English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ R ] / Roll over

Roll over translate Turkish

1,082 parallel translation
Now, roll over, turn over and flip-flop.
Şimdi yuvarlanın, baş aşağı dönün ve takla atın.
Roll over!
Açkarnını!
Roll over, Dinky!
Yat!
So you were gonna roll over on this dude and testify, huh?
Demek bu herifi devirmek için tanıklık yapacaktın ha?
Well, maybe Kovics figured her to roll over and sent one of his guys.
Pekala, belki Kovics öteceğini anladı ve bir adamını gönderdi.
Who cares about busting some small-fry bookie who's never gonna roll over?
Bizimle işbirliği yapmayacak çömez bir bahisçiyi enselemenin ne anlamı var?
Could you teach him to roll over and sit, too?
Ona yuvarlanmayı ve oturmayı da öğretebilir misin?
Leon ain't gonna roll over on Calderone.
Leon, Calderone'a karşı tanıklık yapmaz.
I didn't roll over on nobody!
Kimseyi ispiyonlamadım!
Nothing like having some guy roll over at sunup and whisper his ex-wife's name in your ear... to boost your self-image.
Adamın tekinin sabaha karşı yatakta eski karısının adını fısıldıyor olması... özgüvenime iyi geldi doğrusu.
That little boy woke up just in time to see the train roll over... just 50 feet -
O küçük çocuk tam zamanında uyanıp trenin yuvarlandığını gördü - Sadece 70 metre -
Hell, he's probably so scared right now, he'd roll over on his own grandmother.
Şu anda o kadar korkmuştur ki, büyükannesini satacak durumdadır.
I do roll over too.
Havaya tekmeler atıyorum.
That doesn't mean I'm gonna roll over and play informer.
Bunun için hemen yan çizip muhbirlik etmem gerekmez.
Wouldn't roll over on your partner, huh?
Ortağını ele veremezdin, değil mi?
Take your down payment and put it into CDs... or something else you can roll over every couple of months.
Taksitleri düşürüp artanı cebe koysanız... -... ya da birkaç ayda bir kredi uzatsanız.
Well, roll over, sweetheart.
Değiş artık, tatlım.
Now, I know that you're all upset at me, and you don't really understand why I'm doing this, but I will not roll over and die, and I will rest easy, because I sleep the sleep of the righteous.
Hepinizin bana kızdığını biliyorum ve bunu neden yaptığımı bilmediğinizi de biliyorum. Ama kalkıp da pek takmayacağım rahatıma bakacağım ve yatıp uyuyacağım. Çünkü, ben haklıların uykusunda uyuyorum.
We're not just going to roll over and give all this away.
Böyle boş boş durup buradaki herşeyimizi onlara bırakacak değiliz.
Roll over, Bill Shakespeare.
Kenara çekil Bill Shakespeare.
# Roll over on your back
# Sırt üstü yuvarlanmak
Roll over!
Yuvarlan!
But I'm not going to roll over and play dead.
Fakat işin peşini bırakmayacağım öyle hemen pes etmeyeceğim!
Just because you've decided we're through doesn't mean I'll roll over and die.
Kendi kendine ayrılık kararı almanı, öylece kabullenecek değilim.
I won't ask a customer to roll over so I can punch a goddamn clock.
Saatinde paydos edeceğiz diye müşteriden ayrılmasını isteyemem.
Snots, you roll over and let Uncle Clark scratch your belly.
Sümük, yere yat ve Clark Amca'nın karnını kaşımasına izin ver.
Roll over.
Yana kay.
I don't roll over for anybody, especially the feds, without a goddamn good explanation!
İyi bir açıklama duymadan kimseyle özellikle de federallerle asla anlaşmam!
You'll roll over him like a bulldozer.
Buldozer sanacak.
Because this year it suits them to roll over and play nice doggie?
Geçen yıl sırt üstü yatıp uslu köpeği oynadılar, diye mi?
Roll him over.
Çevirin.
I had a roll of Ektachrome in my pocket here over my heart...
Çünkü cebimde metal film kutuları vardı.
Right over here, I heard it roll up.
Sesini duydum.
Some kids snuck over the state line a year ago to see a rock'n'roll group.
Bir yıl önce birkaç çocuk bir gurubu izlemek için eyalet sınırını geçmiş.
Roll her over on her side.
Onu kenara yatırın.
I'm Steve LaBeau, and you're listening to 50,000 watts of rock and roll at tower of power over the City of Angels.
Ben Steve LaBeau ve siz Meleklerin Şehri'nde yükselen vericimizden 50,000 vatlık rock'n'roll dinliyorsunuz.
- Well, you roll that one over there.
- Pekâla, şuradakini soyar mısınız? - Neyini soyalım?
We can roll your notes over.
Kredi şartlarını yeniden ayarlayabiliriz.
Here, I-I'll help you. Roll him over.
Burası, yardım edeyim, Howard.
"'Cause that low-down dirty Waters is gonna roll all over you
" Çünkü şu aşağılık rezil Waters üzerinden geçecek
At least Izzy and Noogie did get us enough on Gold to roll him over... and force an introduction to Costelada.
En azından lzzy ve Noogie bize Gold'u taklaya getirecek kadar bilgi verdiler. Şimdi onu Costelada'ya ulaşmak için zorlayabiliriz.
Yeah. See, a croc will grab you, take you down to the bottom of the water, and roll you over and over and over till you stop kicking.
Timsah seni yakalayıp suyun dibine götürür ve sen çırpınmayı kesene kadar seni durmadan döndürür.
Lay down and let it roll all over you.
Yere bırak ve bırak tüm etrafında dönsün.
Sometimes I wanna roll a truck over his face, but he's still my father.
Bazen ona bir kamyon çarpmasını isterim, ama o hâlâ benim babam.
Yeah, roll her old bones over here and I'll dig up your daughter
Evet, siz onu buraya yollayın, ben de kızınızı bulayım.
- Roll it over the side.
- Suya yuvarla.
I guess we just roll it over till tonight.
Sanırım geceye kadar kapalı tutacağız.
- Roll him over, Hightower! - Aah!
Yuvarla şunu Hightower!
The papers over there are saying you could be the next king of rock and roll.
Oradaki gazeteler Rock'n Roll'un yeni kralı olabileceğini söylüyor.
Harry, let's roll her over.
Harry, onu çevirelim.
Can't move on the gambling bill until after the election. Then I say we push him right now. He don't play, we roll right over him.
Sana baktığımda tek görebildiğim kibrimin kurbanı olan başka bir potansiyeldi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]