English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ D ] / Does not exist

Does not exist tradutor Turco

566 parallel translation
What if your God does not exist?
Ya senin tanrın yoksa?
Oh, that chair is for my wife... who does not exist.
Bu sandalye hiç olmamış eşim için.
Happiness does not exist.
Mutluluk sayıImaz.
The stuff does not exist.
Öyle bir kumaş yok.
Americans say it is money. Hindus say it does not exist.
Hintlilere göre yoktur.
Remember, on board my ship excellent performance is standard. - - Standard performance is sub-standard and does not exist.
Unutmayın, benim gemimde mükemmellik standarttır, standartları yakalamak vasattır ve bunu asla kabul etmem.
In real life, this kind of thing does not exist.
Gerçek hayatta böyle şeyler olmaz.
You have tried to threaten me with a secret which does not exist.
Olmayan bir sır için beni tehdit etmeye çalıştın.
THIS, TOO, DOES NOT EXIST.
O da mevcut değil.
Some think that God has died or does not exist, empty sky and inaccessible eternity.
Bazıları Tanrının öldüğünü veya var olmadığını gökyüzünün bomboş olduğunu ve ölümsüzlüğün ulaşılamaz olduğunu düşünür.
When i die, you die, and everybody in this world dies because this world does not exist.
Ben öldüğümde, siz de ölürsünüz, ve bu dünyadaki herkes çünkü bu dünya gerçekten yok.
- Time does not exist in the ocean.
- Denizlerde zaman durur.
Time does not exist in the unconscious.
Bilinçaltında zaman yoktur.
Who injustice does not exist, is also guilty.
Adalet düşüncesine sahip olmayan herkes suçludur.
Time does not exist.
Zaman diye bir şey yoktur.
- How can I possible confess something that does not exist?
Olmayan bir şeyi nasıl söylerim.
Nazism does not exist anymore!
Nazizim bir daha asla olmayacak! " diyor.
Because it is not on the map doesn't mean it does not exist.
Haritada görünmemesi yok olduğu anlamına gelmez.
But perhaps even this sky does not exist, perhaps there is nothing at all but stillness and peace.
Belki de aslında o bile yalan. Belki de sessizlik ve huzurdan başka hiçbir şey yok.
Time, my dear M, does not exist within these walls.
Zaman, sevgili M, bu duvarlar arasında geçmiyor.
"What we don't want to know does not exist, " but what we want to know... "... exists. "
"Bilmek istemediklerimiz bulunmaz ama bilmek istediklerimiz bulunur."
- God does not exist.
- Bu iyi olmadı.
Josef Gort does not exist, Mr Kroll.
Josef Gort yaşamıyor, Bay Kroll.
For us, time does not exist.
Bizim için zaman kavramı yok.
It does not exist.
Hazine yok.
Isn't that an awful lot of reasoning, General... for an explosive device that does not exist?
Var olmayan bir patlatıcı üzerinde bu kadar mantık yürütmeye gerek var mı General?
They all believe in god the Creator, but this creator does not exist.
Hepsi yaratıcı Tanrı'ya inanır,.. ... ama bu yaratıcı mevcut değil.
The happiness in the paintings of Heaven does not exist
Cennet resimlerinde mutluluk yok.
If consciousness is related to time and space, then it does not exist there
Bilinç zaman ve mekânla bağlantılıysa, demek ki orada da yok.
The typical case, for which all our rules were made, does not exist.
Bütün yazıldığı biçimde, kendilerinden kaynaklanan tipik vak'alar zaten yoktur.
My mother is really, she really lives in a lot of pain because she's sure I'm going to go to hell and there's nothing I can do to tell her that there is, that it just does not exist for me.
Annem... o gerçekten, çok acı çekmiş. çünkü başımı derde sokacağımdan falan emin ve bu konuda yapabileceğim hiçbirşey yok.
And for an Austrian, time does not exist.
Ve Avusturyalılar için zaman yoktur.
Yes lt does not grieve me to kill you, because death does not exist I will let you shoot first
Evet. Seni öldürmek bana acı vermez, çünkü ölüm aslında yok. İlkönce senin ateş etmene izin vereceğim.
It does not exist anymore
Çünkü artık var olmayacak.
The murder weapon does not exist.
Katilin silahı ortada yok.
Probably, you forgot that such an illogical emotion does not exist on us.
Böyle mantık dışı bir duygunun bizlerde bulunmadığını herhalde unuttunuz doktor.
Before we wake, we cannot know that what we dream does not exist.
Uyanana kadar, rüyada olduğumuzu bilemeyiz.
the stronger it is, the more it asserts it does not exist, and its power serves it foremost to assert its non-existence.
Sinif ne kadar güçlü olursa, var olmadigini o kadar sik iddia eder ve gücü, her seyden önce bu iddiayi kuvvetlendirmek için kullanilir.
Bee does not exist.
Bee diye biri yok.
- Otherwise does not exist.
- Başka türlüsü yok.
The 19th legion does not exist anymore.
Artık ondokuzuncu lejyon yok.
He does not exist.
Oyle biri yok.
As far as you're concerned, this project does not exist.
Ne kadar kaygılanırsanız kaygılanın, böyle bir proje yok Bay Grogan.
Trust me, the devil does not exist.
İnan bana, şeytan falan yok.
You understand, Captain, that this mission does not exist... nor will it ever exist.
Yuzbasi anlarsiniz ki, bu gorev gorunurde yok... ve hic olmayacak.
The word failure does not even exist for you, while I.... I think always, "Suppose I fail"... and then I am frightened.
Sizin kitabınızda başarısızlık yazılı değil, oysa ben... hep "ya başaramazsam" diye düşünüyor... sonra da korkuya kapılıyorum.
Physics does not yet exist, only individual physical sciences, maybe.
Maddecilik henüz var sayılmaz, sadece ferdî fiziksel bilimler mevcut.
It does not seem to even exist, and yet it's affecting all my channels.
Tüm kanallarımı etkilemesine rağmen yok gibi.
That skill does not yet exist in the galaxy.
Henüz galakside böyle bir yetenek mevcut değil.
I believe there are many things that exist that man does not know about.
İnsanların bilmediği pek çok şeyin var olduğuna inanıyorum.
The problem is that the atmosphere does not yet exist in which an honest police officer can act without fear of ridicule or reprisal from fellow officers.
Sorun şu ki, namuslu bir polis memurunun meslektaşları tarafından dalga geçilmesi ya da baskı yapılması korkusu olmadan davranabileceği bir atmosfer henüz yok.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]