English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / Then you can

Then you can translate Turkish

13,628 parallel translation
I'll give you a mark and then you can take Emma down to the cellar for the climax.
İşaretimle birlikte final için Emma'yı kilere götür.
- and then you can't get out.
-... ve işin içinden çıkamazsın.
First you're leaving, then you're not, then you are, then you can't.
Önce onu terk ediyor, sonra etmiyorsun, sürekli aynı şeyler.
When I'm pushing up the daisies, then you can have it.
Ölürsem senin olabilir.
- No? Then you can't keep me.
Oyleyse beni tutamazsın.
"Give it three months, then you can do all these things the rest of your life."
"Üç ayını ver, sonra hayatında ne istersen onu yaparsın." demeye çalışıyoruz.
Then you can get out of here, be his family. Don't bother about me!
Buradan git, onun ailesi ol ve benim hakkımda endişelenme!
If it doesn't work out, then you can just divorce him again.
Yürümezse, yine boşanırsınız.
Then you can go fuck yourself. Forced me out?
Beni def etmek mi?
If that is all I can offer you, then my men and I are dead before the sun rises tomorrow, because you know there is always a choice to be made, and you don't trust me at all.
Size sunabileceğim tek şey buysa, yarın güneş doğmadan ben ve adamlarım ölmüş oluruz, çünkü dışarda her zaman başka bir seçenek vardır, ve sen bana güvenmiyorsun.
Then suddenly he walks back through your door, tells you he can give you all of the things you want, tells you I'm your enemy, and, just like that, his love is sacred and mine is a inconvenient obstacle to your ambitions.
Sonra birden senin kapına gerisin geri geliyor sana istediğin herşeyi verebileceğini söylüyor benim senin düşmanın olduğumu söylüyor ve sadece onun sevgisinin kutsal benimkinin ise hırslarının önündeki uygunsuz bir engel olduğunu söylüyor.
One last kill, and then I can take you to your family.
- Son bir ölüm ardından seni ailene götürebilirim.
And then he's like, "Can't you put two fives together and just make ten?"
Sonra da o, "Birlikte iki beşli koysak ve on yapsak olmaz mı?" dedi.
Then maybe, hopefully, she can say something like, "Hey, you guys talking about'Empire'?"
Belki o da duyar ve'Hey, Empire hakkında mı konuşuyorsunuz?
Listen, why don't I, uh - why don't I phone over and then we can all go over for some drinks while you're in town?
Bakın, neden bunlar bitince telefonlaşıp ta buradan gitmeden önce beraber bir şeyler içmiyoruz?
Then you will be held on remand in hospital until arrangements can be made to transfer you to a secure psychiatric clinic where more tests can be done to determine the nature of your mental disability.'
O zaman akıl sağlığınızın durumunun anlaşılabilmesi için daha ileri testlerin yapılabileceği güvenli bir kliniğe sevkiniz ayarlanana kadar hastanede kalacaksınız.
You can't threaten to put up the rent one minute, then throw us out the next.
Birden bire kirayı arttırıpta sonra bizi dışarı atamazsın.
Well, it'll be done soon, you can hold off till then.
Birazdan pişecek, biraz sabredebilirsin.
Do you think you can hold out till then?
O zamana kadar dayanabileceğini düşünüyor musun?
Why don't you come over to my house and then we can all have a barbecue, me, you, and Jon? Cool.
Harika.
Till then, you can do your MBA, make some money and leave music alone.
Yüksek lisansını yapıp, para kazanabilirsin... ancak müziği bırak.
If I can't do it... then you have to be the stronger one
Eğer bunu yapamazsam... güçlü olan sen olmak zorundasın.
Meals will be left here at exactly those times and then I'm going to ring this bell twice, so you know you can retrieve them.
Yemekler tam o saatte buraya bırakılacak. Bu zili de iki defa çalacağım ki hazır olduğunu bilesin.
- Jake... Look, if you can't do the job, if you need some more time, - then bring someone else in here.
- Jake işi yapamayacaksan, biraz daha zamana ihtiyacın varsa buraya başka birini gönder.
- You know what, maybe some coffee, and then we can tell you a little bit more about the firm.
- Ne diyeceğim bence biraz kahve içelim, sonra da size firmadan biraz daha bahsederiz.
And as the play develops, when the Jew gets arrested as being a concentration camp commandant, he then has to play the meanest, most committed, most devoted Nazi officer you can imagine.
Oyun ilerledikçe, Yahudi, toplama kampı komutanı olarak tutuklandığı zaman aklınıza gelebilecek en acımasız, kendini adamış ve görevine bağlı Nazi subayını oynaması gerekiyordu.
Okay, if you've got such a problem with porn, then why can't you just masturbate to me?
