English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ Y ] / You or me

You or me translate Turkish

22,578 parallel translation
Bill, Bill, Bill... it's you or me, but he's got to go.
Bill, Bill, Bill... Sen ya da ben, ama Wes gitmeli.
This isn't about you or me or her.
Bu iş sen, ben ya da onunla ilgili değil.
Whatever you do or say or present to me on this visit shall not alter my critical analysis of this band, you understand, so I will eat this sandwich if we have an agreement that there's no implicit quid pro quo.
Ne söylersen söyle, ya da ne yaparsan yap, grup hakkındaki eleştirel analizimi değişmeyecek. Anlıyorsun, öyleyse, eğer bu konuda anlaştıysak, bu sandviçi yiyeceğim. Eğer üstü kapalı olarak bir şey ima etmiyorsan.
But because of this fucking coffee... in short, we are living in an age of spectacle, not music, and everything you're looking at is dead or dying, because, baby, if you even have to ask me that question,
Ama bu mükemmel kahve yüzünden... Kısaca, müzik değil, bir gösteriş çağında yaşıyoruz. Ve bakmakta olduğun her şey ya ölü, ya da ölüyor.
I didn't come tonight, because I thought you were gonna pick me up or send a car or something. "
Bu gece gelmedim, çünkü beni alacağını, ya da birilerini göndereceğini sanmıştım. "
Now, do you want to wait for me or...
Şimdi, beni burada beklemek mi istersin, yoksa...
- Or should I... you want me to get you a room key?
- Yoksa ben oda anahtarımı ister misin?
Now did you or did you not vow to deliver me the witch?
Beni cadıya teslim etmeye yemin ettin mi etmedin mi?
Whether you're happy for me or not.
Mutlu olsanızda olmasanızda.
Somebody pinch me. Or should I pinch you?
biri beni çimciklesin ya da ben seni çimcikleyim?
You talking to her or me?
Onunla mı konuşuyorsun yoksa benle mi?
You better help me find my Wind Fire Wheels, or I'll pull your spinal cord.
Rüzgar Ateş Jantlarım bulmama yardım edersen iyi olur, Yoksa omurga çekeceğim.
So you're going to give me root access, and tell me everything I need to know or my last seconds on Earth will be spent blowing your head off.
Yani şimdi bana yönetici erişimi vereceksin ve bilmem gereken her şeyi. Yoksa dünyadaki son anlarımı kafanı uçurmaya harcarım.
You can keep being a Debbie Downer, or you can do a locator spell and help me find Rayna.
Bir debbie downer olmaya devam edebilir, Ya a bulucu büyü yapabilirsiniz. Ve bana Rayna'yı bulmanıza yardımcı olur.
So if you don't mind taking me to the airport or a train station or... even this bus stop pulling up here, yeah, if you want to pull over...
Böylece Havaalanına beni alarak sakıncası yoksa. Bir tren istasyonu ya da ya. Hatta bu otobüs, evet, burada yukarı çekerek durdurmak
If coming between me and my work every day for the last 12 months, if being unable to forget your voice or the way you turn your head or the lights in your hair, if wanting to hear that you're married
Eğer son 12 ay boyunca her gün.. .. işimle arama girmeniz.. .. sesinizi unutamamak,
You will never again set foot in my house, nor approach me, or my family.
Bir daha evime ayak basmayacaksın bana veya aileme yaklaşmayacaksın.
Seems to me that having a husband's a little bit like goin'to church - you either believe in something or you don't.
Bana göre bir kocaya sahip olmak, kiliseye gitmeye benziyor. Bir şeye ya inanırsın ya da inanmazsın.
But when you see me not smiling, you mustn't think I'm sad or displeased with you, only that I'm trying to spare my face.
Fakat, gülümsemediğimi gördüğünde üzgün olduğumu ya da sana kırgın olduğumu düşünmemelisin. Sadece yüzümü korumaya çalışıyorum.
Well, wish't or no,'tis my orders we go by, so you'll kindly oblige me by keeping where I can see you.
İsteyin ya da istemeyin, benim emirlerimi uygulayacağız. Bu yüzden, sizi görebileceğim bir yerde durarak bana iyilikte bulunun.
If that doesn't work for you or... or if you're looking for some way to shut me out, that's your loss.
Senin için bir önemi yoksa ya da benden kurtulmaya çalışıyorsan senin kaybın olur.
You know, if you want to be sad or upset in front of me, I can take it.
Kızgın ya da üzgün olmak istiyorsan benim için sorun yok.
Then your husband, he takes his monthly trip to Tokyo and you suddenly get your sushi on, so do me a favor and keep it down, or I'm gonna be forced to call Japan.
Kocan Tokyo'ya aylık tatiline çıktıktan sonra aniden sushini açıyorsun. Bana bir iyilik yap da biraz sessiz ol, beni Japonya'yı aramak zorunda bırakma.
So, are you going to give me those vitamins or what?
Ee, bana o vitaminleri verecek misin, vermeyecek misin?
Are you gonna help me or not?
