English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turco → Russo / [ B ] / Bir beyefendi

Bir beyefendi tradutor Russo

799 parallel translation
O bir beyefendi.
Он джентльмен.
Kanada'dan bir beyefendi. Hoşgeldiniz efendim.
- А, джентльмен из Канады.
Gerçek bir beyefendi olduğunuzu söylediler.
Сказали, что вы настоящий джентльмен.
Ne kadar da düşünceli bir beyefendi.
Он - настоящий джентльмен.
Bir beyefendi olarak sözünü verir misin?
Ты даешь мне слово джентльмена?
O kendine başka bir beyefendi buldu.
У неё другой ухажёр.
Bir beyefendi, bir hanımın önünde asla puro içmez.
Джентльмен не курит в присутствии дамы.
Üç hafta önce, bir beyefendi tarafından vurulan birinden kurşunu çıkardım. Sırtından vurulmuştu!
Три недели назад я вынул пулю из человека, которого подстрелил джентльмен.
Nasıl bir beyefendi böylesine güzel bir bayana yardım etmek istemez ki?
Какой джентльмен откажет в помощи красивой девушке.
Evet. Ayrıca nazik bir beyefendi.
Чудесный джентльмен.
"Sizin gibi kibar ve nazik bir beyefendi, böyle birini tanımazdı." Hayır.
Такой джентльмен, как вы, не пожелает знаться с такой,... как я. Нет?
Judd isminde bir beyefendi.
Джентльмен по имени Джад.
Bir beyefendi!
Джентельмен!
Senin bir beyefendi mi, yoksa bir köylü mü olduğunu.
Кто вы, джентльмен, как утверждаете вы, или деревня, как утверждаю я.
Hep söylemişimdir, o tam bir beyefendi.
Он лжёт. Я всегда говорил, что он настоящий джентльмен.
Parası olmayan bir beyefendi.
Джентльмен без денег.
- Senin gibi bir beyefendi ile tanışmak zevkti.
- Приятно было встретиться, мистер.
Küçük bir beyefendi gibi davranmalısın.
Вы должны вести себя как маленький джентльмен.
Asıl önemli olan insan gibi yaşamakken, siz nasıl bir beyefendi gibi ve nasıl kurallara göre ölünür, onu düşünüyorsunuz!
Как умереть джентльменом, как умереть по правилам, когда единственно важная вещь — как жить, как человеческое существо!
- Tanışmanı istediğim bir beyefendi.
- Джентльмен с которым я хочу, чтобы вы встретились.
Üstelik sen mükemmel bir beyefendi gibi davranmışsın.
В конце концов, ты вел себя, как истинный джентльмен.
Çok hoş bir beyefendi.
Какой приличный господин.
Pek ilginç bir beyefendi.
Довольно замечательный джентльмен.
Bir beyefendi seni görmek istiyor.
Этот джентльмен к тебе.
Evet, tabii. O çok bilgili bir beyefendi.
Ну, конечно он очень образованный джентльмен.
Bir beyefendi vardı tek yaptığı, yere misket saçıp onları ayak parmaklarımla toplamamı sağlamaktı.
Я знала одного человека, который только и делал, что рассыпал шарики по полу..... и заставлял меня поднимать их пальцами ног.
O tam bir beyefendi.
Он настоящий джентльмен.
Çok zengin ve romantik bir beyefendi dir.
Он безумно богат и к тому же поэт и ученый.
Eğer tırnaklarında küçük lekeler varsa, bir beyefendi ve alimsindir.
Если у вас маленькие лунки ногтей, то вы джентльмен или ученый.
Bay Higgins gibi bir beyefendi neyle geldiğini... umursar mı sanki?
Помилуйте, разве интересно такому господину знать, на чем вы приехали?
Gerçek bir beyefendi.
Он дворянин.
Küçük bir çocukken bana ata binmeyi ve beyefendi olmayı öğrettiler.
Когда я был маленьким, меня научили езде верхом.
Gelişler ve gidişler çok hoşuma gidiyordu düşen bir şemsiyeyi kaldırmak tiryakinin birinin sigarasını yakmak saati soranlara söylemek gitmek dönmek yukarı çıkmak aşağı inmek günde 50 sefer kapıyı açmak "Güle güle bayım!" "Buyurun hanımefendi!" "Güle güle hanımefendi!" "Hoş geldiniz beyefendi!"
Я любил перебегать от места к месту. Подхватывать зонтик предлагать огонь, желающему закурить указывать на часы человеку без часов. Туда...
Ashley, tam bir küçük beyefendi.
Образцовый джентльмен Эшли.
- Beyefendi bana bir iyilik yapabilir mi?
Не окажите ли мне услугу? - С радостью. Какую?
Affedersiniz, beyefendi. Size bir şey söyleyebilir miyim?
Как всегда, не так с этим аппаратом.
Çok güzel bir kostüm olmuş, beyefendi, üstelik ekonomik de.
Без сомнения, замечательный костюм, а так же экономичный!
Sayın beyefendi, meslek ahlâkı denen bir şey vardır.
Я не уверен, что имею право рассказывать...
Beyefendi bana bir şey söylemedi.
От хозяина никакого толку.
Güya beyefendi... hanımefendinin uzun bir süreliğine gidebileceğini söylemiş... ve ondan evde kalıp kendisine bakmasını istemiş.
Хозяин сказал ей, что хозяйке нужно надолго уехать, а Нэнси должна остаться с ним.
- Şimdi bir saniye beyefendi.
- Так, погодите-ка минутку.
Şimdi, bayanlar ve baylar bir dakika şuradaki beyefendi benimle aynı fikirde değil anlaşılan.
А сейчас, дамы и господа... Погодите! Кажется, этот синьор со мной не согласен.
Bir dakika beyefendi. Bekleyin...
Подождите, синьор...
Şu şık beyefendi oldukça yaşlı bir oyuncu.
Этот утонченный джентльмен очень старый актер.
- Beyefendi için mektup getirmiş bir denizci.
- Матрос с письмом для месье.
- Bir buçuk kilo, beyefendi.
- Это полтора килограмма, месье.
Onu sokaktan aldım... Referansı ailesi, parası olmayan bir kız. Renkler, beyefendi.
Я взял её с улицы, девчонку без рекомендаций, без семьи, без денег, и... цвета, месье... и я дал ей ночлег и еду и прекрасную возможность стать продавщицей.
Ve bir sürü değirmeni olan o zarif yaşlı beyefendi aklıma geldikçe.
И когда я думаю о том милом старом джентльмене С его мучными фабриками.
İkinciside, ne zaman O bir kaç dakikalığına beyefendi gibi davranmaya istekli olursa.
Потом, если он ведет себя как джентльмен несколько минут.
Bizim güzel güneşimizin altında öyle bir kıyafet çok sıkıcı olur, beyefendi.
При нашем солнце, месье, это было бы грустно.
Ben isimlerini söylemeyecek kadar beyefendi biriyim ama geçen şükran gününde, org galerisinde bir olay oldu.
Ну, я слишком хорошо воспитан, чтобы называть имена. Но на день Благодарения был небольшой инцидент в органной галерее.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]