Tamam, eğer porno ile bir sorunun varsa neden mastürbasyon yaparken beni kullanmıyorsun?
We'll probably have to kill one of you. That's just the way it is, but then we can start moving forward on business.
Muhtemelen aranızdan birini öldürmemiz gerekecek ; işler böyle ama sonrasında işimize bakmaya başlayabiliriz.
If you don't want to kill... or if you can't... then you have to get away from them.
Ama öldürmek istemiyorsan ya da öldüremiyorsan o hâlde onlardan uzaklaşman gerekir.
Madam If you can eat that monk by then you don't need the cycle anymore
3 gün içinde reenkarne olacaksınız hanımefendi eğer o zaman keşişi yerseniz, artık döngüye ihtiyacınız olmayacak
Then can you tell me where else I can go?
gideceğimi söylermisin?
Because of I get out of the Bronx and you find a way out too then we can be together forever.
Ben Bronx'tan çıkarsam ve sen de bir yolunu bulursan daima beraber olabiliriz.
Well, then can you just listen?
O halde sadece dinler misin?
Just make sure you know what you want and then make sure he can give it to you.
Ne istediğinden emin ol ve sonra sana onu verebileceğinden emin ol.
Look, maybe in a little while, if she can maintain some sort of equilibrium, and you both still feel the same way about each other, then who knows?
Belki biraz daha dengesini koruyabilirse ve hala birbirinize karşı aynı şeyleri hissederseniz, o zaman kim bilir?
If you can do that, then maybe you can be free.
Bunu başarabilirsen, o zaman belki özgür olabilirsin.
He says you can do exactly that- - activate hosts and then erase their memory, all without anyone knowing.
Bunu kesinlikle yapabileceğini, ev sahiplerini aktive edebileceğini ve sonra kimse fark etmeden hafızalarını silebileceğini söylüyor.
You can tell Barker to go fuck himself, so I can go to Flutterbeam and then watch these two assholes crash and burn trying to build out Pied Piper by themselves.
Barker'a söyle de siktirip gitsin. Ben de Flutterbeam'e gidip şuradaki denyoların Pied Piper'ı kurarken hezimete uğrayışlarını izleyeyim.
- Yes! And then can you take some hamburger cheese and melt it on top?
Üstüne biraz da hamburger peyniri eritebilir misin?
What you can't do is lie, and then expect not to be held accountable for it.
Yapamayacağın şey ise yalan söylemek,... sonra bundan sorumlu tutulmayı bekleme.
And then, after an indefinite number of dinner dates, assuming that no pregnant ex-girlfriends show up, and no one shoots at us, and if I don't catch you in any more lies, you can somehow manage all of that, then maybe, just maybe, I'll give you a reason to fuck with the lights on.
Ardından sayısız akşam yemeğinden sonra ortaya çıkmayan hamile bir eski sevgili ve kimsenin bize ateş etmediğini varsayarsak tabii bir de hiç yalanını yakalamadığımı düşünürsek bütün bunları bir şekilde başarabilirsen o zaman belki, ama sadece belki diyorum sana ışıklar açıkken seks yapabilme imkânı veririm.
And then if it doesn't work out then, you can marry him again.
Sonra o da yürümezse, yine evlenirsiniz.
Um, sometimes if it's a friend if it... it's someone you can trust and you can, you can trust me, then it's okay.
Bazen bir arkadaşına sırrını açarsan güvenebileceğin birine sırrını açarsan sen de bana güvenirsen ve sorun kalmaz.
You guys, it's totally okay. We can just go in there and then ask them.
Tamamiyle sorun değil, Oraya gidebilir ve sorabiliriz.
You can just sleep on that couch and then Alex and I can take that couch, right?
Sen şu kanepe de uyursun ve Alex ve ben de o kanepe de, olur mu?
I will hurt myself, then you will hurt yourself with money.
Ben canımı yakacağım adından siz de paranıza kıyacaksınız.
Then I will donate the 100, and you can begin your renovations.
Akabinde 100 milyon bağışlayacağım, böylece siz de restorasyonunuza başlayabileceksiniz.
Then if you want to quit, you can.
Sonrasında bırakmak istersen tercih senin.
How about I fix you something to eat and then we can uh... we can just talk about it calmly, you know?
Ben sana yiyecek bir şeyler ayarlasam da masada sakin bir şekilde bu olayı konuşsak, olmaz mı?
Basically, it's like, if people don't know you're connected... then they can't figure out the crimes you do for each other.
Ana konusu şu ki, aranda ilişki olduğu bilinmezse birbiriniz için işlediğiniz suçlar çözülemez.
I beat the shit out of you then.
O zaman canına okurdum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]