English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Dream on

Dream on translate Turkish

1,423 parallel translation
Yes, well, we dream on a budget here, don't we?
Bütçe düşünüyoruz burada, değil mi?
Dream on.
Hayal kurmaya devam et.
Dream on!
Rüyanda görürsün.
Dream on, Erito.
Hayal kurmaya devam et Erito.
So He wanted to dream on and on. That's when He made His biggest mistake He created a Girl.
Sonra bir şey daha yarattı yapılmaması gereken büyük bir hata kadını yarattı.
Dream on your own time!
- Oyalanma.
dream on!
Hayale devam!
Right, dream on!
Hayal kuruyorsun!
Dream on, Jew boy!
Sadece rüyanda, yahudi çocuk!
Yeah, dream on, Jew boy!
Evet, sadece rüyanda, yahudi çocuk!
Dream on it.
Hayalimi kur.
Dream on, pal.
Rüyaya devam, ahbap.
This ain't Evita. Dream on, motherfucker.
Ne Evita'sı, Rüyanda mı gördün, lanet olası,
Tell me Dream On is not the greatest rock'n'roll song you ever heard.
"Dream On" gelmiş geçmiş en iyi rock n'roll parçası.
So your story is that you were with Jackie... because Fez had a boy-on-boy dream about you?
Yani Jackie'yle o kanepede oturmanın sebebi Fez'in gördüğü erkek erkeğe Kelso-Fez rüyası mı?
Don't give up on the dream.
Hayalinden vazgeçme.
But as with the neoconservatives, this dream was built on an illusion.
Yeni muhafazakârlarınki gibi, bu rüya da bir yanılsama üzerine inşa edilmişti.
Oh! Dream on, sad act.
Rüya görmeye devam et, sefil.
You've been selected and evaluated based on recurrent symptoms of elevated dream activity migraine headaches, tinnitus and your psy test results.
Tekrarlayan yüksek rüya aktivitesi semptomları migren ağrıları, kulak çınlaması ve psikolojik test sonuçlarınıza dayanarak değerlendirilip seçildiniz.
Because the man in my dream... that one standing on the hill... it is not me.
Cunku ruyamda tepede duran adam ben degildim.
And, in the dream, all of us in the crowd, we knew that each rung on the ladders represented a further degree of knowledge.
Rüyamda, kalabalığın içindeki herkes biliyoruz ki merdivenlerin her bir basamağı daha ileri bir bilgi seviyesini temsil ediyor.
On my way here, in the ambulance, I was thinking about this dream of mine and I was wondering what it all meant.
Ambulansla buraya gelirken bu rüyayı ve ne anlama geliyor olabileceğini düşünüyordum.
And I pray your dream will shine on all men.
Ve hayallerinin insanlık üzerinde bir güneş gibi parlaması için dua edeceğim.
The confidence that we have always had as a people is not simply some romantic dream or a proverb in a dusty book that we read just on the Fourth of July. It is the idea which founded our nation and has guided our development as a people.
Hep sahip olduğumuz güven... sadece basit bir romantik rüya değil... ya da tozlu bir kitaptan bir sözcük... 4 Temmuz'da gördüğümüz... ulusumuzun idealidir ve bu ideale ulaşılmıştır.
So if you've had this dream a dozen times before, why was that night so important?
Eğer bu rüyayı daha önce on kez gördüysen... o gece neden bu kadar önemli?
Plus she used too much teeth when she was giving head... wouldn't dream of letting me come on her face.
Hem ağzına alırken dişleri sürtüyor... ve yüzüne de attırmıyor.
Mr. Bernstein, sir, there are people who sit and wait their lives away... on the promise of a dream that will not come.
Bay Bernstein, yaşamlarından çok uzakta, olmayacak bir düş için umutla bekleyen insanlar var.
'Six months on and, to many, the events of Z-Day must seem like a bad dream.
Altı ay geçti ve çoğu kişiye göre, Z gününün olayları kötü bir kabus gibi.
I've had one dream, not variations on a dream,
Tek rüya görüyorum. Varyasyonlarını değil, aynı rüyayı.
I was painting a new wing flap on an L-1011... when suddenly I realized... my dream was never gonna come true... because dreams don't mean shit.
Seni kaybetmek istemiyorum. Benimle Jersey'e gel.
She thinks I'm dull, sometimes I wish that I could get away like you just take off on some sunny day one airport's like another I used to dream to travel... now I pack and unpack suits and shoes, that's all they see
Bazen diyorum, keşke kaçabilsem. Senin gibi. Güneşli bir günde çekip gitsem.
It traveled on a winged dream It crossed the ocean swimming
Kanatlı rüyalarda gezer. Yüzerek okyanusu geçer.
Dream on.
Düş kurmaya devam et.
You rely on all your dream which you need.
Sana bir içki borçluyum ama.
Let's go together, on a dream cruise.
Haydi gidelim, bir rüya seferine.
In my dream, I've also seen the girl sitting behind you on the cycle.
Rüyamda, sen o bisikleti sürdüğün sırada, o kızı da arkanda otururken gördüm.
Once you two have a hold on Freddy, I'll pull you from the dream and we can trap him, got it?
kiniz Freddy'yi tuttuktan sonra sizi rüya-boyutundan geri getiririm ve onu tuzağa düşürürüz anladınız mı?
He woke up and was really embarrassed, but he told me he was having a dream that he was in the park with his mommy, and the kiddie train left before he got on.
Uyanınca çok utandı ama rüyasında annesiyle parktaymış ve çocuk treni o binemeden gitmiş.
# Driving along on the plastic dream
Plastik, rüya boyunca sürüyor.
# Riding along on a plastic dream
Plastik, rüya boyunca sürüyor.
I can only dream of what perversions go on in your house.
Evinizde ne gibi sapıklıklar döndüğünü ancak hayal edebilirim.
Had a dream just like this, except I had a saddle on my back and you were an indian.
Böyle bir rüya görmüştüm, tek farkı sırtımda bir eyer vardı ve sen bir Kızılderili'ydin.
Knowing his quest for the American Dream, he's got a lot of bets riding on this game, He'll be here.
Amerika düşünün peşinde bu oyuna çok bahis koydurdu.
I dream of an America with nudity and F-words on network TV! Where the whole world doesn't stop because a school bus did. Children are the future.
Amerikan hayali, TV'deki saçmalık ve çıplaklıklardan ibaret.
Everyone went on dancing, as if in a dream.
Herkes bir rüyanın içinde dans etti ve herşey unutuldu.
The dream of freedom ignited by Mangal finally came true 90 years later... on 15th August 1947, when India became free.
Mangal'ın özgürlük rüyası 90 yıl sonra gerçekleşti. 15 Ağustos 1947 yılında Hindistan bağımsızlığını kazandı.
The natives would never dream of letting their god sleep on a couch.
Yerliler Tanrılarını asla kanepe üstünde yatırmazlar.
And I had a dream that my dog would race on this beautiful track tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra köpeğim burada yarışacak diye hayal ediyordum.
Come on, this is a lifelong dream.
Neden ikimiz yalnız olamıyoruz ki? Çünkü Aziz Patrick Günü.
Eleven major conflicts involving thirty-two countries in less than a decade... A gunrunner's wet dream.
On yıldan kısa süre içinde otuz iki ülkenin bulaştığı on bir büyük çatışma noktası oluşmuştu.
You will die on the battlefield tomorrow, and your dream will die with you.
Yarın savaş alanında öleceksin ve hayalin de seninle birlikte ölecek.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]