English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ I ] / I got you

I got you Çeviri Türkçe

76,700 parallel translation
- I got you.
Tamam. Sakin ol.
Okay, I got you!
Tamam, anladım!
I got you, you're okay.
Ben sana sahibim, iyisin.
I got you!
Anladım!
- I got you!
- Anladım!
I got you.
Tuttum seni.
I got you a credit card.
Sana bir kredi kartı aldım.
All right, Mama. I got you.
Bir şey yok anne.
Hey. Mama, I got you.
Yanındayım anne.
I got you. You're gonna be okay.
Merak etme, iyileşeceksin.
I got you, don't worry, I'll start us off.
Tamam, merak etmeyin. İlk ben başlarım.
I just wanted to stop you before you got in big trouble.
Başın büyük belada olmadan önce seni durdurmak istedim.
You know that I had a bad day... it feels like I got nothin'but problems?
Dertler üst üste gelmiş gibiyse...
That's like Aquaman moving to Phoenix. You know, Lenny, seeing Homer acting responsible... oh, Aquaman to Phoenix, I just got that... uh, makes me want to buckle down and do my job.
Biliyor musun Lenny, Homer'ın sorumlu davrandığı görünce bir de, Aquaman'in Phoenix'e taşınması derken bana da işimi yapma isteği geldi.
I got suspicious when you came home last night covered in grave dirt.
Seni takip ettim. Dün gece eve mezarlık kaçkını gibi döndüğünde şüphelendim.
Your heart told you to stick with Mr. Burns, and the thing I love about you most is you've got a heart as big as The Ritz.
Kalbin bay Burns'ün yanında durmanı söyledi ve senin en çok sevdiğim yanın Ritz oteli kadar büyük bir kalbin olması.
I've got to say, it's so exciting to find out something new about you.
Söylemem gerekiyor ki, seninle ilgili yeni bir şey keşfetmek çok heyecan verici.
I got something very scary to tell you.
Sana söylemem gereken çok korkunç bir şey var.
I've got something to show you!
Sana bir şey göstereceğim!
'Cause as far as I can tell, you got nothing better to do.
Çünkü gördüğüm kadarıyla yapacak daha iyi bir şeyin yok.
I'm astonished that Avasarala didn't kick you she's kind of got a thing for me, right?
Avasarala'nın seni ofisten atmamış olmasına şaşırıyorum. Yalnızca ikimizin arasında olan bana karşı bir şeyleri vardır değil mi?
I don't know where you got that, but, that ain't true.
Nerede buluyorsun bilmiyorum ama, Bu doğru değil.
Belmont got what he deserved, but I wanna make one thing real clear to you, Doc.
Belmont hak ettiği şeyi elde etti. Ama bir şeyi sana açıkça netleştirmek istiyorum, doktor.
I wasn't sure if you'd sooner green or black, so I got one of each.
Yeşil mi siyah mı istersiniz emin olamadım, ikisinden de aldım.
If you'll excuse me, I've got a burial to see to.
Bana izin verirseniz, gördüğünüz gibi gömecek bir cenazem var.
Man, I got to tell you, she saved my ass.
Söylemem gerek, beni o kurtardı.
I'd love it if you got the hell out of my room.
Odamdan gidersen memnun olurum.
You know, I didn't have a problem with him at first, then he kinda got weirder and weirder.
İlk başlarda herhangi bir sorunu yoktu, sonra gittikçe garipleşti.
And that's when I got a whiff of you.
İşte Senin kokunu aldığım zaman.
You guys, I got a truck.
Sizler bir kamyonum var.
I know you guys don't think I should do this, but if it's Hexenbiest blood that got Eve in there, then I can get in there and maybe get them back out.
Bunu yapmam gerektiğini düşünmüyorsunuzdur biliyorum. Ama Eve orada bulunan Hexenbiest kan ise, Sonra içeri girebilir ve belki de onları geri alabilirim.
I got Nick back for you.
Nick'i senin için geri aldım.
I want to help you, kid, but it's got to be the full 50, or else... There's nothing I can do.
Sana yardım etmek istiyorum evlat ama 50 binin tamamı olmak zorunda yoksa yapabileceğim hiçbir şey yok.
I'm sure you've got a million things on your plate right now, Piers.
Eminim yapman gereken bir milyon şey vardır, Piers.
I told them it was ego and hubris that got you fired.
Ego ve gurur yüzünden kovulduğunu söyledim.
I know you're scared, even if you got your game face on.
Korkmadığını gösteren bir ifade takınsan da korktuğunu biliyorum.
Well, then if it's okay with you two jagwagons, I'm gonna take another shot.
O zaman siz iki göt veren için de sorun yoksa bir vuruş daha yapacağım.
Now, if you'll excuse me, I got to go fish my ball out of a goddamn lake, like some kind of itinerant
Şimdi izninle topumu şu lanet gölden sıradan bir balıkçı gibi çıkarmam...
- And I got to be honest with you. I don't have enough bullets in the gun to handle this mission.
Ayrıca açık konuşayım, bunu yapacak kadar mermim de kalmadı.
And I hate salsa dancing, but you got to do what you got to do.
Ben de salsadan nefret ediyorum ama bazen yapman gerekeni yaparsın.
Then I guess you got your answer.
- Cevabını aldın o zaman.
Hey, uh, we don't open for another 15 minutes, but if you got a delivery, I can take it.
15 dakika sonra açılacak ama teslimat yapacaksan ben alabilirim.
I'm sorry I didn't tell you that she was gonna speak before you got here.
Buraya gelmeden önce onun konuşacağını söylemediğim için özür dilerim.
You tell them I've got business back in New York.
New York'ta işlerim olduğunu söylersin.
If that's her, you tell her I've got nothing more to say.
Eğer oysa, konuşacak başka bir şey olmadığını söyle.
'Cause I got news for you.
Çünkü sana söyleyeceklerim var.
Because a squeaky clean guy like you doesn't come to a guy like me unless he's got no choice, and you need me a hell of a lot more than I need you, so why don't you give me a call when you're ready to tell the truth.
Çünkü senin gibi dürüst bir adam başka çaresi kalmadığı sürece benim gibi birine gelmez benim sana ihtiyaç duymamdan çok senin bana ihtiyacın var, o yüzden gerçeği söylemeye hazır olunca beni ara.
- And that got you out of prison, - Harvey, I'm more a lawyer now than I ever was.
O seni hapisten çıkardı şimdi işini tamamla ve avukat ol.
- Well, you've got documents, and I have one too.
Sizde belgeler var bende de var.
I know you've got an ongoing investigation.
Şu an bir soruşturma yürüttüğünüzü biliyorum.
You and I have got a lot of years between the two of us.
Seninle çok eski bir mazimiz var.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]