English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turco → Russo / [ B ] / Bir bak

Bir bak tradutor Russo

32,267 parallel translation
Yani bir erkekle arabada beş dakikadan fazla kalamazsın ama adama bir bak.
Вы не сможете просидеть в машине больше пяти минут вместе с ним, но посмотрите на него.
Şuna bir bak.
Ж : Ага.
Şuna bir bak ya.
Вы только посмотрите.
Bize yaptığı şey yanlış olabilir ama bu hırsın ona ne hale düşürdüğüne bir bak.
Может она и не правильно поступила с нами, но посмотри на что похожа ее жизнь.
- Vay, şuna bir bak.
Посмотри сюда.
Sen git müsait mi diye şu ambulans hizmetlerine bir bak.
Ладно, прозвони пока скорые, узнай, как они работают.
Bir bakıma bu kadar deli olman ne güzel.
Знаешь, ты прекрасен, даже когда несешь весь этот бред.
- Bir bakıma.
- В своем роде.
Bugün Cindy'nin önerdiği bir bakıcı tuttum. Ama Çarşamba günü için yığınla dadı görüşmesi ayarladım.
Сегодня я позвала няню, которую порекомендовала Синди, но на среду я позвала кучу нянечек на собеседование.
Bence 18 yaşına gelmeden bir bakıcı bulmalıyız.
Думаю, нужно найти ему няню, прежде чем ему исполнится 18.
- Başçavuş, şuna bir bak.
- Лейтенант, зацени.
Ve bir şey söylemeden önce... Tam zamanlı bir bakıcı arama işine girmeliyiz biliyorum ama Connie'nin kız kardeşinin bakıcı olduğunu ve iş aradığını öğrendim.
И, прежде, чем ты что-то скажешь, я знаю, нам нужно обдумать вопрос с няней на полный день, но я только что узнала, что сестра Конни - нянечка, и она как раз в поисках работы.
- Hayır. Bella yalnız kaldığında çok geriliyor ve iyi bir bakıcı bulmak ne kadar zor bilemezsiniz.
Белла очень нервничает, когда остается одна, и вы не представляете как сложно найти хорошую сиделку.
Parti yapmaya çalışıyorum, bir bakıma.
Пытаюсь вернуть все как было.
Şuna bir bakın.
Посмотрите на это.
Aynı şeyi yapmak için bizim ne kadar ileri gittiğimize bir bak.
Смотри, как далеко мы зашли ради того же.
Şu kana bir bak.
Посмотри на кровь.
Görevimizi düşündüğümüzde, böyle bir bakış açısına müsaade edemeyiz.
Учитывая нашу цель, мы не можем позволить себе подобную позицию.
Şuna bir bakın.
Что тут у нас.
Ama şu postalara da bir bak.
Но посмотри на всю эту почту.
Oğluna bak! Ona bir bak!
Смотрите!
Bir bakıma bugün hepimiz Gina Linetti'ydik.
В некотором роде все мы сегодня Джины Линетти.
Bak, bir kalıp c-4 iyi patlar ama kablolarla birleştirip hepsini aynı yönde patlatabilirsen bu bir binayı yıkmaya yeter, kardeşim.
Смотри... Брусок С4 может устроить хороший бум. А если связать несколько брусков вместе, так, чтобы взрывная волна шла во все стороны... и можно будет снести дом, братан.
Bakın Riggs'ten bir çağrı aldım...
Послушайте...
Bak, bunu senin tartışmaktan mutlu değilim, ama madem gündeme geldi, annenle kafam güzel olmadan seks yapmakta bir sorun görmüyorum.
Слушай, мне очень неудобно говорить с тобой об этом, но раз уж это вынесено на всеобщее обсуждение, я у меня нет проблем с сексом с твоей матерью без косячка
Bak, bunu analiz mi etmek istersin yoksa bunu iyi bir amaç için kullanmak mı?
Слушай, ты хочешь анализировать это, или воспользоваться?
Kötü bir baba olduğunu söylemiyorum, sadece düzgünce bakıldığından emin olmak istiyorum.
