English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turco → Russo / [ B ] / Bir bakayım

Bir bakayım tradutor Russo

3,606 parallel translation
Dur bir bakayım.
- Дай я посмотрю.
Beni burada bekle. Ben bir bakayım.
Жди тут, я проверю.
- Bir bakayım.
Помолчи.
Bacaklarım uyuştu. Gidip uçuş ekibine bir bakayım.
Пойду разомну ноги и посмотрю как там дело
- Bir bakayım.
- Давайте посмотрим
Şimdi, size bir bakayım.
Теперь дайте вас рассмотреть.
Bir dakika, bir bakayım.
Подожди-ка, дай посмотреть.
Bir bakayım.
Дай посмотрю.
Önce neler oluyor bir bakayım.
Мне нужно сначала понять, где мы.
Bir bakayım.
ƒай-ка посмотреть...
Sadece bir bakayım dedim.
Просто хотела узнать как дела.
- Bir bakayım.
- Ну, покажи.
Hadi ama. Ver de bir bakayım.
Да ладно, дай посмотрю.
Tamam ver de bir bakayım.
- Ладно, хорошо.
Ne yapabilirim bir bakayım.
Сделаю, что смогу.
- Bir bakayım.
- Покажите мне.
Senin bükük sikine kan akışını sağlayabilir miyim bir bakayım...
Давай проверим, нальётся ли кровью твоя тонкая, изогнутая макаронина...
- Bir bakayım.
- Дай почитать.
- Ofiste ne var bir bakayım. - Teşekkür ederim.
- Гляну – может в офисе что-то есть.
- Dur bir bakayım.
Дай посмотреть.
Bir bakayım.
Покажи.
Dur sana bir bakayım. Dur senin tadını çıkarayım bir.
Ладно, дай-ка мне взглянуть на тебя, вобрать тебя, здоровяк.
Dur bir bakayım.
Дай-ка посмотрю.
Dur şuna bir bakayım.
Дай его сюда.
Gidip bir bakayım dedim ben de.
Я решила поехать взглянуть.
Bir dakika dur da sana bir bakayım.
Останься на минутку. Дай мне посмотреть на тебя.
- Peki bir bakayım. - Ne zaman?
Я постараюсь что-нибудь найти.
Bir bakayım.
Сейчас посмотрим.
Ben de uğrayıp gençler nasıl eğleniyorlarmış bir bakayım dedim.
Так что решил заскочить посмотреть, как детки веселятся.
- Bir bakayım.
Я проверю.
Bir bakayım.
Приложим.
Bir bakayım dedim.
Думал проверить.
Dur bir bakayım.
Так, посмотрим.
Ama bir bakayım.
Но давайте я посмотрю.
Bir bakayım.
Дайте взглянуть.
Ben bir Bev ile konuşayım ve istekli mi bakayım.
Я спрошу Бев, что она скажет.
Sırtında büyük bir delik aç bakayım.
Всади ему пулю в спину.
Ben gidip yardım edilecek bir şey var mı bakayım.
Схожу узнаю, не нужна ли помощь... да с чем угодно.
- Tamam, sana bir şeyler bakayım.
- Ладно, я поищу тебе что-нибудь.
Bir saniye, düğmeye bir daha bakayım.
Подожди, я только кнопку нажму.
- Gidip arabaya bakayım, yetişmemiz gereken bir uçak var.
Нужно выйти проверить машину. Мне еще на самолет.
Bir bakayım. Kırığı var...
Дай-ка посмотрю.
Şimdi, bir Alman aristokratın resmi selamını elinden geldiğince taklit et bakayım.
- Хорошо. А теперь продемонстрируй формальное приветствие немецкого джентльмена.
- Dur bir bakayım.
— Дай-ка взгляну.
Başkan Wei'ye ulaşabilecek misin bir bak bakayım.
Попробуй соединиться к президентом Веем.
Morgu arayıp bir duruma bakayım.
Дай мне позвонить в морг и выяснить.
- Bakayım bir.
- Дай посмотреть.
Gözünü ayırma. Ben bir tur atıp asayiş berkemal mi bakayım.
Приглядывай за ним, а я обойду здесь все, чтобы убедиться, что опасности нет.
Müfettiş Church'le biraz uğraşayım bakayım ilçede bir şey bulacak mıyız.
Ну что ж. Я собираюсь просить инспектора Черча взглянуть, не может ли он выяснить что-то о людях из графства.
Blake, otur sen lütfen. Ben oturma planına bir bakayım.
Пойду проверю рассадку гостей.
Bir dakika, bakayım.
Подождите, я проверю.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]