English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I know you

I know you translate Turkish

405,044 parallel translation
I know you can do it!
Yapabileceğini biliyorum!
I know you can do it.
Yapabileceğini biliyorum.
- I know you can do it.
- Yapabileceğini biliyorum.
Look, Cassandra, I know you don't like me for rapunzel- - oh, that's not true.
Bak, Cassandra beni Rapunzel'e uygun görmediğini biliyorum...
Look, I know you're angry, but can't you see?
Bak, kızdığını biliyorum ama baksana.
You know I am.
Anladığımı biliyorsun.
You know, for what it's worth, I'm good with mess.
Aman, altüst olmam benim için hiç sorun değil.
I don't know what I can possibly tell you that I haven't already.
Size zaten söylediklerim dışında başka ne söyleyebileceğimi bilmiyorum.
Well, we were just wondering... and I know we've asked before... but we still wonder whether it's possible that either you left the key in the ignition...
Merak ettiğimiz bir şey var... Daha önce bunu sorduğumuzun farkındayız ama hâlâ merak ediyoruz. Acaba anahtarı kontakta unutmuş olmanız...
I just thought, you know...
Düşündüm de...
Alright, well, I mean, if you need me, you know...
Tamam, bana ihtiyacı olursa...
You, You wanna know what I'm working on?
Sen... Ne üzeride çalıştığımı öğrenmek istiyordun.
Not everything, but... you know, depending on what I program it to.
Her şeyi değil ama yapması için programladığım şeyleri.
I do not know who this killer is, but... I caution you.
Katilin kim olduğunu bilmiyorum, ama sizi uyarmalıyım.
You know, I have to admit that when I saw those footprints, even I started to believe a little bit.
Dürüst olacağım, o ayak izlerini görünce ben bile biraz inanır gibi oldum.
Look. I'll tell you what I know, but first I need to find out something from you :
Bakın, bildiklerimi anlatacağım, ama önce sizden bir şeyi öğrenmem gerek.
I don't know what you're talking about, and I don't have time for this nonsense.
Neden bahsettiğini bilmiyorum, ve boş laflara ayıracak vaktim yok.
I just wanted you to know when I destroy Rittenhouse tonight... and I will... that also includes your grandfather,
Sadece bilmeni istiyorum ki, bu akşam Rittenhouse'u yok ettiğimde, ki edeceğim büyükbaban da aralarında olacak.
I don't know what you think you saw here, but I have a wife and son to get back to, so...
Burada gördüklerinizi ne sandınız bilmiyorum, ama karımın ve oğlumun yanına dönmem gerek.
You know, since all this started, I have almost died... a lot.
Bütün bunlar başladığından beri kaç kez ölümden döndüm.
I know that you're not a bad man.
Kötü bir adam olmadığını biliyorum.
I know that you're hurting.
İncindiğini biliyorum.
I know that you don't want to kill a room full of people upstairs.
Yukarıdaki bir oda dolusu insanı öldürmek istemediğini de biliyorum.
You want to know if I did what you asked me to do?
İstediğin şeyi yapabildim mi öğrenmek ister misin?
I'll call you if I ever need a bossy know-it-all.
Eğer bilmiş biriyle konuşmak istersem seni ararım.
And I am gonna do everything that I can to save you, but time travel is super unpredictable, and I don't know if I'm gonna be able to, so I just want to tell you that I...
Ve seni kurtarabilmek için elimden gelen her şeyi yapacağım, ama zaman yolculuğunun sağı solu belli olmuyor, ve bunu yapabilir miyim bilmiyorum, bu yüzden sana şunu söylemek istedim...
Rapunzel : Now, I know what you're all thinking.
Ne söylediğinizi duyar gibiyim.
Okay, okay, i know what you're thinking.
Pekala, tamam. Ne düşündüğünü biliyorum.
Look, rapunzel, I know this Princess thing is new to you, but you've got to at least try to act the part.
Rapunzel, biliyorum, bu prenses olayları senin için çok yeni ama en azından denemelisin.
I know this is all new, but you'll adjust.
Her şey sana yabancı, farkındayım. Ama alışacaksın.
Now, I know what you're all thinking.
Aklınızdan geçenleri biliyorum.
You know, if you really wanted, I could get you in and out of here before anyone even knew that we were gone.
Aslında, kimsenin ruhu duymadan seni buradan çıkarıp geri getirebilirim.
Marquis and, you know, the female version of those, may I share a moment of history with you.
İşte kadın versiyonu her neyse ondan. Bu tarihi andan bir dakikanızı çalabilir miyim?
But I want you to know, i meant it.
Ama şunu bil ki söylediklerimde ciddiydim.
I finally have something, you know?
Ama artık hissediyorum, anlıyor musun?
You know? Yeah, checking the castle for intruders, keeping an eye on rapunzel, like I promised. Mm-hmm.
Hırsız var mı diye etrafı kolaçan etmek söz verdiğim gibi Rapunzel'e göz kulak olmak falan.
And between you and me, I think he's got something for you know who.
Ve aramızda kalsın ama bence birine abayı yakmış.
Just remember, no one can ever know I took you outside the walls of corona.
Sakın unutma... Seni Corona'dan çıkardığımı kimse bilmemeli.
I can hear you, you know?
Seni duyabiliyorum!
But whatever it is, i just want you to know you should never feel like you have to hide anything from me.
Konu her neyse, benden bir şey saklamak zorunda olmadığını bilmelisin.
Sweetheart, I know this new life is hard to get used to, and I'm sure that sometimes you wish
Tatlım, biliyorum bu hayata alışmak senin için zor. Ve bazen saçını rahat bırakmamı istediğinden eminim.
Until that burden is imposed on you, I'm asking that you trust me that I know how to keep danger as far away from you and this kingdom as is humanly possible.
Bu yük sana geçene kadar senden istediğim kötülükleri ailemizden ve krallığımızdan en insani şekilde uzak tutmaya çalıştığıma inanman.
I know it's a little early for a coronation gift but... I thought you might like to see it now.
Taç giyme hediyesi için biraz erken olduğunu biliyorum ama belki görmek istersin diye düşündüm.
[dolphin chattering] I know what you did!
Ne yaptığını biliyorum!
I know I'm not supposed to ask questions about your bedroom noises, but it sounded like you were fighting a dolphin in there.
Yatak odandan gelen gürültüleri sormayacaktım ama sanki bir yunusla kavga ediyordun.
You know, I once had a stepdad for a month- -
Bir aylığına üvey babam olmuştu...
You know I'm only hanging out with you because of a bet.
Bir iddia için seninle takılıyorum.
I don't know if you enjoy observational humor in the style of Seinfeld, but how come for every guy digging a hole, it takes five other guys watching him?
Seinfeld stili gözlemci mizahtan hoşlanır mısın, bilmiyorum ama kürek sallayan adamı izlemeye beş kişinin dizilmesine ne diyorsun?
You know I wasn't born with a silver spoon in my mouth.
Bildiğin gibi, ağzımda gümüş kaşıkla doğmuş değilim.
I'd also love to buy your shoes, you know, if you've ever worn them without socks.
Ayakkabılarını da alabilirim. Özellikle çorapsız giydiysen.
You know I don't care what you look like, right?
Görünüşün benim için önemsiz, biliyorsun.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]