English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Can i come

Can i come translate Turkish

12,553 parallel translation
Can I come out from under the blanket now?
Şimdi battaniyenin dışına çıkabilir miyim?
Can I come in?
İçeri gelebilir miyim?
Can I come?
Ben de gelebilir miyim?
Can I come up?
Yukarı gelebilir miyim?
Now, can I come in, or do I have to go scare up a warrant?
Şimdi, içeri girebilir miyim, yoksa bir emir çıkartıp korkarım mı?
- Can I come swim in it?
Gelip içinde yüzebilir miyim?
Can I come in?
Girebilir miyim?
Come close so I can present you your giant check.
Yaklaşın ki size dev çekinizi takdim edebileyim.
Naz, I will come to New York and we can discuss everything in detail.
Naz, New York'a geleceğim. Her şeyi detaylıca konuşabiliriz.
I think we can come to some sort of accommodation on your, um... headquarters.
Sanırım senin şey konusunda bir şeyler ayarlayacağız karargâhın.
Oh, come on. You can say I was right.
Hadi ama, haklı olduğumu söyleyebilirsin.
I'll-I'll come see you when I can.
Bir şey öğrenince haber vereceğim.
♪ I know songs like this can come off weird ♪
Biliyorum böyle şarkılar garip olabilir
So, yes, I believe that we can come up with a fair and equitable arrangement without involving a judge.
O yüzden birlikte ortak bir noktada anlaşabileceğimiz düşündüm.
Come and warm yourself by the fire, see if I can't find you a drop of something.
Gel ve ateşin yanında biraz ısın ben de sana bir şeyler bulayım.
I mean, come on, the real world can't be that bad, right?
Gerçek dünya o kadar da kötü olamaz değil mi?
You can stay with me, or I'll find you a place... but if you don't, you can't come back here.
Benimle kalabilirsin ya da sana bir yer bulurum. Ama eğer yapmazsan, buraya tekrar gelemezsin.
- I can come out now?
- Artık çıkabilir miyim?
Well, I mean, it can't come as a total surprise, right?
Yani bu tam da sürpriz sayılmaz, haksız mıyım?
I think the best thing that you can do is go back there, take as much time as you need, get healthy, and then, you know, when you come out for good, then we can discuss our arrangement here.
Bence yapacağın en iyişey.. .. oraya dönüp sağlıklı olmak için.. .. ne kadar kalman gerekiyorsa kalman.
Look, I can tell him not to come here... I'm sorry.
- Buraya gelmemesini söyleyebilirim- -
Since today the sect leader has come in person, how can I not come to wait in welcome?
Cemaat lideri ta buralara geldiğine göre bizzat benim karşılamam gerekmez mi?
Can Hailey and I come?
Hailey'de benimle gelebilir mi?
I'll have the decks cleaned and the captain can come back on board the ship and stand on the poop deck.
Kaptan gemiye geri dönecek ve kaldığı yerden yola devam edecek.
I can come back another time if you think Einar would prefer it.
Eğer Einar da uyarsa başka zamanda uğrayabilirim.
Come on, you know I can't do that, sir.
Hadi ama, bunu yapamayacağımı biliyorsunuz efendim.
I can. Come on!
Yapabilirim!
You see, if I've done my best I can come last and be happier.
Elimden geleni yapsaydım sonuncu da olsam daha mutlu olurdum.
I'll come back as soon as I can.
En yakın zamanda döneceğim.
Can I truly not persuade you to come?
Seni gerçekten gelmeye ikna edebilir miyim?
I'm so glad they can come up here and do all the things I took for granted.
Çıkıp gelseler çok mutlu olur ve önemsemediğim bütün şeyleri yapardım.
You're, I guess, done with whatever you've been doing, with whoever you've been doing, and you can come running back to me?
Sanırım artık kiminle neler yapıyorsan, artık bıktın. Ve bana geri mi dönmek istiyorsun?
Come hear. Can I tell you something?
Sana bir sır vereyim mi?
Let me take you to the hospital, or I don't know, come inside, so I can...
Hastaneye götürelim seni,... ya da içeri gel, ben...
I was going to come and find you to say hello, but you know how live TV can be, so chaotic.
Seni bulup merhaba diyecektim ama canlı yayınları bilirsin, hep karmaşa çıkar.
- I can't come clean to Katie Couric.
- Katie Couric'e itiraf edemem.
Bobby's inside cooking us a little late-night snack, and so I thought I would come out and see how you are.
Vay canına, tebrikler, harika. Evet, Bobby içeride bize gece atıştırması hazırlıyor ve ben de çıkıp senin nasıl olduğunu göreyim dedim.
I'm sorry. I didn't come here to break your balls.
Özür dilerim, canını sıkmak için gelmedim.
Come on. I can't unsee what I just saw.
- Bu gördüklerimi asla unutamayacağım.
And I'll come and visit as often as I can.
Ve gelip elimden geldiğince sık ziyaret edeceğim.
Put a smile on blast that's the Troll life And I'm here to help you through it come on, Smidge, I know you can do it
Yüzüne bir gülümseme patlat, işte bu Trol hayatı ve bunu yapmana yardım edeceğim, hadi küçücük, yapabileceğini biliyorum
Now, I can't ask him his age, but come on... How many years does he have before he calls it a day?
Adama yaşını sormadım, ama bir düşünsene emekli olana kadar kaç yıl daha çalışır ki?
What can I do for you to come back to work?
Geri dönmeniz için ne yapabilirim?
And I can come visit you anytime I like.
Dilediğim zaman gelip seni ziyaret edebileceğim.
Come on, you can see I'm in a mess here.
Hadi, bir karmaşa içindeyim, görüyorsun.
You should come to the summer dump party. Yeah, and I know how important it is for you to feel special... So, you can be my honored guests.
\ Summer dump partisine gelmelisin. \ özel hissetmenin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum... onur konuğum olabilirsin.
Yeah, I can't see grainey, so... You need to come back now.
Şey, Grainey'yi göremiyorum, hemen geri dönsen iyi olur.
I don't understand how you can come up here... every day.
Nasıl yapabileceğinizi anlamıyorum Buraya gel... her gün.
I can't not be here if they come back.
Geri dönerlerse burada olamam.
I can only assume that if you've come into contact with him, it was either during a crime, or in an establishment populated by rough characters.
Sadece şunu varsayabilirim ki Eğer onunla temas kurduysan, bu bir suç işlerken oldu, veya işyerinde kaba tipler tarafından dolduruşa geldin.
No, what I would like is for Mr Philips to come back when it hasn't been raining for a few days and the two of us can get up on that roof and see what's what.
Hayır, Bay Philips'in yağmursuz birkaç gün geçtikten sonra buraya gelmesini istiyorum. İkimiz de şu tavan arasını düzenleyip ne olduğuna bakabiliriz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]