English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ F ] / Funny boy

Funny boy translate Turkish

154 parallel translation
Well, he always was a funny boy.
Zaten hep garip bir çocuktu.
Oh, funny boy.
Oh, akıllı çocuk.
Hey, funny boy, what are you laughing at?
Komik çocuk, neye gülüyorsun?
He's just a funny boy.
Komik bir çocuk.
That's too bad, funny boy.
Çok kötü, komik çocuk.
Listen to me, funny boy.
Beni iyi dinle, komik çocuk.
We got a funny boy here.
Esprilisin demek.
It looks like funny boy's going to the maze.
Esprili çocuk labirente gidecek, galiba.
Since we don't want funny boy to get lonely you'll all do time in the maze.
Yalnızlık çekmesini istemeyiz. Hepiniz labirente gireceksiniz.
See, no one's ever escaped from the maze, funny boy.
Oradan kaçmayı başaran olmadı, esprili çocuk.
Oh, really? Well, best of luck, funny boy.
- Sana iyi şanslar, komik çocuk.
You gonna be a fucking funny boy now?
Sence bu komik mi?
[SIGHS] I don't know what kind of manners they have in the afterlife, funny boy, but on earth, you watch your hands.
Öldükten sonra nasıl bir terbiye anlayışları var bilmiyorum ama dünyadayken ellerine dikkat et.
Nobody would believe, for instance, that the entire lives of a peaceful American boy and girl could be changed by a funny little war between two small countries far across the sea.
Barış yanlısı Amerikalı bir oğlanla kızın hayatının uzak diyarlardaki 2 küçük ülke arasında olacak savaşla değişeceğine kimse inanmazdı.
Funny, the head boy running off tonight.
Baş uşağın bu gece kaçması tuhaf.
You know, it's going to seem funny. I don't care whether it's a boy or a girl. Not that much.
Biraz komik olacak ama kız ya da erkek olması hiç önemli değil.
- Boy, is this funny.
- Bu çok komik?
Boy, you're funny, Ma.
Çok komiksin, anne.
Boy, it's sure funny, isn't it?
Ufaklık, çok komik, değil mi?
Boy, he was doing a funny routine.
Vay canına, çok komik şeyler yapıyordu.
Georgie-boy had lots of big ambitions in spite of something funny in his past which Georgie-boy here turned into a novel.
Georgie'ciğin geçmişinde komik de olsa bazı tutkuları vardı ve Georgie'cik bunları bir romana dönüştürdü.
Funny name for a nigger boy from Philadelphia.
Philadelphia'lı bir zenci için ne komik bir isim bu!
" Dear Mrs. Smith, a funny thing happened to your boy last night.
" Sevgili Bayan Smith, dün gece oğlunuza tuhaf bir şey oldu.
Boy, that's funny, isn't it?
Vay, garip, değil mi?
Boy, is that funny.
Birader bunun neresi komik?
You don't make funny with your daddy like that, boy.
Babalarla öyle dalga geçilmez oğlum.
Well, you haven't been funny today, boy.
Bugün hiç komik değilsin evlat.
Boy, it feels like we've been driving for days Yeah. Funny.
Sanki günlerdir araba kullanıyormuşuz gibi.
Boy, you talk funny.
Bayağı komik konuşuyorsun.
Think that's funny, don't you, boy?
Komik sanıyorsun, değil mi?
Let me tell you a story... about a little fat boy that nobody loved... and all the other kids, they used to make fun of him... and they would pick on him... and they used to say that he talked funny and stuff... and he had a twin brother... and everybody said... that he didn't look anything like his twin brother... but he wanted to.
Sana kimsenin sevmediği küçük şişman çocuğun hikayesini anlatayım. Bütün çocuklar onunla dalga geçip onun komik konuştuğunu söylüyormuş. Çocuğun bir de ikizi varmış.
You put funny dice in my game, farm boy. I'm gonna cut your eyes out
Oyunuma hileli zar sokarsan, gözlerini oyarım!
It's so funny because I used to be in love with a boy who just idolized Art Tatum.
Çok komik çünkü bir zamanlar Art Tatum'ı kendine idol edinen bir çocuğa âşıktım.
Love's kind of funny with a bunny boy
# Nerede tavşan çocuk Orada mutluluk #
Boy, that's funny.
Hah, ne komik bir durum.
Boy, don't look at me funny if I ask you to do something.
Senden bir şey isteyince öyle bakma.
You funny, boy?
Komik misin çocuk?
That's not funny, my love. Don't strangle the little boy.
Çocukcağızın boğazını sıkma.
- You think this is funny, huh, lover boy?
- Demek komik olduğunu sanıyorsun aşık çocuk? - Keser misin şunu?
Ask me if something smells funny in here, boy.
Komik bir şeyler var mı yok mu diye bana sor, oğlum.
It was so... Boy, it was funny!
Tanrım o kadar eğlenceliydi ki!
Boy, it's funny sometimes... You get so wrapped up in a case you forget other things exist.
- Bazen hayat çok komik... bir davaya o kadar kaptırıyorsun ki, başka... şeylerin varlığını unutuyorsun.
Boy, it's... it's funny about f-finding this fucking plane, wasn't it?
Bu lanet uçağı buluşumuz çok komikti değil mi?
Boy, that was really funny... what you did with my name, Kelshmo.
İsmimi Kelshmo yapman... gerçekten komikti. Gitmeliyim.
You're a funny little boy.
Sen şirin bir çocuksun.
Boy, you got a funny idea about chivalry.
Evlat, şövalyelik hakkında tuhaf bir fikrin var.
Funny boy.
Bak istersen.
[Laughing] Tree huggers. - Something funny, nature boy?
- Çok mu hoşuna gitti, doğacı çocuk?
Mr. Funny-Boy got company.
Bay Top'un misafiri var.
It's funny, right? You put it on Danny, like, "hey... no more freedom for you, buddy boy!"
Danny'ye takıp "Senin için artık özgürlük bitti dostum." falan dersiniz.
MAN WITH SOUTHERN ACCENT : Hey, Clim. Check out that old man and that funny looking boy by the camper.
Clem, şu karavandaki ihtiyarla komik tipli çocuğa bak.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]