English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ N ] / Never fear

Never fear traducir turco

551 traducción paralela
Oh, never fear. I'm not going.
Hiç korkma ben gitmiyorum.
She'll be all right on the streets, never fear.
Sokaklarda emniyette olacaktır, sakın korkma.
So in whatever you do you need never fear me.
Ne yaparsan yap benden korkmana hiç gerek yok.
Never fear. I'll guard you like my life lt's a pity the boat is so narrow
Korkmayın. Sizi hayatım pahasına koruyacağım. Ne yazık ki kayığımız biraz dar.
I'll protect myself, never fear.
Endişe etme, kendimi koruyacağım.
He'll be here, never fear.
Burada olacaktır, korkmayın.
Never fear.
Sakın korkma.
Never fear, those who do their duty will never go in want.
Asla korkma, görevini yapanlar her zaman istediklerini elde ederler.
You'll see it, never fear.
Göreceksiniz, merak etmeyin.
Never fear that.
Hiç korkmayın bundan.
Never fear.
hiç korkma.
You must never fear death.
Asla ölümden korkma!
Never fear.
Korkumuz yok.
And we'll be watching, never fear.
Ve biz gözetliyor olacağız, asla korkmadan.
My father, as nurse says did never fear,
Bakıcımın dediğine göre, babam korkusuz biriymiş.
My father, as nurse says, did never fear...
Babam korkusuz biriymiş...
- And never fear.
- Evet, iyi şanslar. Ve korkmayın.
Never fear.
Şüpheniz olmasın.
- Never fear.
- Asla korkma.
Never fear Octavian?
Octavian'dan hiç korkma mı?
Never fear.
Korkmayın.
I never fear.
Ben asla korkmam.
Never fear.
Korkma.
Never you fear, I'll be back for you, my fine bucko.
Sakın korkma, senin için geri döneceğim kuzucuğum.
- I fear he'll never stalk again.
- Korkarım bir daha hiç yürüyemeyecek.
Never in my life have I known cold fear... until that moment that I felt his hand on my shoulder.
Hayatımda bilmediğim soğuk bir korku... elini omuzuma koyduğu o ana dek hiç öyle bir duygu hissetmemiştim.
She'd never cut them for fear of hurting them.
Onları inciteceğini düşündüğü için hiç kesmezdi.
I never have any fear of drowning, have you?
Boğulmaktan hiç korkmam, ya siz?
You removed Benny's bulletproof vest so the police would never know that he'd been living in fear of his life.
Polis öldürülmekten korktuğunu düşünmesin diye Benny'nin kurşun geçirmez yeleğini çıkardın.
Never fear, my little one.
Hiç korkma küçüğüm.
She's never outgrown her fear of you.
Size karşı olan çocukluk korkusunu hiç atlatamadı.
I'll admit Janet put the notion in my head, but I never would have mentioned it, if it weren't that you seem to be carrying fear of discovery in your pocket.
İtiraf edeceğim ; Janet bu fikri kafama soktu, ama bundan hiç bahsetmezdim eğer sen cebindeki silahın keşfedileceği için bu kadar korkmasaydın.
We'd never been to the basement, for fear of seeing nature's horrors.
Doğanın dehşetini görmenin korkusundan, asla bodrumlara saklanmadık.
I might respect you, Ernest... I might admire your character... but I fear that I would never be able to give you... my undivided attention.
Sana saygı duyabilirdim Ernest, kişiliğine hayran olabilirdim, ama korkarım bütün ilgimi asla sana yöneltemezdim.
As I still fear his Excellency, whom I have never met.
Hala Ekselans korkusu var, bilmediğim halde.
You should know there is never anything to fear from two men.
Bilmelisin ki şu iki adamdan korkmak için hiçbir sebep yok.
Never fear.
Merak etmeyin.
You have an option on my next three books, but I fear I shall never write them.
Benim bundan sonraki kitaplarım üzerinde seçim hakkına sahipsiniz, fakat korkarım onları asla yazmayacağım.
We must all take a vow to keep our promise that sweethearts will never again be parted by war, that mothers may never again fear for their children that our brave fathers may not stealthily swallow their tears.
Sözümüzü tutacağımıza hepimiz yemin etmeliyiz ki sevgililer savaş yüzünden bir daha hiç ayrılmasın analar çocukları için bir daha korkuya hiç düşmesin cesur babalarımız gözyaşlarını içlerine akıtmasın.
Naturally, I never steal too much at a time for fear of losing my amateur standing.
Doğal olarak bir kerede çok fazla şey aşırmam, çünkü amatör durumumu yitireceğimdem korkarım.
Humanity need never want or fear again.
İnsanlık bir daha asla muhtaç veya korku dolu olmayacak.
You never wíll I fear
Senden korkmam asla.
Let us drink to my first day at Baskerville Hall... and to my firm belief... that the family curse is nothing but a legend... and that the hound of Hell will never again bring fear... to those on the moor at night.
Baskerville Konağı'ndaki ilk günüme içelim ve kati inancıma bu aile laneti denen şey efsaneden başka bir şey değildir ve Cehennem Köpeği gece bu çalılığa bir daha asla korku getirmeyecek.
I've never seen anyone so terrified... or so unable to release her fear tensions.
Bu kadar dehşete düşmüş birisini daha önce hiç görmedim veya korku gerilimini serbest bırakmayı olanaksız kılan birisini.
He rammed the fear of God into me so fast I never heard my old man's footsteps.
İçime tanrı korkusunu öyle hızlı soktu ki, benim ihtiyarın ayak seslerini duyamadım.
- Sergeant, I've been on the force 30 years, and I've never seen such fear on anyone's face as on this girl's.
- 30 yıldır teşkilattayım,... ve daha önce, bu kızın yüzündeki korku gibisini görmedim.
And never have we groveled in fear.
Ve asla korkuya yenik düşmedik.
The Baron often does things which may seem strange to you and me. But the death of the Baroness was a severe shock to him, one from which I fear he has never fully recovered.
Baron gizemli bir adam gibi görünebilir ama eşinin ölümü onda derin bir travma yarattı.
Forgive me, I fear my inexperienced methods will never meet with your approval.
Korkarım, benim acemi metodlarım, senin tarafından asla onaylanmayacak.
I had a secret fear that night would come and would never end.
Karanlık çöktüğü zaman,... bir daha hiç kalkmayacak zannederdim.
Never you fear
Sakın korkmayın

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]