English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / Thank you for that

Thank you for that tradutor Turco

3,192 parallel translation
Yeah, thank you for that...
Evet, bunun için teşekkür ederim...
Thank you for that.
- Aynen öyle. - Bunun için teşekkür ederim.
Thank you for that.
Bunun için teşekkür ederim.
Thank you for that!
Çok sağ ol be!
My nose is pressed up to the glass of life right now, and I want to thank you for that. I do. Because, you know, it reminded me never to let my guard down, not when something Mellie this way comes.
Şu anda burnumu hayatın camına yaslamış durumdayım ve beni bu duruma düşürdüğün için sana bir teşekkür borçluyum çünkü sayende Mellie'nin uğursuzluklarından biri bu yana gelirken gardımı indirmemem gerektiğini hatırlamış oldum.
So, thank you for that, Joe.
Bunun için teşekkürler, Joe.
And we thank you for that.
Bunun için sana minnettarız.
Thank you for that news.
Haber verdiğin için teşekkürler. Hoşça kal.
Max, thank you so much for having sex with that stranger.
Max, bir yabancı ile seviştiğin için sana çok teşekkür ederim.
Thank you for asking. That's good.
Sorduğun için teşekkürler.
Thank you for saying that.
Bunu söylediğin için teşekkürler.
Thank you for having me, and I've got a song that I would actually love to play.
Beni davet ettiğin için teşekkür ederim ve söylemek istediğim bir şarkı var.
Yes, well, you'll thank me for that once I tell you who she's working with.
Sana onun kiminle çalıştığını söylediğim zaman bunun için bana teşekkür edeceksin.
I just wanted to say that the company has a lot to thank you for and we will have to have a chat about how you see things.
Bu firmanın sana çok şey borçlu olduğunu ve senin fikirlerini de almak zorunda olduğumuzu bilmeni istedim.
Thank you for calling me that.
Bana öyle seslendiğin için teşekkürler.
That was not a cough. thank you for making me breakfast again, Mindy.
The Mindy Project - 01x18 - Danny'nin Arkadaşı Çeviri : kurabiyedim İyi seyirler.
Guess I have you to thank for that.
Bunun için sana teşekkür etmeliyim sanırım.
You can thank my TO for that.
Bunun için bana teşekkür edebilirsin.
She signed this for him a month later at the bar, and that is the only reason that I am standing here tonight, so thank you.
Bir ay sonra o kız barda bunu onun için imzaladı ve burada, karşınızda olmamın tek sebebi de budur. Teşekkür ederim.
Yeah, I should thank you for sinking that putt on the 18th in the Open.
- Evet, asıl ben teşekkür ederim. Topu Delik 18'e atmayı başardınız.
Tom, Eileen, Ivy, thank you for waiting patiently while I fixed something that was nearly broken.
Tom, Eileen, Ivy neredeyse tamamen bozuk bir şeyi düzeltirken sabırla beklediğiniz için teşekkür ederim.
Oh. And thank you for, uh, bringing - all that stuff.
Eşyaları getirdiğin için, teşekkürler.
And I want to say thank you for all that you do for me.
Yaptığın her şey için teşekkür etmek istiyorum sana.
Thank you for organising that, Mr Gillingham.
Yaptıklarınız için teşekkürler Bay Gillingham.
Thank you for saying that.
Bunu söylediğin için sağol.
Thank you for your input, April, but the ka-tumts requires that we follow a very specific syllabus.
Katkın için teşekkürler, April, ama ka-tumts'ın takip etmemiz gereken belli bir düzeni vardır.
Thank you so much for your kind invitation, Mr Harrison, but that will not be possible.
Çok kibar davetiniz için teşekkür ederim, Mr Harrison, fakat mümkün görünmüyor.
Thank you, but I cannot take credit for that.
Teşekkür ederim, ama bu konuda bütün övgüyü ben alamam.
I mean, that's why I was scared to... tell everybody that I was gay. I mean,'cause it... felt like I was coming out all over again. Thank you for keeping me honest.
Bu yüzden de gay olduğumu herkese söylemekten korktum.
No, the idea that I love, that I want to thank you for is pushing me to invite my mom to our wedding.
Hayır, sevdiğim ve onun için sana teşekkür ettiğim fikir evliliğimize annemi davet etmem için beni zorlamandı.
Thank you for the world so sweet, thank you for the food we eat. Thank you for the birds that sing, thank you, God, for everything.
Dünyanın bu kadar güzel olması için teşekkürler yediğimiz yiyecekler için teşekkürler öten kuşlar için teşekkürler her şey için teşekkürler Tanrım.
Um... I just... I wanted to say thank you for getting me back last night and for standing up for me to that wannabe rapist jock douche.
Beni dün gece eve bıraktığın için teşekkür etmek istemiştim.
That... that is for Julia Roberts, as a thank-you gift for being the sister of my favorite actor, Eric Roberts, so it's not...
O Julia Roberts için. En sevdiğim oyuncu Eric Roberts'ın kardeşi olduğu için bir teşekkür hediyesi. Yani sana değil.
I thank all of you for that
Hepinize teşekkür ederim.
Thank you so much for your kind invitation, Mr Harrison, but that will not be possible.
Bay Harrison, nazik davetiniz için çok teşekkür ederim, fakat bu mümkün değil.
Hey, you do not know me and believe me, I'd never do anything like that. I just wanted to thank you for noticing the flowers.
Merhaba beni tanımıyorsun ve inan bana hayatım boyunca böyle bir şey yapmadım ama sana teşekkür etmek istedim.
That's it for now, thank you See you next time
Şimdilik bu kadar, teşekkürler.
Everyone, I truly want to thank you for your support and remind you that, as far as casseroles go, we're good on pasta, but we could use some more dessert items.
Dostlar, desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Ve hatırlatırım ki ; elimizde güveç olduğu sürece makarnada sorun olmaz ama tatlı için birkaç eşya daha olsa fena olmazdı.
Thank you. Run that in for me?
Biz gelene dek beklet.
Thank you. Thanks for that.
Çok teşekkürler.
Thank you, Prime, for delivering the Allspark so that
Allspark'ı geri getirdiğin için teşekkür ederim Prime, böylelikle...
- Yeah, I should thank you for sinking that putt on the 18th in the open.
- Evet, asıl ben teşekkür ederim. Topu Delik 18'e atmayı başardınız.
I just wanted to thank you for bringing that deer back yesterday.
Dün o geyiği getirdiğiniz için size teşekkür etmek istemiştim.
In case Caroline didn't thank you for pulling her out of that hallucination earlier...
Bu akşam onu halüsinasyondan kurtardığın için Caroline sana teşekkür etmediyse ben edeyim. Teşekkürler.
Honestly, Stefan, I just wanted to thank you for sticking by me when I was at my worst, for believing that I was still in there.
Açıkçası Stefan, sadece sana teşekkür etmek istedim. En kötü hâlimdeyken bana destek olduğun, hâlâ bir parçamın kendinde olduğuna inandığın için.
Oh, thank you for saying that, that's so sweet...
Sağolun, çok incesiniz...
Thank you for bringing that.
Getirdiğin için teşekkür ederim.
Thank you, Shelby, for popping up and reminding me of that.
Ortaya atladığın ve bana bunu hatırlattığın için çok teşekkürler Shelby.
Well, thank you, Tess, for that lecture on appropriate parenting.
Uygun annelik dersin için teşekkür ederim Tess.
What? Is that how you thank us for backing you, blud?
- Sana arka çıkmamıza böyle mi teşekkür ediyorsun?
Oh, thank you for swapping'that.
Değiştirdiğin için sağ ol.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]