Я не говорю, что ты ужасный отец, Я просто хочу быть уверена, но он под контролем.
Bak, anlaşılan babası kızın gizli bir sevgilisi olduğuna inanmış durumda, o yüzden bir şey duymuş musun diye sana sormamı istedi.
Её отец уверен, что у неё есть парень, и он просил меня узнать у тебя, слышал ли ты что-нибудь про это.
Size inanıyorum ama oğlunuz kendi feragatnamesini imzalayana kadar ya da başka bir doktorun bakımına bırakılana kadar ne istediğini beklemek zorundasınız.
Я вам верю, но пока ваш сын сам не подпишет согласие, или пока его не переведут из реанимации, вам придется подождать.
Jim'le konuşup, Darius'u başka bir doktorun bakımına bırakmasını sağlayabilirim.
Как только Дариуса переведут из реанимации, я позвоню Джиму.
Bak, her hafta onu bir saatliğine oraya götürebilirim, böylece ne olmak istediğini anlayabilir.
- Послушай, я могу приводить его на час раз в неделю, и он будет видеть всех этих темнокожих мужчин, на которых сможет равняться.
Gördün mü bak, kulube bir de senin için çok iyi olacak sanıyordun.
А ты думала, что поездка в домик не будет похожа на ужастик.
Belki de olaya, yanlış bir açıdan, bakıyorsun.
Может, ты не с той стороны - на это смотришь.
Onunla dolu bir çantaya bakıyorum.
Я сейчас видел целый чемодан этих бумаг.
Bak, sana küçük bir hikaye anlatayım.
Ладно, расскажу тебе кое-что.
Bakın arkadaşlar, bir şeyi unutmayalım.
Народ, не обращаем внимание.
Edemem. "Bu bir bıçak değil" le "Dundee Timsah" ın arasındaki kavgaya bakıyorum.
Не могу. У меня в разгаре срач с с чуваком "это не нож" из "Крокодила Данди".
Sert bir şekilde karşılık vermek isterdim ama gerçek zengin kimseler... -... onur bakımından zenginlerdir. - Evet, ayrıca paralı zenginlerdir.
но истинные парнишки с баблишком а еще имеют кучу денег.
Bir yabancıya bakıyorum.
Я стою перед незнакомцем.
Bak tek istediğimiz bir güncelleme tamam mı?
Послушайте, нам лишь нужны свежие новости.
Bak, Reddington, bir anlaşma yapabiliriz!
Слушай, Реддингтон, мы можем договориться!
İki okul aile birliği başkanı ve şahane bir köpek bakımevine ek olarak bir kullan at telefon numarası buldum.
Кроме двух глав родительского коммитета и ежедневной передержи для собак, я нашел этот предоплаченный телефон.
Aslında cesedine şöyle uzun bir süre bakınca iyi hissettim.
Знаете, я... Я... я на него смотрел до тех пор... пока не полегчало.
Bakın efendim Mandalore'un İmparatorluk'un bir parçası olduğundan dahi haberim yoktu.
Я не знал, что Мандалор часть Империи.
Bakın Genel Vali efendim. Droidime ateş etmek size bir cevap sağlamayacak.
Это явно не поможет.
Ne kadar fotojenik bir aileyiz, bak.
Посмотри, как фотогеничная семья.
Demek istediğim, bak, satış iki yönlü bir sokaktır.
А продажи - это же улица с двусторонним движением.
Bak, suçlayabileceğimiz herhangi bir şey bulursan... beni ara.
И если найдёшь что-нибудь, что можно ему предъявить, позвони мне.
- Bana bak! - Başka bir ambulans çağırın!
Вызовите другую скорую!
İhtiyacı olan bakımı alamazsa durumu daha da kötü bir hal alabilir.
Если ему не окажут должную заботу, всё может очень плохо закончится.
Bir diğer sorum : Hiç aya bakıp da benim de bakıp bakmadığımı merak ettin mi?
Ты смотрел когда-нибудь на луну и задумывался, что я тоже на неё смотрю?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]