English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ H ] / Hey bro

Hey bro translate Turkish

780 parallel translation
Hey Bro, you did it!
Abicim benim, başardın!
Hey bro', why?
Hey birader, niye?
Hey bro', if there's anything I can ever do for you, you just let me know, all right?
Bir şeye ihtiyacın olursa... haber ver yeter.
Hey, bro.
Hey, kardeş.
Hey, bro.
Hey, ahbap.
Hey, bro! Where did she go? That girl?
Abiciğim be, o kız nereye gitti, o kız?
Like, you be meeting a nigger, he'd go, "Hey, bro."
Mesela bir zenciyle tanιşιrsιn νe sana "Ηey kardeş" der.
What? Hey, bro.
Hey, ahbap.
Hey, bro.
Hey birader.
Yo, bro!
Hey, kardeşim!
Hey, bro. What's goin'on?
Naber birader, ne yapıyorsun?
Hey, bro!
Merhaba birader.
Yo, bro!
Hey, kardeş!
Hey, bro.
Hey, birader.
- Hey, bro, I'm only kidding.
Sadece şakaydı, ağabey.
- Hey, bro.
- Selam kardeş.
Hey, now you're talkin', bro.
Hey, şimdi anlaştık, kardeş.
Say hey, bro!
Naber adamım!
Hey, bro.
kuçu kuçu ne gördüyse onu yapıyor.
- Hey, bro.
- Hey, kardeşim.
Hey, where's your stick, bro?
Hey, sörf tahtan nerede?
Hey, Bro, what are you at?
Hey, dostum, n'aaber?
Hey, no problem, bro.
Bir şey değil, kardeş.
Hey, bro, we did it.
Hey, kardeşim, başardık.
Hey, nice tie, bro.
Hey, güzel kravat kardeş.
Hey, how's it, bro'?
Hey, nehaber birader?
Hey, I know, bro.
Hey, biliyorum kardeş.
- Hey, baby bro.
- Hey, kardeşim.
Hey, bro, we got signed.
Kardeşim, imzaladık.
- Hey. bro. how you doing? - Fine.
- Hey, dostum, nasıl gidiyor?
Hey, well give it up, bro.
Ver öyleyse.
Hey, bro, how you doing?
Hey selam birader.
What's up, bro?
Hey çocuklar ne oldu?
Hey, bro?
Hey, kardeşim.
Hey, cash money, bro.
Hey, nakit para, kardeş.
Listen, bro.
Hey, dinlesene adam.
Hey, bro, I'm in town. It don't matter.
- Kentteyim ama bankada para yok.
- Come back. bro.
- Hey bana sırtını dönme kardeş.
Hey, Wade, go out for a pass, bro.
Hey, Wade, topu yakala kardeşim!
Hey, easy, bro.
Hey, sakin ol birader.
H-hey, bro, why you do that?
Hey, birader, bunu niye yaptın?
Hey, George, what do you like better, the Bro or the Mansiere?
George, sence "sütmen" mi daha iyi, "sütfen" mi?
Hey, that's my bro.
Hey, bu benim ağabeyim.
Hey, Frankie, give it up, bro!
Hey, Frankie, pes et!
Hey, Tommy, I'll see you later, bro.
Tommy, sonra görüşürüz, dostum.
- Hey, bro.
- Hey, dostum.
- Hey, bro.
- Selam, dostum.
- Hey, bro.
Hey ağabey.
Whoa, bro, what are you doing?
Hey kardeş, ne yapıyon?
Hey, bro.
Abi.
Hey, bro, you can buy anything here on Mars.
Kardeş, burada ne ararsan var.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]