Bana yardım edecek misin, etmeyecek misin?
Now for those of you who don't know me, which is... all of you... my name is Lacie Pound and, believe it or not, I am one of Naomi's oldest friends.
Şimdi, aranızdan beni tanımayanlar için ki bu hepiniz oluyorsunuz adım Lacie Pound ve ister inanın ister inanmayın, ben Naomi'nin en eski arkadaşlarından biriyim.
And you don't owe me anything, Horace... or Sylvi.
Sen de bana bir şey borçlu değilsin Horace, Slyvi de.
So you gonna give me a tongue lashing, or you want to figure out how we can get out of this jackpot?
Öyleyse beni fırçalamak mı istiyorsun yoksa bu durumdan nasıl kurtulacağımızı bulmak mı?
And like it or not, you redeemed me.
Ve hoşuna gitsin ya da gitmesin, sen, beni günahlarımdan arındırdın.
Who would you people have believed... me or him?
İnsanlar kime inanırdı? Bana mı, ona mı?
So, you're gonna tell me everything I want to know right now, or I'm moving on to run-away Brady and you can take your chances in court.
Ya bana bilmek istediğim her şeyi hemen şimdi anlatırsın ya da kaçak Brady'e geçerim ve sen de şansını mahkemede denersin.
Mr. And mrs. Lutz, you can either go with me Downtown right now, or we can find someplace nearby
Bay ve Bayan Lutz, ya hemen benimle merkeze gelirsiniz ya da yakınlarda özel olarak konuşabileceğimiz bir yer buluruz.
Uh, before you ask me, whether or not julio sanchez
Sen sormadan söyleyeyim.
Aren't you gonna ask for my insurance information or make me fill out some kind of medical form?
Sigorta bilgilerimi istemeyecek ya da bana bir tür sağlık formu doldurtmayacak mısınız?
If some client wants to see, uh, a demo... Or wants me to join in. Look, how detailed do you want me to get?
Ayda bir ya da iki kez olur da müşterinin teki bir şey görmek isterse... bir tanıtım veya benim de katılmamı isterse.
Would you like to buy me a drink here first, or do you want to go on up to your room?
Önce bana burada bir içki ısmarlamak ister miydin yoksa doğruca odana mı çıkmak istiyorsun?
Are you guys gonna save me or what?
- Beni kurtaracak mısınız, kurtarmayacak mısınız?
Look, bringing me here from county again after what happened to my father and my brother, if you guys are about to make an arrest or something, it's gonna look like I'm telling you stuff.
Babamla abime olanlardan sonra beni tekrar hapisten buraya getiriyorsunuz. Tutuklama falan yaparsanız size bilgi vermişim gibi görünecek.
- Are you trying to tell me something or doing a Jackson 5 song?
- Bana bir şey söylemeye mi çalışıyorsun yoksa Jackson 5 şarkısı mı söylüyorsun.
Are you sure it's me, or is it just another political ploy?
İstediğin ben miyim yoksa bu politik bir hamle mi?
Well, you more or less kicked me down the stairs.
Beni merdivenlerden neredeyse tekme tokat indirdin.
Well, would you like me to scream, "Lights out!" Or rattle a tin can against the windows or something?
"Işıklar kapansın!" diye bağırmamı ister misin yada cama ya da başka bir yere bir kutuyla vurayım mı?
You pushed me to beat the shit out of you so that you'd know I could take care of myself in here, now are you gonna let me do that, or are you gonna cut my legs out from under me?
Burada kendi başımın çaresine bakabileceğime inanmak için bana kendini zorla dövdürttün. Başımın çaresine bakmama izin verecek misin yoksa kendi kafana göre mi davranacaksın?
You want me to step inside? Or you want to come out here?
İçeri girmemi mi istersin yoksa sen mi dışarı çıkacaksın?
Or are you gonna tell me you didn't do that?
Yoksa öyle bir şey yapmadığını mı söyleyeceksin?
Trust me, he knows how to set up shell fronts and funnel things offshore to the Turks and Caymans or one of those other islands that you see on "60 Minutes,"
İnanın bana, nasıl kaçakçılık yapılacağını... çok iyi bilir o. Turks Caymans adalarına... ya da "60 dakika" programında izlediğimiz... federal yasaların geçerli olmadığı herhangi bir yere.
You remortgaged our house without asking or telling me.
Bana sormadan evimizi ikinci kez ipotek ettirmişsin.
Something on your mind or are you just trying to wow me with your new threads?
Kafanda bir şey mi var yoksa yeni giysilerinle beni etkilemeye mi çalışıyorsun?
Now, you're not as funny or as charming as me, but they say pets heal emotional wounds that people can't.
Benim kadar komik ya da etkileyici değilsin ama evil hayvanlar duygusal yaraları insanlardan daha iyi iyileştirir derler.
Are you just coming at me with problems or you got a solution?
Bana sadece sorunlarla mı geldin yoksa çözümün var mı?
Do you watch me sleep or shower or...?
Beni uyarken ya da duş alırken falan da izlemek ister misin?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]