Our car translate Turkish
1,952 parallel translation
One in our Car
Birisi buradan duvarın içinde üçü de kurbanın içerisinde.
As our car flew to the checkered line, you guys crashed and burned.
Bizim arabamız damalı bayrağa doğru uçarken sizinki kaza yapıp yandı.
So dwight heard you were having a really rough day, so he geneusly offered to wash our car.
Dwight zor bir gün geçirdiğini duymuş ve arabamızı yıkamayı teklif etti.
Our car is out of gas.
Arabanın benzini bitti.
Actually, our car broke down.
Aslında arabamız arıza yaptı.
The other day, Claire was, like, "You have to move your car. There's no space in the garage for both of our cars."
Mesela geçen gün Claire arabanı çekmelisin garajda iki arabaya yer yok dedi.
The scum stealing our car.
Arabamızı çalan pisliği.
Our car crashed.
Arabamız kaza yaptı.
They say we haven't paid our car payment or the mortgage!
Arabanın taksidini ve ipoteği ödememişiz.
This is our car.
Bu bizim aracımız.
Was the 2-year-old Pez dispenser sliding out from under the dirty, crud-encrusted bottom of our car seat a Christmas miracle?
2 yıldır arabamızın pislik içindeki koltuğunun altından fırlayan Santa Pez şeker kutusu, bir Noel mucizesi miydi?
It's pretty cold so we can only sit inside our car. and wait till the insurance company is here.
Çok soğuk bu yüzden arabamızın içinde oturabilir ve sigorta şirketi buraya gelene kadar bekleyebiliriz.
Meanwhile we have a stranger bleeding to death in the back of our car.
Bu arada arabanın arkasında kan kaybından ölme ihtimali olan bir yabancı var.
So our car broke down a couple of miles back.
Birkaç mil geride arabamız bozuldu.
- Our car broke down.
- Arabamız bozuldu.
Excuse me. Is there any news about when our car might be fixed?
Pardon, arabamın tamiriyle ilgili bir gelişme var mı?
But our car broke down, and we're stuck here while it's getting fixed.
Arabamız bozuldu. Tamir olana kadar burada mahsur kaldık.
- You know our car.
- Arabamızı biliyorlar.
I mean our car.
Yani arabamızı.
- Yes, that's our car.
- Evet, bizim araba.
- He stole our car!
- Bu herif arabamızı çaldı.
- Give us back our car!
- Arabamızı geri ver!
Based on where the black and white got fired on looks like our guys followed a car around this corner probably making a traffic stop.
Bizim siyah beyaz ateş seslerine gelmiş gibiler görünüşe göre bizim çocuklar bu köşeye kadar bir arabayı takip ediyorlarmış muhtemelen burada durmuşlar.
Buzz, do we have audio for our boys in the car?
Buzz, bizim arabadaki çocukların sesini alabiliyor muyuz?
I made enough for a down payment on a car for our whole family.
Elimdekini bütün ailemize yetecek bir arabaya kaparo olarak yatırdım.
My partner's got Abby in our patrol car.
Ortağım, Abby'i ekip otosuna götürdü bile.
And then we'd lose our new-car smell.
Ve de yeni araba kokumuzu kaybederiz.
Chad Spencer, our missing car-crash victim.
Chad Spencer, kayıp araba kazası kurbanımız.
Because our perps were wearing gloves, The only prints they could grab off the car belong to The owner, ho reported it stolen last night.
Zanlılar eldiven taktıkları için arabadan alınabilen izler arabanın kayıp olduğunu geçen gece rapor eden araba sahibine ait.
Well, it appears you have a match for the car that ran over our victim. - That's new, isn't it?
Maktulümüzü ezen arabayla bir eşleşme bulmuş gibisin ki bu da yeni bir şey, değil mi?
And the car our witness Jake was hiding under, turns out it's registered to Tomas.
Ve tanığımız Jake'in altında saklandığı araba- - Tomas'a kayıtlı çıktı.
Well, looks like we found our armored car robbers.
Sanırım zırhlı araç soyguncularımızı bulduk.
A car is heading our way.
Bir araç bize doğru geliyor.
- Uh, we are investigating a murder and it seems the car our suspect used may have been purchased in El Paso.
Dedektif biz bir cinayeti soruşturuyoruz, Ve şüphelinin kullandığı araba, El paso'dan alınmış gibi duruyor.
Well, in El Paso, our man was driving a car from California.
Şey, El Paso'ya, Adamımız arabayla California'dan geliyordu.
So this hacker purposely lured our victim to the worst neighborhood in New York, crippled his car... and perhaps got what he wished for.
Yani bu hacker kurbanımızı NewYork un bu kötü semtinde bilerek yem haline getirmiş. aracını bozmuş... ve muhtemelen istediğinide elde etmiş.
It's funny because Antonio said to me, "can we turn this car around" and say we're sick or something, or that we lost our way? "
Çok komik çünkü Antonio bana "arabayı geri çevirip, hasta filan olduğumuzu ya da yolu bulamadığımızı söylesek olmaz mı?" demişti.
I mean, our dryer just broke, and I haven't sold a car, and it's 2009.
Kurutucumuz bozuldu, ve ben hala araba satamadım ve tabiki 2009'dayız.
We're on our way. My boys found the car Casey stole parked around the corner.
Ekibimden birkaç kişi Casey'nin çaldığı arabayı park halinde bulmuşlar.
Did we just lock our baby in the car?
- Bebeği arabanın içine mi kilitledik?
If the people gonna know, we don't have to open our new car house.
eger bu heryerde konusulursa, evet, o zaman bu dükkani acmamizada hic gerek yok.
They've already paid for our house and the car.
Zaten ev ile arabamızı onlar ödediler.
Then we have another member of his unit, Olin, who's nearly blown to hell in his own car. Then we have our boy King who finds a bomb under his truck and disarms it with a little help from yours truly.
Ayrıca elimizde onun ekibinden arabasındaki patlamadan son anda kurtulan Olin var ve arabasının altında bomba bulan ve benim yardımımla kurtulan King var.
That car is our murder weapon.
Araba, cinayet aletine dönüşmüş.
Well, let's hope this car is the other half of our crime scene.
Pekala, şey, umalım da bu araç olay yerimizin diğer yarısı olsun.
According to witnesses, the stolen police car ended up on this roof courtesy of Black Lightning, most likely as a warning to the criminals of our city.
Tanık ifadelerine göre çalıntı polis arabası Siyah Yıldırım'dan bir hediye olarak binanın çatısına bırakıldı. Bu, suçlular için muhtemel bir uyarı olarak algılanabilir.
( Groaning ) Send our bodyguard down for the car.
Korumaları arabaya gönder.
So assuming our information's correct, my surfboard's in that house, in his car, or he hid it someplace. ( JD ) Alright.
Pekala.
Our daughter won't have the car back till tomorrow morning.
Kızımız arabayı ancak yarın sabah getirecek. Yani...
We got to take the car out and broaden our horizons.
İşi büyütebiliriz. İkiye katlarız...
- For our guests, it's very nice car.
- Misafirlerimiz için, güzel araba.