English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ H ] / He wants to meet

He wants to meet translate Turkish

604 parallel translation
He wants to meet you.
Seninle tanışmak istiyor.
- He wants to meet you.
- Sizinle tanışmak istiyor.
The samurai Moritou of the Endo-clan is here and he wants to meet you, because he wants to ask you something important.
Endo klanından samuray Moritou geldi ve seninle görüşmek istiyor, çünkü sana önemli bir şey soracakmış.
NO TELLING. LIKE I SAID, HE WANTS TO MEET YOUR FAST GUN.
Hızlı silahşorunuzu tanımak ve ne kadar hızlıymış görmek istiyor.
He wants to meet you and he hasn't even seen you once.
Seni daha önce görmemesine rağmen tanışmak istiyor.
He wants to meet with you and your family, personal.
Seninle ve ailenle görüsmek istiyor.
He wants to meet you.
Almaya hazır gibi duruyor.
He wants to meet George Browning at the Red Lion Bar in 15 minutes.
15 dakikaya kadar George Browning'le Kızıl Aslan Barında buluşmak istiyormuş.
You're dying to meet him, and he wants to meet you.
Onunla tanışmak için can atıyorsun ve o da seninle tanışmak istiyor.
He's just arrived at the airport, and he wants to meet with you this afternoon.
Uçağı havaalanına yeni inmiş öğleyin seninle görüşmek istiyor.
He wants to meet with you
Sizinle tanışmak istiyorduk.
He wants to meet you.
Sizi görmek istiyor!
- He wants to meet you.
- Seninle tanışmak istiyor.
He wants to meet me alone, to talk me into goin'on the air.
Benimle buluşmak istiyor, yayına çıkmak konusunda konuşacağız.
He wants to meet you, right?
Seninle buluşmak mı istiyor?
And he wants to meet you at the studio right now.
Hemen seninle stüdyoda buluşmak istiyor.
I believe he wants to meet you.
Sanırım seninle tanışmak istiyor.
He wants to meet you.
Seninle görüşmek istiyor.
He wants to meet me?
Benimle görüşmek istiyor mu?
He wants to meet you tonight, 11 : 00, some joint called... the New Yankee Grill over on Wilson Avenue.
Bu akşam saat 11'da sizinle buluşmak istiyor. Wilson Bulvarı'nda New Yankee diye bir yerde.
He wants to meet you face-to-face.
Sizinle yüz yüze görüşmek istiyor.
He wants to meet with you.
Seninle görüşmek istiyor.
He wants to meet you for lunch tomorrow.
Seninle yarın öğle yemeğinde buluşmak istiyor.
That's why he wants to meet me.
benimle buluşmak istemesinin sebebi budur.
He wants to meet me outta the office, after business hours, like tonight.
Benimle bu gece ofis dışında, iş saatinden sonra buluşmak istiyor.
But he told Joyce that he wants to meet me outside here at 9 : 00 tonight.
Joyce'a, bu akşam 9 : 00'da burada benimle buluşmak istediğini söylemiş.
He says he wants to meet with you.
Seninle tanışmak istiyor.
He wants you to meet him at the restaurant.
Sizinle restoranda buluşmak istiyor.
Frank wanted us to tell you that if you feel strong enough he wants you to meet him.
Frank, eğer iyiysen, seni görmek istiyor.
He wants us to meet him later. - No, I mean...
Sonra görüşmemizi istiyor.
He wants me to meet him in Boston.
Onunla Boston'da buluşmamı istiyor.
HE WANTS YOUR FAST GUN TO WALK OUT THAT DOOR AND MEET HIM ON THE STREET.
Hızlı silahşordan başkası gelmesin diyor.
And he always wants to meet you at Hamburger Heaven.
Benimle sürekli hamburgercide buluşmak istiyor.
Marilyn Cohen. Wherever you are, Marilyn Cohen Greg wants you to meet him at the information booth because he wants to marry you!
Marilyn Cohen, her neredeyseniz Greg sizi danışma kulübesinde bekliyor, çünkü sizinle evlenmek istiyor da!
Wenlie, Mr. Qiangren wants to see you I don't wish to meet him When he asks for you... you show up.
Wenlie, Bay Qiangren seni görmek istiyor ben onu görmek istemiyorum patron sen değilsin... patron o, emirlere uy
He admires you and wants to meet you.
Sana hayran.
Maria Braun is possessed by the devil. And if he wants to have lunch with the devil, he can meet me at the Bastei at 1 : 00.
Şeytan Maria Braun'un ruhunu ele geçirmiş ve eğer şeytanla öğle yemeği istiyorsa Bestei'de saat 01 : 00'de buluşabilir.
All I know he wants you to meet him... right away at the pavilion beside Tai lake
Tek bildiğim....... Tai gölünün orda sizinle buluşmak istemesi
Look, you tell Juju if he wants to play, come meet us after school.
Juju'ya söyle, oynamak istiyorsa okuldan sonra bizimle buluşsun.
He wants me to meet his wife Barbara.
Eşi Barbara ile tanışmamı istiyor.
Master, he wants you to go meet him... or else he'll leave
Efendim, sizin gelmenizi istiyor....... yoksa gidecek
He wants me to meet new people.
Benim yeni insanlarla tanışmamı istiyor.
I was just thinking maybe I can meet Hunter after school And we could walk home together, if he wants to.
Düşündüm de Hunter'la, okulda buluşabilirim ve birlikte eve yürüyebiliriz.
He wants me to meet him at The Carlyle.
The Carlyle'da buluşmak istiyor.
He wants us to meet with his people first thing Monday.
Pazartesi ilk iş elemanlarıyla görüşmemizi istiyor.
He wants you to meet him.
Kendisiyle görüşmeni istiyor.
He wants to meet With you. He can't catch you.
Vali seni görmek istiyor.
He says if I tell anyone, he'll kill him. He wants me to meet him at the waterfront.
Sahil kıyısına gitmemi istiyor.
He wants you to meet him at the St. James Club at 10 : 00 on the patio.
Onu St. James Club'de 10 : 00'da karşılamanı istiyor.
- Yeah, he really wants to meet you.
- Evet, sizinle tanışmayı gerçekten istiyor.
He really wants to meet you.
- Ona onunla tanışmak istediğimi söyle.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]