English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ Y ] / Your plan

Your plan Çeviri Türkçe

6,960 parallel translation
Yeah, your plan.
Evet, senin planın.
That was your plan?
Planın bu muydu?
David : What's your plan for that ketch?
Bu yelkenli için planın ne?
So, you want to share your plan?
Demek planını paylaşmak istiyorsun.
Lawless thuggery, is that your plan?
Eşkıyalık yapacaksın, bu mu plânın?
What's your plan?
- Planın ne?
Now that I knew your plan, it was simple to disrupt.
Planını bildiğim için bozmak çok zor olmadı.
Alright Wexler, let's hear more about your plan to get past this impenetrable door.
Pekâlâ Wexler, şu girilemeyen kapıya nasıl gireceğinle ilgili planını duyalım bakalım.
... if it isn't your word, isn't a part of your plan for your servants.
Senin sözlerin olmasaydı... Kulların için planının bir parçası olmasaydı...
Your plans disgust me.
Planın beni iğrendiriyor.
I hope this was not your plan B.
Umarım B planın bu değildi.
We take it Asgard didn't work. What's your plan B?
Onu Asgard'a götürdük işe yaramadı.
Your plan B is a Manhattan brownstone?
B planın bir Manhattan kahverengi kumtaşı mı?
So far, I'm not that into your plan B.
Şimdiye kadar B planını pek tutmadım.
This was your plan all along.
Bu baştan beri senin planındı.
We're just curious to what your plan is.
Sadece planınız hakkında meraklandık.
Hey, man, what's your plans?
Planın ne peki?
Wondering if it'll ever work. Well, your-your plan is just a theory.
Plan dediğin henüz bir teori.
What-what is your plan here, that I'm gonna slip and knock myself unconscious?
Planın ne? Ayağım kayıp düşecek ve bayılacak mıyım?
After I screwed up your plans, you needed to prove you were smarter than me.
Planını mahvettiğim günden beri benden daha akıllı olduğunu kanıtlamaya ihtiyacın var.
Were they a part of your plan... Camille, Linus and Cameron?
Camille, Linus ve Cameron planının parçası mıydı?
We have figured out your plan, Vijay.
Senin yaptığın planı çözdük, Vijay.
Why are you telling me your plan to not make Lana jealous?
Lana'yı kıskandırmamakla ilgili planını neden bana anlatıyorsun?
First of all, your plan was way too complicated.
Öncelikle, planın fazla karmaşıktı.
That's your plan "b," to let this place eat you?
B planın bu muydu? Bu yerin seni yemesine izin vermek mi?
Why didn't you tell me your plan was to kill Shakespeare?
Planının Shakespeare'i öldürmek olduğunu bana neden söylemedin?
What's your plan?
Planın ne?
What's your brilliant plan?
Müthiş planın nedir?
Yes, well, thank you both for your help, but I had a perfectly feasible escape plan.
Evet, ikinize de yardımlarınız için teşekkür ederim. Ama uygulanabilir bir kaçış plânım vardı zaten.
So I'm gonna go get your birth plan and then summon your wizard.
Gidip doğum planınızı alacağım ve sonra sihirbazınızı çağıracağım.
I have familiarized myself with the soothing section of your birth plan, and I will now speak in a low, calming, Barry White voice.
Doğum planındaki yatıştırıcı kısma bizzat aşina oldum ve alçak sesle konuşacağım, sakin, Barry White ses tonuyla.
- What's your plan?
Planın ne?
So here's the skinny. We're gonna get in a fight, and I'm gonna dunk your head
Bak plan şöyle, kavga edeceğiz seninle ve ben kadanı...
We plan on getting drunk, and I don't want your bad attitude ruining it.
Biz sarhoş olmayı planlıyouz ve kötü davranışlarının bunu mahvetmesini istemiyorum.
And then you infected me with your stupid... with Shepherd and her plan and your stupid hope.
Sonra sen gelip bana aptal Shephard'ı verdin ve saçma sapan bir umut fikri aşıladın.
When Eva found out that Cole was sleeping with your wife, she came to you with a plan.
Eva, Cole'un sizin karınızla yattığını öğrenince size bir planla geldi.
If you can tell me the details of your current plan, I can work out a deal right now.
Eğer şu anki planının detaylarını anlatırsan şimdi bir anlaşma ayarlayabilirim.
I didn't plan to eavesdrop on your conversation...
Konuşmanızı dinlemek istemezdim...
How do we know this wasn't always part of your secret alien plan?
Bütün bunların senin gizli uzaylı planının bir parçası olmadığını nereden bileceğiz?
- Did you know what your son was planning?
- Oğlunuzun planından haberiniz var mıydı?
Well, I don't need to say it out loud to know it's stupid, so your whole trick backfired. - No. - Now, if you'll excuse me,
Ne kadar saçma olduğunu anlamam için sesli söylememe gerek yok bütün planın geri tepti.
And if I were to let you go, send you back to the Ramseys, what would your game plan be then?
Peki sizi bırakıp Ramsey'lere geri dönmenize izin verirsem planınız tam olarak ne olacak?
And then you stumbled into the immunes, and they told you that it was all meant to be and that you were chosen and your children were not and that all of this was destiny.
Sonra da bağışıkların sözlerine aldandınız. Her şeyin bir plan olduğunu ve seçilmiş kişiler olduğunuzu çocuklarınızın ise seçilmediğini, her şeyin kader olduğunu söylediler.
Would you like to review your health-plan options?
Sağlık planı opsiyonlarını gözden geçirmek ister misin?
- It's your responsibility to research a company you plan to work for.
- çalışmayı düşündüğün şirketi araştırmak senin sorumluluğunda olan birşey.
That's your plan?
Planın bu mu?
Brother, I think you're giving your handlers too much credit.
Nişancının yedek bir planı olabilir. Yedek plan olsa amirlerim bana söylerdi.
Your dad's laid it out in very simple terms, laid it out very nicely.
Babanız çok basit kurallarla çok basit bir plan yaptı.
We found this stolen press pass at your apartment Along with a floor plan of the ballroom.
Bu çalıntı basın kartını, balo salonunun planları ile birlikte dairenizde bulduk.
And eric chambers was the patsy. A plan which happened to raise your husband's profile On the national stage, as we just saw.
Bu plan gördüğümüz gibi kocanızın ulusal anlamda yükselmesini sağladı.
So you came up with a plan That would eliminate your problem And win your boss the sympathy of a nation - -
Sen de sorununu ortadan kaldıracak bu sırada da patronuna ülke çapında sempati kazandıracak bir plan yaptın.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]