He has a daughter Çeviri Türkçe
131 parallel translation
I can't promise anything, but he has a daughter...
Söz veremem ama bir kızı var...
Well he has a daughter.
Evet demek bir kızı var.
He has a daughter?
Kızı mı varmış?
He has a daughter?
Onun kızı mı vardı?
However I know a distinguished gentleman I can recommend, and he has a daughter.
Ancak tanıdığım seçkin bir beyefendiyi tavsiye edebilirim ve bir kızı var.
He has a daughter to marry.
Evlenme çağında bir kızı var.
He has a daughter called Alice?
Alice adında bir kızı mı var?
He has a daughter who loves him.
Onu çok seven bir kızı var.
He has a daughter, doesn't he?
Bir kızı var, değil mi?
He has a daughter too. I can clear Curtain 3.
Kızı da var. 3 numarayı boşaltırım.
If only Nathan could know he has a daughter.
Keşke Nathan da kızı olduğunu bilebilseydi.
He has a daughter named Fereshteh, but everybody calls her Pari.
Hatta Feriştah diye bir kızı var, ama herkes Pari diyor ona.
He has a daughter from his first marriage.
İlk evliliğinden bir kızı var.
He has a daughter, Gilda, who's secretly living with him, but everyone thinks that she's his mistress.
Onun bir kızı var, Gilda, .., gizlice onunla yaşayan,.. Ama herkes onu metresi sanıyor.
" He has a daughter too, right?
bir de kızı var doğru değil mi?
In addition to Mr. Tucker, he has a daughter, who is about to turn four, who lives with him.
Mr. Tucker onunla beraber yaşayan yakında 4 yaşına basacak bir kızı var.
- He has a daughter?
- Kızı mı var?
Evidently he has a daughter there, but she gave up on him some time ago.
Orada bir kızı varmış ama uzun süre önce ilişkisini kesmiş sanırım.
He did, he has a daughter and a wife in the north.
Evet, kuzeyde bir kızı ve hanımı var.
But he has a daughter.
Ama bir kızı vardı.
.. vendor every morning, he has a daughter.. .. who has a healthy figure, she's not to be seen today?
Gazete satıcısıyla her gün kavga eden adam, taş gibi de kızı var ama... ortalıkta gözükmüyor.
He has a daughter with some woman.
- Bir kadından kızı var.
He who has a daughter Oh, what a terrible man
Var bir kızı Ah ne fena bir adam
He has assured me that I will be a man of substance. On that basis, I presume to sue for your daughter's hand.
Varlıklı biri olacağıma garanti verdi ve bu durumda kızınızı istemek cüretini gösteriyorum.
The sailor your daughter has met, did he have a tattoo?
Kızının görüştüğü denizcinin dövmesi var mı?
He has a wife and daughter.
Yanında karısı ve kızı vardı.
Now, therefore, if you give me this assurance... that like a father you will deal with him... and pass my daughter a sufficient dowry... and covenants be signed... at thy son's lodging... for walls have ears and I have many servants... why, then, he has consent to wed Bianca.
Eğer bana bu teminatı verirseniz, Onunla babası gibi ilgilenip, Kızıma yeterli çeyiz verirseniz, Ve teminatları imzalarsanız.
He has a daughter.
- Onun da büyük bir kızı var. - Beni, onunla tanıştırır mısın?
He has a mutant daughter, "a victim of the Zone" as they call it.
Mutasyona uğramış bir kızı var, "Bölge'nin kurbanı" diyorlar.
He has a sweet daughter.
Çok tatlı bir kızı var.
And he has a 5 year old daughter living with his grandmother.
Beş yaşında bir oğlu varmış ve büyükannesiyle birlikte yaşıyormuş.
It's just that his daughter hasn't heard from him, and, uh, when he has a new book coming out, he usually keeps in touch.
Kızı uzun süredir ondan haber alamamış. Genelde kitabın çıkmasına yakın bizlerle iletişimde olurdu.
Your respectable father who considers his daughter's death as a blot on his reputation I know where he has come up from.
kızının ölümünü düşünen senin saygı değer baban onun şöhretinde bu bir lekeydi o nereden geldi ben biliyorum.
He has a five-year-old daughter.
Beş yaşında kızı var.
He has a wife and a five-year-old daughter.
Bir karısı ve 5 yaşında kız çocuğu var.
He has a wife and a daughter.
Karısı ve bir kızı var.
He has a nice daughter who has a high school diploma
Lise mezunu hoş bir kızı var.
That punk is either in love with that guy's daughter, or he has a new respect for life.
Bu serseri, ya adamın kızına âşık ya da hayata saygı duymaya başlamış.
Then he deserves to know his daughter has been seduced by a dangerous radical.
- O zaman, sanırım, kızının tehlikeli bir radikal tarafından ayartıldığını bilmeye hakkı var.
He has a beautiful daughter.
Çok güzel bir kızı var.
He has a daughter?
Kızı mı var?
[But good or bad, he is a father first and foremost and has,.. ] [.. for years, had me watch his daughter who, by the way,..]
İyi ya da kötü, öncelikle o bir baba Ve yıllardır, kızını izlemesi için ben varım.
A village-headman acquaintance has an unmarried daughter whom he agrees to marry to you.
Köyün ileri gelenlerinden birinin kızı var. Kız seninle evlenmeyi kabul ediyor.
A father confessing to his wife... that he has slept with his daughter.
Bir baba karısına kızıyla yattığını... itiraf etmiş.
We are also aware of speculation that he has sacrificed his daughter... for the purpose of securing a favorable wind.
Ayrıca kızını uygun rüzgarı ele geçirmek için kurban ettiği spekülasyonlarının da farkındayız.
He has a teenage daughter.
Genç bir kızı var.
He has a blind daughter.
Onun kör bir kızı vardı.
He has a sister and one daughter who lives in America.
Kızı ve kız kardeşi Amerika'da yaşıyor.
He has a lovely daughter about your age.
Sen yaşlarda sevimli bir kızı var.
He has a 12-year-old daughter.
Ne? 12 yaşında bir kızı var.
He has a teenage daughter
Adamın ergenlik çağında bir kızı var.
he has 397
he hasn't 154
he has a point 53
he has a wife 34
he has no idea 29
he has a gun 56
he has to go 36
he has to 66
he hasn't done anything 25
he has not 16
he hasn't 154
he has a point 53
he has a wife 34
he has no idea 29
he has a gun 56
he has to go 36
he has to 66
he hasn't done anything 25
he has not 16