English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ A ] / And me included

And me included translate Turkish

37 parallel translation
You and me included.
Sen ve ben dahil...
I mean, right now, everyone in this room, Sheldon and me included, have a thousand things going on.
Şu an, Sheldon ve ben de dahil olmak üzere bu odadaki herkesin kafasından binlerce şey geçiyor.
Everybody in this White House... Cyrus and me included... tiptoe around, trying to figure out how to get on your good side, but you don't have a good side!
Cyrus'la ben de dahil Beyaz Saray'daki herkes gözüne girmek için etrafında pervane oluyor ama gözünün kimseyi gördüğü yok!
And me included.
Ben de buna dahilim.
He brought me and Mary back from Italy because we were the only ones... in his department that he could trust, yourself included.
Beni ve Mary'yi İtalya'dan geri çağırdı, çünkü siz dahil... bölümünde güvenebileceği kişiler sadece bizlerdik.
- Me and you included.
- Ben ve sen dahil.
But anyone, me included, could knock on the door of the German Embassy, and when I come out, I could be a rich man if I had these papers? Certainly. Hmm.
Ama ben de dahil herkes Alman Büyükelçiliği'nin kapısını çalıp elinde bu belgeler varsa zengin bir adam olarak oradan ayrılabilir mi?
I'd just like to say thank you to the men and women of Southport For recognizing me with this honour, I feel flattered to be included
Southport'lu beyler ve hanımlara beni böyle onurlandırdıkları için teşekkür etmek istiyorum.
Dear Mom and Dad. Today started out just like all the other school days with everyone feeling a little crowded, me included.
Sevgili anne ve baba, bugün de aynı diğer okul günleri gibi başladı Ben dahil herkes biraz sıkışık hissediyor.
When you invited your father and me for the weekend... you said it included a lunch with you and Rory.
Babanla beni davet ettiğinde sen ve Rory'yle öğle yemeği yiyeceğimizi söylemiştin.
But would my name and address be included in the article... just in case anyone should try and contact me?
Fakat adım ve adresim olacak mı yazıda? Belki benimle irtibata geçmek isteyenler olur.
All of these played a part upon shaping the world that the crimes happened in and it seemed to me to be important to investigate all of those possibilities, to try and create a map of this event that included
Tüm bu alanlar, suçun gerçekleştiği dünyanın biçimlenmesinde bir rol oynadı. Tüm bu olasılıkları sorgulamanın bir olay haritası çıkartmaya çalışmanın... bu haritaya da tüm bu yabancı alanları dahil etmenin önemli olduğunu düşünüyorum.
One thing that many people, me included, fear is that when this happens we will simply go and take by force of arms the oil that we need.
Ben de dahil, birçok insanın korktuğu şey ; Krallık dağıldığında, ihtiyacımız olan petrolü gidip, silah zoruyla alacak oluşumuzdur ve bu durum bizi çok farklı bir ülkeye, Dünya'yı da çok farklı bir Dünya'ya dönüştürecektir.
And let me tell you, the cage better be included in the price.
Ve şunu da söyleyeyim, bu fiyata kafes de dahil olsa iyi olur.
And this is the first thing they've included me in where I haven't been the victim, so...
Ve bu olay içinde bulunupta kurban olmadığım ilk olay.
" I've included a picture of me and my son, Sohrab.
" Oğlum Söhrab'la fotoğrafımı gönderiyorum.
And then she turns to Jerry and says : What do you do for me included?
Jerry e dönüp, " "Ee bana başka ne getirdin?" " dedi.
- No one - except me, which is why I've included copies of my department performance reviews, medical records, and psych-evals.
Sadece ben varım, o yüzden departmanımın değerlendirmelerinin kopyalarını da ekledim, tıbbi kayıtlar ve psikolojik değerlendirmeler de var.
I've got a goddamn firehouse full of men over there, my chief included, who keep on asking me what the hell is up with that crazy bitch across the street who wants to talk to me, and I don't have an answer, so you want to talk to me,
Orada adamlarımla dolu bir istasyon var. Şefim de orada. Üstelik karşı kaldırımdaki benimle konuşmak isteyen manyak kaltağın ne istediğini soruyor.
I want me, Tom, and all the other ladies included on your hunting trip.
Beni, Tom'u ve ofisteki diğer kadınları avına dahil etmeni istiyoruz.
And I guess everyone thought, me included, that would never change.
Ve ben de dahil herkes bu ilişkinin bitmeyeceğini düşünüyordu...
He didn't tell me his plan included pink balloons. And crepe paper.
Bana, planına pembe balonların ve krepon kağıdının * da dahil olduğunu söylememişti.
I was just about to kick three kinds of shit out of them, girls included, and this fella swoops in on his BMX, all dramatic like, and gives me a backie.
Am göt ne varsa dağıtacaktım. Kız mız ayırmadan. Sonra bisikletli bir eleman ortaya çıktı ve bana yardım etti.
I told her to pick a city and not to tell anyone, and that included me.
Kafasını toparlamak için biryerlere gitmesini ve ben de dahil kimseye söylememesini söyledim.
I gave her a shirt she already had, and she gave me a kiss that I'm pretty sure included tongue.
Zaten sahip olduğu tişörtten verdim, o da bana içinde dilleşme olduğundan oldukça emin olduğum bir öpücük verdi.
And there would be 5 of us if you included me.
Beni de sayarsanız, 5 kişi oluruz.
And speaking of drama, would anyone like to join me for a screening of "Wives Of Wall Street," popcorn included?
Dramanın da lafı açılmışken, patlamış mısır eşliğinde Wall Street'in Eşleri programını izlemede bana katılmak isteyen var mı?
I believe that whatever caused me to forget myself, means that I have a past, and... that past probably included you.
Şunu söyleyebilirm ki kendimi unutmama ne sebep olmuşsa olsun bir geçmişim olduğunu, ve... senin de geçmişimin içinde olduğuna inanıyorum.
They mean to kill me and all the demons, you included.
Beni ve diğer şeytanları öldürmek istiyorlar, sen de dahil.
Apparently, last night's festivities included a rogue lady fan who somehow got my cell and left me a message professing her love for me and pizza.
Belli ki, geçen geceki şenliklerde hileci bir bayan da varmış. Ki kendisi, telefonumu arayıp bana ve pizzaya olan aşkını itiraf etti.
I just think you'd be better off without me around, always asking questions and bugging you and just wanting to be included.
Ben yokken daha iyi olursunuz diye düşünüyorum. Sürekli soru sorup, sizi rahatsız edip dâhil olmaya çalışıyorum.
It's surprisingly tasty, and enjoyed by millions of retired alcoholics, me included.
Şaşırtıcı derecede lezzetli. Milyonlarca eski alkolik zevkle içiyor, ben de bunlara dahilim.
And you included me?
Beni de mi dahil ettin?
And some people here are really confused by your behavior, me included.
Bazı kişilerin davranışların konusunda kafası karışmış durumda. Ben de dahil.
He slipped me a final copy of Richmond's address and none, not a single one of our talking points are included.
Richmond'ın konuşmasını yolladı ve bizim vurguladığımız konuşmalardan hiç biri yoktu.
You've all made me feel so welcome and included.
Hoş karşılandım, sizden biri olduğumu hissettim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]