Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ T ] / Type thing

Type thing перевод на турецкий

573 параллельный перевод
In the beginning, it was almost like a separation-type thing.
Başlarda birbirimizle alakamız yoktu.
It's going to be a different type thing.
Daha farklı bir şey olacak.
Tourist type thing?
Turist gibi?
It's like double-image type thing, you know.
Çifte resim gibi bir şey, bilirsin.
I didn't really care for the second feature... which is an R-rated, cheerleader-type thing.
İkinci film pek ilgimi çekmemişti. Yetişkinlere yönelik bir ponpon kız filmiydi.
I got 20 writers under contract I can ask for a Fink-type thing from!
Fink tarzı bir şey yazmasını isteyebileceğim 20 tane sözleşmeli yazarım var!
I just been doing a little experimentation-type thing.
Sadece küçük bir deneme yapıyorum.
A little experimentation-type thing. Like what?
Nasıl küçük bir deneme?
- acrobatic type thing.
- akrobatlık yapacağım.
- "Acrobatic type thing"?
- "Akrobatlık mı"?
Let's do a Salman Rushdie-type thing.
Salman Rushdie tipi birşey yapalım.
I won't do that type of thing.
Ben böyle şeyler yapmam.
No. I'd be spilling out of this thing, and not like in a sexy, on purpose, Christina Hendricks type of way.
Hayır, dışarıya taşarım ve özellikle Christina Hendricks tarzı seksi bir şekilde değil.
Mrs. Meade, I Don't Know. I Mean This Is Exactly The Type Of Thing
Bu tip şeyleri yapmayı bırakmam gerek.
That's the type of thing people ought to be thinking about.
Bu tür şeyleri insanlar düşünmek zorunda.
Yeah, well, it takes a particularly low type of man to do a thing like that.
Evet, böyle bir şeyi ancak onursuz bir adam yapar.
I'm the near-sighted, you can't hide a thing from me type of aunt.
Ben miyopum, benim tipte bir haladan bir şey gizleyemezsiniz.
I see what I'm up against - the gay young thing type.
Karşı karşıya kaldığım güçlüğü anlıyorum, neşeli, genç bir tip olmak.
Listen, Andrzej, don't ask me for this type of thing anymore.
Dinle, Andrzej, artık benden bu tür şeyler isteme.
A do-it-yourself type of thing.
Kendin yap türü bir şey.
My husband wasn't the type to do such a thing.
Kocam böyle bir şey yapacak tipte biri değildi.
Look, I tell you, Mr. Jarvis, this picture is a commercial proposition, and that's why I want you to do it because I know it's the type of thing you handle.
Bakın Bay Jarvis, bu film bir televizyon reklâmı... bu teklifi size yapıyorum, çünkü sizin ilgi alanınıza giren bir iş.
You put that thing up, you'll have to defend it with a gun, and you ain't exactly the type.
O tabelayı asarsan, onu silahla savunman gerekecek oysa hiç öyle bir tip değilsin.
They make it like a type of news thing.
Bilirsin haber gibi yapıyorlar.
The only thing they found out was that the girl's blood belongs to an unknown type.
Bulacakları tek şey kızın bilinmeyen gruplu kanı.
to peel potatoes, the type of thing that we could make.
Patates soyabilirsiniz ya da benzeri şeyler.
Sort of nice and woody type of thing.
Hoş, odunsu bir şey.
You know, your basic high school orgy type of thing.
Normal sizin lise partisi gibi.
Chip, what does it look like out there to you. " It was that type of thing.
"Chip, bulunduğun yerden durum nasıl görünüyor?" İşte buna benzer şeylerdi.
Ah, no. I can order coffee, deal with waiters, make sexy chit-chat with girls, that type of thing.
Hayır, kahve ısmarlayabilir, garsonlarla ilgilenebilir, kızlarla seksi sohbetler falan yapabilirim.
We've seen this type of thing before.
Bu tür olayları daha önce de gördük.
Yes, she would not use a thing of this type.
Evet, o asla böyle bir şey takmazdı.
In Southeast Asia, we'd call this type of thing "bad karma."
Güney Asya'da iken biz bu tip olayları... uğursuzluğun başlangıcı gibi görürdük.
This type of thing, it's... There's not much I can do.
Böyle bir durumda yapabileceğim fazla bir şey yok.
First thing you have to know is what type of plane you're flying.
Öğrenmeniz gereken ilk şey uçurduğunuz uçağın türüdür.
That was kind of a what-happens-if type of thing.
Bu daha ziyade "Acaba ne olurdu." Tipi bir şeydi.
- Skirt and blouse type of thing?
Nasıl? Etek - bluz tipi bir şeyler mi?
So, this is my main courses type of thing.
Bunların hepsi ordövrler ve başlangıçlar. Tamam, bu da, sanırım, ana yemek listesi.
How does this type of thing square with women's lib?
Böyle bir şey, kadınların özgürleşmesiyle nasıl bağdaşıyor?
This is the type of thing that goes on.
Burada böyle şeyler yapılıyor.
That place has so many accidents it's a good thing the type of peasants who live up there don't seem to have any difficulty propagating their race.
Orada pek çok kaza olmuştur. Şanslıyız ki, orada yaşayan köylüler üreme konusunda gayet iyiler.
I mean, entirely different movies, but we'll never see it... because, you know, we're kind of trapped in this one reality restriction type of thing.
Demek istediğim, tamamen farklı filmler ama biz hiç izleyemeyeceğiz... çünkü, yani, biz bir bakıma bu gerçeklik sınırı tipi şeyde kapana kısıldık.
The whole cycle type of thing.
Tamamen döngü tipi bir şey.
It has a migraine or thing of the type.
Migreni tuttu herhalde.
- Well this type of thing is very common when you're in show business.
- Şey gösteri dünyasında isen bu tip şeyler oldukça sık gelir başına.
Well, as I said this type of thing is very common in show business.
Dediğim gibi bu tip şeylerle gösteri dünyasında oldukça sık karşılaşılır.
That's the type of thing to go for.
Söylenmesi gereken sipariş bu işte.
We come across the same type of thing a while back.
Bir süre önce biz de benzer bir şey gördük.
The only thing that would put out that type of current would be a transporter, but a transporter burst would only last a few seconds.
Bu tip bir akımı yayacak tek şey bir ışınlayıcı olmalı, ama bir ışınlayıcı sadece bir kaç saniye boyunca yoğunlaşır.
Don't worry. I'd do exactly the same thing, only I don't think I'm his type.
Ben de aynı şeyi yapardım ama sadece onun tipim olmadığını düşünürdüm.
So that is the type of thing you have to train yourself into it.
Öyle ki, bu, onunla kendini eğitmek zorunda olduğun şeyin tipidir..

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]