English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Smart arse

Smart arse translate Turkish

38 parallel translation
All right, smart arse, why did he jack that job in.
Pekala akıllı g * t, neden bıraktı işi o zaman?
- Hey, it's the smart arse.
- Heey, ukala göt!
Wrong, that's what, you smart arse, short arse fuck.
Yanlış yoldasın, ukala göt!
How long have you been playing tennis for, smart arse?
Sen ne kadar zamandır tenis oynuyorsun akıllı bıdık?
- You little smart arse.
- Seni çok bilmiş ukala!
Smart arse.
Ukala dümbeleği.
Smart arse, give me your PIN number, now.
Zeki velet, PIN numaranı da ver bakalım.
Always the smart arse, even now when you're...
Her zaman kendini beğenmişliğin vardı. Bu yaşında bile...
Well, Adrian Mansfield, when I want your opinion, I'll ask for it, smart arse.
Adrian Mansfield, eğer fikrini istersem, sorarım, ukala.
Come on, smart arse.
Hadi, ukala.
Fine, they might know you did it, but knowing it and proving it are two different things, so that's why we got rid of the car, smart arse, cos it was evidence.
Senin yaptığını bilebilirler ama bunu kanıtlamak farklı bir şey. Arabadan bu yüzden kurtulduk, ukala. Çünkü o bir kanıttı.
Being a smart arse is just one of them.
Ukala biri olmam bir sebep mesela.
Martin, no-one likes a smart arse.
Martin, ukâlâ kişileri kimse sevmez.
He's supposed to be ultra bright, so, basically we need bait for a smart arse.
- Komikti. Ayrıca epey de akıllı ve ona göre bir yem yaratmalıyız.
'Smart arse! '
"Ukala herif!"
Smart arse, you are.
Akıllı bir herifsin.
No way some smart arse defence barrister's going to get to confuse a jury about cross-contamination of forensic evidence.
Bazı zeki savunma avukatları, jüriyi, adli kanıtların... kirletildiği iddiasıyla etkilemek istiyorlar.
Some smart man once said that on the most exalted throne we are seated on nothing but our own arse.
Akıllı adamın biri, en ihtişamlı tahta bile oturduğumuzda, sonuç olarak kendi kıçımızın üzerine otururuz, demiş.
Listen to me, smart-arse, when you're king of France you've got better things to do than go around all day remembering your bloody number.
Dinle beni ukala dümbeleği, insan Fransa Kralı olunca numarasını anımsamaktan daha önemli işleri oluyor.
He's a smart-arse.
Ukala herif.
Smart arse
Zeki şey.
Which smart-arse just laughed?
Az önce gülen uyanık piç kurusu kim?
You're a right wee fucking smart-arse, aren't you?
Sen götü boklu akıllı bıdığın tekisin, değil mi?
All right, smart-arse, what about you having an idea for once?
Pekala akıllı bıdık, bir kere de senin aklına bir fikir gelse nasıl olur?
Don't be a smart-arse.
- Bunu nasıl yapacağım? - Ukalalık yapma.
All right then, smart-arse, what about this?
Tamam o zaman, çok bilmiş. Buna ne dersin?
Smart-arse.
Zeki kıç.
- Oh, he's a right little smart-arse.
- Oh, o çok akıllıdır.
- Smart arse, aren't you?
Ukalasın değil mi?
Don't be a smart-arse, Glynn.
Bize ukalalık taslama Glynn.
Let's give "smart-arse" a wide berth.
O zaman "Çok bilmişlik" ten kaçınalım.
Hmm? Be even harder to be a smart-arse with no fucking tongue.
Dilin yokken de çokbilmişlik yap bakalım.
Don't be a smart-arse, Blake.
Ukalalık etme, Blake.
But that's not the end of the story smart-arse.
Ama bu hikayenin sonu değil ahmak.
Smart-arse savage!
Seni uyanık barbar!
- Kid's a total smart-arse.
Ne oldu peki? - Velet resmen zekâ küpü.
- Smart-arse.
- Seni çok bilmiş.
Lay off the smart-arse replies.
Ukala ukala cevap vermeyi kes.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]