışığı açın!
- Okay if I turn on the light?
- Işığı açarsam olur mu?
I was afraid that someone might have heard the shot, so I didn't turn on the light in my flat and didn't see the shell case.
Birinin kurşun sesini işitebileceğinden korkuyordum, bu nedenle dairemdeki ışığı yakmadım ve mermi kovanını görmedim.
I was so scared that someone would be there any second that I didn't dare turn on the light.
Her an birinin orada olacağından öyle korkmuştum ki, ışığı açmağa cesaret edemedim.
I shall crawl out, turn on the light and explain.
Sürünüp çıkacağım, ışığı yakıp, açıklayacağım.
I'm gonna turn on the light.
Işıkları açacağım.
- Do you want me to turn on the light?
- Işığı açmamı ister misin?
Please, Mr. Dussel, turn on the light.
Bay Dussel, lütfen ışığı açın.
Why do you turn on the light?
Neden açıyorsun ışıkları?
- Why did you turn on the light?
- Neden orada oturuyorsun?
Go on home. BELL Turn on the light.
Evine git.
Turn on the light.
Bundan korkuyordum.
I won't turn on the light.
Açmıyorum. Haydi gel.
Turn on the light, Billy.
Işığı aç Billy.
Why don't you turn on the light?
Işığı neden yakmadınız?
- Why can't we turn on the light?
- lşığı neden açamıyoruz?
Something's fallen on the table, turn on the light.
Masanın üzerine bir şey düştü, ışığı açın.
- Quick, turn on the light!
- Çabuk, ışığı yakın!
- Perhaps if we turn on the light.
- Belki ışığı yakmalıyız.
And don't turn on the light until I'm out the door.
Ben gidene kadar da ışığı açma.
Please turn on the light.
Işığı açar mısın?
Could you turn the light on?
Birileri ışıkları açabilir mi?
Don't turn the light on.
Işığı açma.
You, who turn on every light in the house when I'm not there.
Ben olmadığımda evdeki tüm ışıkları açan sen.
- Let's turn the light on. - Light?
- Hangi ışığı, ne için?
Don't turn the light on!
Açma ışığı!
- Would you turn on the porch light? Turn off that hall light, close the door, be sure it's locked.
Verandanın ışığını açıp koridorunkini kapatabilir misin?
And you're going to turn the porch light on, and the hall light off,
Ve verandanın ışığını açıp koridorun ışığını kapatacaksın.
Turn it around, so that the light shines on the music.
Öbür türlü çevirin. Böylece ışık müziğin üstünde parlayacak.
Don't turn the light on!
Işığı yakma!
Can we turn the light on now?
lşığı yakabilir miyiz artık?
I usually turn on the bells, light the candles and make it back in time.
Genelde çanları çalarım, mumları yakarım ve zamanına yetiştiririm.
It's late. - Turn the light on.
- Gitmeliyim.
Come on, let's light the gas tap... turn it on!
Hadi gaz musluğunu yakalım.
For fate to turn the light on
Işığı yakmasını kaderin
- Don't turn the light on, honey.
- Işığı yakma, tatlım
Mama, don't turn the light on.
Anne, ışığı yakma.
If we could tax his power, turn on every device on the ship, every circuit, every light, all of it. And while he's fighting that, if I could distract him, maybe you could tranquilize him and keep him under until we reach Colony V.
Gücünü emebilirsek, gemideki her aleti çalıştırarak, her devreyi, her şeyi, o bununla mücadele ederken, ben dikkatini çekerim, siz de uyuşturursunuz.
Turn the light on
Işıkları aç.
Would you turn on the blue light, please?
Mavi ışığı açar mısınız lütfen?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]