English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Türkçe → İngilizce / [ B ] / Babam bana

Babam bana Çeviri İngilizce

4,511 parallel translation
Babam bana kampanyan için büyük bir bağış fırsatını geri teptiğini ve üzgün olduğunu söyledi. O yüzden yemek hakkında canını sıkmamalıyım.
Dad told me that you passed up on a big campaign donation, and you're really upset, so I shouldn't bug you about dinner.
Babam bana söyleme dedi gördüğümüz şey, herkes.
My dad told me not to tell anyone what we saw.
Babam bana hamile olduğunu söyledi.
My dad told me he's pregnant.
Babam bana her zaman işin olmayan şeylere karışırsan bu kendi sonunu hazırlamak olur derdi.
My father always told me that to stick your neck in was to see your neck cut.
Babam bana Anton adını verdi çünkü anlamı "paha biçilmez" demek.
My father named me Anton because it means "invaluable."
Fakat babam bana inandı. "Kızım bu tarz bir şeyi asla yapmaz" dedi.
But my dad believed me and said my daughter would never do such thing
Babam bana zarar gelmesine asla izin vermez.
Our father would never let any harm come to me.
Babam bana, sana yaptığı muamelenin daha kötüsünü yapıyor.
My father is treating me even worse than you.
- Babam bana bu konuda bir şey demedi.
- My dad didn't say anything to me.
Babam bana hep "Çocuğun olunca tavsiyenden çok yaptıklarını örnek alacak" derdi.
My father always used to say to me : "When you have a child he will follow your example more than your advice."
Benim babam bana gücümden korkmamayı öğretti.
Mine taught me not to fear my power.
Babam bana tokat attı.
Father slapped me.
babam bana bir iş verecek verecek, aynı seninki gibi.
My daddy will just give me a job, just like yours did for you.
Babam bana - ba...
My dad... did...
Yetişkin biriyken, öz babam bana çocukmuşum gibi davrandı. Şimdi de başkanlık görevimi zar zor elimde tuttuğum halde bunu mu yapıyorsunuz? Sana defalarca kez söyledim.
I'm young, my own father treats me like a child, and I'm just barely holding onto the position as President.
Ben ufak bir çocukken, babam bana... bir model araba alıp bir hikaye anlattı.
When I was a little boy, my father bought me a model car and told me a story.
Babam bana bu güzel el oyması ayıyı ve tikiyi verdi.
Dad gave me this bear carved by hand and this tiki.
Bana babamı hatırlatmıştı.
It reminded me of my father.
Bunu bana babam öğretmişti.
It's something my father taught me, you know?
Neden geri teptiğini anlamıyorum ama babam bu yaptığının çok hoş olduğunu söyledi bana.
- I don't understand why you would pass up on money, but he said that it's really cool that you did.
Babamın beni çiftlikten çıkarıp bana kendi evcil hindimin kafasını kestirdiği yıl mı? Evet.
Was that the year that father took me out to the farm and made me behead my pet Turkey?
Babam da bana ilk av gezimize çıktığımızda içirmişti.
My daddy let me try it on my first hunting trip.
Bana saldıran adam, babamı mı arıyordu?
So, the guy that attacked me was looking for my father?
Bana babamın arkadaşını hatırlatıyorsun.
You remind me of my dad's friends.
Bana babamın baktığı şekilde yatırımmışım gibi, acaba başarısız olacak mıyım yoksa, karşılığını verecek miyim diye merak ederek baktılar
They looked at me The way my father looks at an investment, Wondering if I'll fail, or pay off.
Bunlardan biri babam, ona soramam çünkü muhtemelen ikinizi de öldürür veya belki de sadece bana. ibret olsun diye üçümüzü öldürür.
One of those people is my father, and I can't ask him because he'd probably kill both of you, or maybe even all three of us to teach me some kind of sick lesson.
Arkadaşım üzerinde zor bir karar vermem gerektiği zamanlarda bana babamın söylediği bir şey söylemiştiniz.
When I had a hard time over my friend... you told me something that my dad used to say.
Nihayet dolaptan çıktım ve babam küçümseyerek bana bakıyordu.
So, I finally get out of the closet, and there's dad looking down at me.
Silahlar hakkında fazla bilgim yok, ama babam küçük çapta avlanırdı, ve bana anlattığına göre ateşli silahın performansını etkileyen başka faktörler de varmış.
I don't know much about guns, but, um, my daddy does hunt a little bit, and he told me that there are other factors that can contribute to a firearm's performance.
Çünkü tapusu sadece benim adımaydı, bana babam tarafından verildi, ona da burayı babası vermiş.
Because the deed is solely in my name, given to me by my father, whose father gave it to him.
Bak, sana şu öğüdü vereceğim babamın da bana verdiği gibi beni buraya ilk getirdiği zaman- - Metresinle evlenme.
Look, I'm gonna put this to you as my father put it to me when he first brought me here- - Do not marry your mistress.
Tabi, sen bana gerçek babamın kim olduğunu söyler misin?
Yeah, sure, can you tell me who my real father was?
Annem ve babam bir daha bana asla güvenmeyecek.
Mom and dad are never gonna trust me again.
Babam ziyaretime her gelişinde bana Put Gölünden bahsederdi.
Every time dad came to visit me, he would take to me about the Lake of Idols.
Babam söyledi bana.
Dad told me.
Anne tarafımın, baba tarafımın, dedemin, hatta boşanmış babamın karşısında sen bana nişan yüzüğü taktın.
Our relatives, grandparents. Even my divorced father was there. You and I exchanged engagement rings there.
O babamın adıydı. O yüzden neden bana Korkunç Glenn demiyorsunuz?
That's my dad's name, so why don't you just call me scary Glenn, yeah?
Bana babamın hainler tarafından öldürüldüğünü söyledin.
You told me my father was killed by traitors.
Ben çocukken babam beni dizlerine oturtur ve bana hikâyeler anlatırdı.
When I was a lad, my father's father used to sit me on his knee and tell me stories.
Paul ve Laura size şu tavsiyeyi veriyorum Babam da bana aynısını söylemişti.
HE CLEARS THROAT... Paul and Laura, I'll give you this piece of advice that my father gave to me.
Değil İsmail abi, rahmetlik babam mezarından kalksa gelse "Hakkımı helal etmem sana." dese, gene giydiremez o gelinliği bana.
Forget Ýsmail Abi, if my own dad rose from the dead... And refused me his blessing, he still couldn't me in that dress.
Bu işi bana babam verivermedi.
He did not just give me this job.
Bunu bana öğretecek bir babam olmadı.
Well, I never had a father to teach me.
Babam o gün bana çok değerli bir şey öğretti.
My father taught me a very valuable lesson that day.
Babam yarım karşısında beni sinek etmedi dünya, bana kişinin uyku beklemek için.
My father didn't fly me halfway across the world, for me to wait one's sleep.
Babam hakkındaki gerçekleri neden daha önce söylemedin bana?
Why didn't you tell me about my father sooner?
Bana babamı hatırlatıyorsun.
You remind me of my father.
Senden biraz daha gençken babam vermişti bana bunu.
My dad gave me when I was a little younger than you.
Babam ölmeden önce bana üç nasihat verdi.
Now, before my daddy passed... He told me three things :
Babam hep dükkanın bana geçmesini planladı.
Dad always intended for the store to go to me.
Babam küçükken bana J derdi.
Dad, when I was little, he used to call me J.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]