He hasn't done anything Çeviri Türkçe
143 parallel translation
- He hasn't done anything to you. - No.
- Sana bir zarar var mı adamın?
Henry hasn't done anything, has he?
Henry bir şey yapmadı, değil mi?
He hasn't done anything.
O hiçbir şey yapmadı.
But he hasn't done anything.
Ama o hiçbir şey yapmadı.
If Manny had done anything wrong, I'd know about it, and I know he hasn't.
Manny yanlış bir şey yapsaydı, bilirdim ve yapmadığını biliyorum.
He hasn't done anything since the Stanley Steamer.
Stanley Steamer'den bu yana hiçbir şey yapmadı.
But he hasn't done anything recently.
Fakat son zamanlarda hiçbir işi yok.
He doesn't claim to have done anything he hasn't done.
Yapmadıkları için yaptım demiyor.
I'm sure he hasn't done anything like you're sent to prison for.
Bence bu adam hapse girecek bir şey yapmış olamaz.
Since I welcomed him into my house, he hasn't done anything to justify such a serious charge.
Onu evimde ağırladığımdan beri, .. böyle bir suçlamayı hakedecek hiçbir şey yapmadı.
- He hasn't done anything!
- Kardeşim bir şey yapmadı ki!
He hasn't done anything.
Franz bir şey yapmadı.
He hasn't done anything wrong because he swore he wouldn't and because he's an honest guy.
Yanlış bir şey yapmadı, çünkü yapmayacağına yemin etmişti, çünkü Franz dürüst bir adam.
There isn't anything I can do to him that he hasn't already done to himself.
Kendine yapmadığı ve benim ona yapabileceğim bir şey yok.
He hasn't done anything wrong.
Yanlış bir şey yapmadı.
He hasn't done anything!
Bir şey yapmadı!
- He hasn't done anything yet.
- Henüz bir şey yapmadı ki.
- He hasn't done anything.
- Henüz bir şey yaptığı yok.
He hasn't done anything.
- Canım bir şey yaptığı yok ki.
And he hasn't even done anything.
Ve hiçbir şey yapmadı bile.
He hasn't done anything hostile.
Düşmanca bir şey yapmadı ki?
If he hasn't done anything wrong, you can't just force him to leave.
Eğer yanlış bir şey yapmadıysa, ayrılması için onu zorlayamazsın.
- No, he hasn't done anything to me.
- Hayır, bana bir şey yapmadı.
Do you murder him there, even though he hasn't done anything yet?
Henüz bir şey yapmamış olmasına rağmen onu oracıkta öldürür müsünüz?
Listen, honey, I'm not saying he hasn't done anything wrong.
Bak tatlım, onun sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söylemiyorum.
He hasn't done anything to attract attention.
Dikkat çekecek bir davranışta bulunmadı.
He hasn't done anything!
O bir şey yapmadı.
- He hasn't done anything to me.
- Bana bir şey yapmadı. - Gerçekten mi?
- He hasn't done anything besides look?
Hayır. Size bakmaktan başka hiçbir şey yapmadı, değil mi?
I don't actually like him, and I sure as hell don't trust him but so far, he hasn't done anything unpleasant to me.
Onu sevmiyorum, ona kesinlikle güvenmiyorum ama beni kızdıracak bir şey yapmadı.
And besides, he hasn't done anything to me.
Bunun yanında banada hiçbirşey yapmadı
He hasn't done anything!
O bir şey yapmadı!
We're debating it because he hasn't done anything wrong.
Tartışıyoruz çünkü o yanlış bir şey yapmadı.
He hasn't done anything to me.
Bana hiçbir şey yapmadı.
He hasn't done anything.
O bir şey yapmadı ki!
He hasn't done anything wrong.
Yanlış olan hiçbir şey yapmadı.
Well, he hasn't done anything that would violate our security, and Harper and Trance appear quite taken with him.
Şey, bir şey yapmış değil asrın problemi de değil, ayrıca Harper ve Trance sürekli onunla beraberler
He hasn't done anything wrong.
Yanlış hiçbir şey yapmadı o.
He hasn't done anything.
Hiçbir şey yapmadı.
Well, he hasn't done anything yet.
Hiçbir şey yapmadı.
He hasn't done anything wrong!
O yanlış birşey yapmadı!
He hasn't done anything right either!
O doğru birşey de yapmadı!
He hasn't done anything to us!
Bize hiçbir şey yapmamış!
If he says he hasn't done anything, well... lets snip it!
Madem bize bir şey yapmadığını söylüyor şunu kırpalım!
He hasn't done anything. )
Oğlumuz ehliyeti alacak gibi.
He hasn't done anything, Mrs Sharpe.
Hiç bir şey yapmadı, Bayan Sharpe.
But he still hasn't done anything wrong.
Ama yinede, yanlış bir şey yapmamış.
He hasn't done anything to me.
Hiçbir şey yapmadı.
" Here's a guy that as far as we know hasn't done anything wrong nobody's accused him of doing anything wrong there's no evidence that he's done anything wrong but we think the presumption of guilt almost should be on him.
Az çok bildiğimiz biri bu, hiçbir yanlış yapmadı, kimse onu yanlış bir şey yapmakla suçlamıyor, yanlış bir şey yaptığını gösteren bir kanıt yok ama bizce tüm olasılıklar onun suçlu olduğunu gösteriyor.
Brother! He hasn't done anything!
Abi, o hiç bir şey yapmadı!
- He hasn't done anything illegal yet.
- Henüz yasadışı birşey yapmadı. - Anlaşmamız vardı.
he hasn't done anything wrong 16
he hasn't 154
he hasn't changed 28
he hasn't called 24
he hasn't said a word 20
he has 397
he had to go 35
he has a point 53
he had 167
he had it coming 64
he hasn't 154
he hasn't changed 28
he hasn't called 24
he hasn't said a word 20
he has 397
he had to go 35
he has a point 53
he had 167
he had it coming 64
he has a wife 34
he has no idea 29
he has a gun 56
he has to go 36
he has to 66
he hates me 147
he has not 16
he has a fever 19
he has a girlfriend 28
he has a daughter 20
he has no idea 29
he has a gun 56
he has to go 36
he has to 66
he hates me 147
he has not 16
he has a fever 19
he has a girlfriend 28
he has a daughter 20