English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Care bear

Care bear translate Turkish

121 parallel translation
Like a Care Bear with fangs?
Dişleri olan bir oyuncak ayı gibi mi?
- Good morning, Care Bear.
- Günaydın Kerry kuşum.
Care Bear!
Kerry kuşum!
What's going on, Care Bear?
Bir şey mi oldu Kerry kuşum?
What is it, Care Bear?
Noldu kuşum?
Care Bear?
Kuşum?
Come on, Care Bear, put yourself out there. Don't hide.
Hadi kuşum, göster kendini, saklama.
Morning, Care Bear.
Günaydın kuşum.
Are you a Care Bear?
Siz'Sevgi Dolu Ayıcık'mısınız?
I'm an intensive Care Bear.
Ben'Nefret Dolu Ayıcık'ım.
Yeah, she'll watch over you with her Care Bear stare.
Evet, seni "Himayeci Ayı" bakışıyla gözetleyecek.
How do you know about the Care Bear stare?
"Himayeci Ayı" bakışını nereden biliyorsun?
How do you know about the Care Bear stare?
"Himayeci Ayı" bakışını nereden biliyorsun sen?
You're like a horny little Care Bear.
Küçük azgın bir sincap gibisin.
It's just a Care Bear!
O sadece Care Bear!
Let's go cream some Care Bear ass.
Gidip. birkaç süslü ayıcık ezelim.
What if then he got really crabby and left... and didn't even take home the Care Bear I won him playing Skee Ball?
Peki, ya sonra suratsızlaşır ve Skee Ball oynarken onun için kazandığım ayıyı bile almadan giderse.
And that's a Care Bear.
Bu da bir Care ayısı.
And the Care Bear is just a Care Bear.
Ayı da sadece ayı.
I married a care bear.
Sevgi timsaliyle evlenmişim.
I think a Care Bear blew up.
Galiba Care Bear patladı
I could never bear to see a man I really care for being hurt. Kitty.
Gerçekten sevdiğim adamın canının yanmasını görmeye asla dayanamazdım.
We can bring enough fire to bear to take care of that situation.
Biz bu posizyondan dikkatlice vurucu ve yeterli ateş edersek.
Cousin of Buckingham... and sage, grave men... since that you will buckle fortune on my back... to bear her burthen, whether I will or no... I must have patience to endure the load.
Kuzen Buckingham ve siz, sağduyulu, basiretli insanlar, madem siz, ben istesem de istemesem de kaderin yükünü sırtıma vurup onu taşımaya layık gördünüz beni, bana da bu yüke katlanmaktan başka çare kalmıyor.
and had even absented himself without letting him know where. Since no admonition nor living care could longer help, the father had to bear his cross in patience, leaving the son to God's mercy, not doubting that it would hear his sorrowful plea, and effect that he should learn how conversion is to be attributed solely to the Divine Goodness.
Artık ne uyarılar ne de himaye bir fayda sağladığından, baba, acısına sabırla katlanmak zorundaydı, ızdırap dolu ricasını işiteceğinden kuşku duymadan, oğlunu Tanrı'nın merhametine bıraktı ve değişimin sadece ilahi erdemin bir vasfı olduğunu öğrenmesini diledi.
We've no idea what grudge you all bear. And I don't care, that's why I don't want to know.
Neyi kovaladığınız hakkında bir fikrimiz yok ayrıca umursamıyoruz da,
* I never know How much I care * * When you put Your arms around me * * I get a fever That's so hard to bear *
Televizyon haftalık programını nasıl kullandığımızı anlattığım bölümden, yaptığımız gibi, gecenizi bir işkenceye çevirecek spor müsabakalarını tarayıp, kanallarımızı saklayacağız.
You go and get help, I'll take care of the bear.
Git ve yardım bul, ayı ile ben ilgileneceğim.
He'll take care of the bear?
Ayıyla o mu ilgilenecekmiş?
Besides, Nadine's got a cross to bear. I mean, taking care of that... potato head.
Artı, Nadine'in o serseme bakmak için para kazanması gerekiyor.
It's hopeless, I can't bear to throw things away!
Çare yok, Eşyaları atmaya dayanamıyorum!
[Grunts] Watch yourself there, boy. Take care, Pooh bear.
Burada bekle oğlum, Dikkat et, Winnie.
I don't care what they do to me, but I couldn't bear anything happening to you.
Onların bana yapacağı umurumda değil sana bir şey yapmalarına katlanamam.
Mama bear don't care.
Anne ayının umurunda değil.
Don't worry about Bear, he can take care.
Bear'ı merak etmeyin. O kendine bakabilir.
Sometimes it makes you so tired of taking care of people at work, you can't bear the thought of taking care of someone at home.
Bazen iş yerinde insanlarla ilgilenmek sizi o kadar yorar ki, evdeki bir insanla ilgilenme fikri, size zulüm gelir.
Tiger Oub and Bear take care of him.
Kaplan ve Ayı onunla ilgileniyorlar.
Little boy's bear Show me how you care Tell me how you'd feel If you were real
Küçük çocuğun ayı bakım ne göster hissederdiniz nasıl söyle Eğer vardı gerçek
I love you, Care-bear!
Seni seviyorum, tatlı ayıcık!
Take good care of the teddy bear, will you?
Oyuncak ayıya iyi bak, tamam mı?
I care more for you now than those mornings when we couldn't bear to leave each other.
Şu an seni, birbirimizden ayrılmaya tahammül edemediğimiz o sabahlardan çok daha fazla önemsiyorum.
I don't really care much for bear claws.
Ben pek tarçın sevmem Lenny.
A man had a fig tree in his vineyard, but it did not bear fruit, so he said to the man who took care of the vineyard,
Bir üzüm bağında bir incir ağacı varmış ama meyve vermiyormuş.
At least I can bear my own exile a while longer, knowing how Susannah's been safe in your care.
En azından Susannah'nın güvende olduğunu biliyorken bu sürgün hayata biraz daha katlanabilirim.
I don't care if that crate is going to a polar bear reserve.
O sandık, kutup ayıları korunağına bile gitse, umurumda değil.
Okay, but when you get back you're gonna crawl down under the sheets and take care of Mama Bear.
Tamam, ama geri döndüğünde bu çarşafın altına girip anne ayıyla ilgileneceksin.
With sympathetic care their arms around thee creep, for, oh, they cannot bear to see their father weep. "
"Şefkatli bir şekilde... "... kollarını sana doluyorlar. " Çünkü babalarını ağlarken...
Because he doesn't care if I break down in the middle of nowhere and get eaten by a bear.
Issız bir yerde kalırsam ve beni ayılar yerse umurunda olmaz.
Do you still have my Care Bear? Yes.
- Ayım hala sende mi?
So you really do care for this bear, huh?
Yani bu ayıya gerçekten önem veriyorsun, ha?
Private, I don't care if that crate is going to a polar bear reserve.
O sandık, kutup ayıları korunağına bile gitse, umurumda değil.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]