English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Dream boy

Dream boy translate Turkish

181 parallel translation
- Good morning, dream boy.
- Günaydın hayallerimin erkeği.
Hey, dream boy.
Hey, Hayalci.
So dream boy finally stepped into something, huh?
Tommy Scalise. İçeride.
Maybe I'd better show you my hand, dream boy.
Belki sana elimin tersini göstersem daha iyi olur harika çocuk.
All right, dream boy, up and at'em!
Pekala uykucu, kalk bakalım.
Isn't he a dream boy?
İdeal bir erkek, değil mi?
- Hi, dream boy.
- Merhaba rüyacı çocuk.
When I was a boy I dreamed a dream.
Küçük bir çocukken acayip bir rüya görürdüm.
Where did you hide the knife, dream boy?
Nasılsın Bay Scalise?
Surely you have a little dancer boy with downy cheeks with whom you dream and argue, plan the future with?
Muhakkak ki yumuşak yanaklı, genç dansçı bir sevgilin olacak hayalini kurduğun ve kavga ettiğin, belki de gelecek planları yaptığın?
Allow me to dream that I'm the boy next door taking the girl next door out for the first time.
İzin ver, kendimi komşusu olan bir genç kızı ilk defa... dışarı çıkaran bir genç adam olarak hayal edeyim.
Earth boy dream of angel
"Dünyalı erkek, melek hayal eder"
Angel dream of earth boy
"Melek, dünyalı çocuğu hayal eder"
Believe me when I tell you that this boy's whole dream...
İnanın bana, size desem ki, bu çocuğun bütün hayali...
♪ Got a dream, boy ♪ Got a song
"ALTIN AVCILARI" Bir rüyam var, evlat, bir şarkım
♪ Got a dream, boy ♪ Got a song
Bir rüyam var evlat, bir şarkım,
I had this dream, boy.
Hayallerim vardı.
Dream, dream, pretty boy
Tatlı rüyalar güzel oğlum.
All I did was dream about that boy who, besides playing on the Sporting soccer team... wrote poems for some magazines. What could I do? And my friend always answered :
06 00 : 17 : 28 : 00 Ama tek yapabildiğim 13 00 : 17 : 31 : 16 dergilere şiir yazan... 05 00 : 17 : 34 : 15 bu çocuğu hayal etmekti.
Boy, what a weird dream.
Vay be, ne garip bir rüyaydı.
Once this boy went to sleep and had a dream.
Bu çocuk uyudu ve bir rüya gördü.
A salesman has got to dream, boy.
Bir satıcı hayal etmek zorundadır.
A bike like this is every boy's dream.
Böyle bir bisiklet her çocuğun hayalidir.
Oh. Because when I am a little, small boy, I dream to come to America.
Çünkü daha küçücük bir çocukken Amerika'ya gelmeyi hayâl ederdim.
If a dragon or a yellow snake appear in one's dream she can have a boy
Eğer biri rüyasında bir ejderha veya sarı bir yılan görürse bir oğlu olabilir demektir.
Then i'm gonna get My wet dream, boy!
O zaman rüyalarımı gerçekleştireceğim!
Dream of gold, my boy.
Altınları hayal et oğlum.
Every boy's dream.
Herkesin rüyası.
Did you dream of how your life would be, Francis, when you were a boy?
Çocukken, hayatının nasıl olacağını düşünür müydün Francis?
The boy's just having a bad dream.
Çocuk sadece kötü bir rüya görmüş.
Boy, that's a scary dream.
Evlat, bu korkunç bir rüya.
We're talkin a city boy's dream come true... for two fabulous weeks.
Bir şehir çocuğunun rüyalarının gerçekleşmesinden bahsediyoruz hem de iki harika hafta boyunca.
It is also a boy's dream. Those who believe in democracy and freedom have a serious task ahead of them.
Ciddiyetle ele alınmayanı ise aslında en temelde olanı kaynaklar üzerinde özel kontrole dayanan egemenlik sistemidir.
After the storm, I couldn't say life was beautiful, but all I kept hoping for was the Eskimo boy in my dream to run out of one of these doors and hug me.
Fırtınadan sonra hayatın güzel olduğunu söyleyemedim, ama umut ettiğim tek şey, rüyamdaki Eskimo çocuğun kapılardan birinden kaçıp bana sarılmasıydı.
A boy can dream, can't he?
Bir erkek hayal kurabilir, değil mi?
A kingsized wet dream.
Büyük boy bir ıslak rüya.
- Boy, this is a bargain hunter's dream.
- Oğlum, bu kelepir avcılarının rüyası.
Darryl Adams wasn't even in the motherfuckin'dream, cos that boy's a thief, and he got to be got.
Lanet rüyada Darryl yoktu bile. Çünkü bir hırsız ve tanrıya kavuşma vakti geldi.
Oh-ho, boy! Don't dream about me no more, kid.
Beni daha fazla düşleme, oğlum.
As a boy, I'd scurry away from my father at the market while he did his deals just to peek over the wall, dream of, perhaps, crossing it one day, seeing England for myself.
Çocukken, babamla pazara gittiğimizde, o alacaklarımızı ayarlarken, ben gizlice koşar ve duvarın ötesine bakmaya giderdim. Bir gün o duvarı geçip İngiltere'yi görmeyi hayal ederdim.
Oh, it's a dream come true, boy.
Rüyalarım gerçek oluyor, evlat.
When I heard that Laius was killed at the crossing... I was overcome by the fear that the boy had returned... despite all life's obstacles... to fulfill the order of the dream.
Laius'nun geçitte öldürüldüğünü duyduğumda hayatın tüm engellerine rağmen rüyayı gerçekleştirmek için çocuğun geri döndüğü korkusu beni mahvetti.
There was once a little boy and that little boy had a dream to run one of the most sophisticated illegal gaming operations the US Army has ever seen.
Bir zamanlar küçük bir çocuk varmış ve bu küçük çocuk en seçkin ( Amerikan ordusunun bir daha göremeyeceği ) illegal oyunları planlayacağını, yöneteceğini hayal etti.
And that little boy's dream came true.
Ve bu küçük çocuğun hayali gerçekleşti.
I think my dream must have murdered this boy.
Onu ne öldürdü benim hayallerim olabilir mi?
Edward Foos was a boy with a dream.
Edward Langırt, hayalleri olan bir çocuktu.
- Boy, it was such a vivid dream.
- Gerçek gibiydi.
Do you dream about that, boy?
Öyle bir rüya mı görüyorsun, evlat?
Every little boy's dream :
Bütün küçük çocukların rüyası :
So vote for Fearless Leader and make a little boy's dream come true.
Öyleyse oylarınız Korkusuz Lider'e ve küçük çoğunun hayali gerçek olur.
Now we have but one dream. To get her married to a good boy from a good family.
İyi bir aileden, iyi bir çocukla evlenmesi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]