English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ M ] / Move out

Move out translate Turkish

7,079 parallel translation
- Tell them to move out, all right?
İlerlemelerini söyle. - Olur mu?
Why'd you move out?
Neden ayrıldın?
Just had to move out of beacon hills.
Beacon Hills'ten taşındılar.
Sheldon will move out eventually.
Sheldon eninde sonunda taşınacak zaten.
Did both your parents move out?
Annen de mi taşındı?
I mean, dad told me to stay here for a reason, you know, but it's just as dangerous to hole up here as it is to be on the move out there.
Yani, babamın burada kalmamızı söylerken bir sebebi vardı. Ama burada kalmamız çok tehlikeli olursa başka bir yere gitmemiz gerekir. Hal.
Airbenders, move out!
Hava bükücüler, gidelim!
Move out!
Kıpırda!
How would meeting your dead relative help you move out of my house?
Ölü akrabanla tanışman nasıl olacak da evimden taşınmanı sağlayacak?
Move out, O'Brien.
Dışarı çık, O'Brien.
Looks like they're about to move out.
Yola çıkmak üzereler.
You can't just move out!
Sorun yok Shiro.
Move out!
- Çıkıyoruz!
And when I move out... It could be our starter apartment.
Buradan taşınınca da orası ikimizin ilk evi olmuş olur.
Move out?
- Taşınacak mısın?
Eagle Squad, move out.
Kartal ekibi, harekete geçin.
No, I just want to store it at your place until I can finally move out of this dump.
Hayır, yanından taşınana kadar Evinde saklamanı istiyorum.
$ 10,000 cash right now to move out of this apartment while we deal with the divorce settlement.
10,000 $ nakit, hemen şimdi. Boşanma anlaşmalarını hallederken, buradan hemen gitmen için.
We have to move out this morning.
Bu sabah yola çıkmamız gerek.
Time to move out.
Gitme zamanı.
I sabotaged his rock opera by getting him readdicted to a video game because I didn't want him to move out.
Evimden taşınmasın diye onu yeniden bir video oyununa bağımlı edip, rock operasını sabote ettim.
I've asked him to get a job, I've asked him to move out.
Ona bir iş bulmasını söyledim. Ona taşınıp gitmesini söyledim.
I mean, if this thing's a hit, I could finally move out.
Eğer bu şey bir hit olursa sonunda taşınabileceğim.
Oh, uh, you're gonna move out?
Ee, taşınacak mısın?
I guess I'll just move out and find one of the billion people who will let me party at their house.
Sanırım taşınıp parti vermeme izin verecek milyarlardan birini bulacağım.
Anyone who is not treating this patient, please move out of the way.
Hastanın tedavisiyle ilgisi olmayanlar hemen geri çekilsin lütfen.
Come on, move out of the way...
- Haydi, yoldan çekil...
If we move out of here, we're abandoning the property.
Eğer buradan taşınırsak mülkü kaybederiz.
Now, let's move out, soldiers.
- Haydi gidelim, askerler.
I stayed longer than most. Why did you move out, Louis?
- Neden oradan taşındın Louis?
Move out. no troopers.
Dağılın.
You don't have to move the snow out of your way.
- Karları yoldan kaldırmak zorunda değilsin.
If it could move the snow out of the way, how come we couldn't get there?
Kar yolumuzdan kalktıysa,... oraya neden ulaşamıyoruz?
Move, and I'll blow your teeth out.
Kımıldarsan dişerini uçururum.
You're a transporter, all you do is move frome place to place, like a cowboy riding in and out of town.
Taşıyıcısın, tek yaptığın ordan oraya, kovboy gibi şehirden şehire sürüp gitmek.
I'm gonna straighten out this shockwave problem, and the custodians will move into Akley's office, or we will.
Bu şok dalgası sorununu düzelteceğim, ve muhafızlar da Akley'nin ofisine taşınacaklar, yada biz taşınacağız.
You need to move them out of here.
Onları buradan götürmeniz lazım.
My men and I will move immediately to take out that bridge. Thank you, Cochise.
Adamlarımla ben köprüyü kaldırmak için hemen harekete geçeceğiz.
I move that we use it to get him out on bail.
Bunu onun kefaleti için kullanmayı talep ediyorum.
Come on, move it out. All right, boys, pick it up!
- Hadi çocuklar, acele edin!
Okay, just move away from the judgment zone and fish some underwear out of this giant birdbath.
Tamam. Yargılama alanından uzaklaş ve bu koca kuş havuzundan birkaç iç çamaşırı tutmaya çalış.
They were trying to move people out of the way has claimed responsibility for the bombing did go off.
İnsanları oradan uzaklaştırmaya çalışıyorlardı bombalama olayının sorumluluğunu üstlendi.
They were getting ready to move us, but they must've seen you guys outside,'cause they started arguing amongst themselves, saying, "someone's out there, we gotta do this now, right now."
Bizi oradan götürmeye hazırlanıyorlardı ama dışarıda bir şey görmüş olmalılar, aralarında tartışmaya başlayarak "dışarıda birileri var, bu işi şimdi yapmamız lazım." diyorlardı.
We've gotta move quick, get our story out there,
Hızlı davranmalıyız ve bir hikaye bulmalıyız.
That guy came out of nowhere. I couldn't move fast enough.
Adam birden çıktı, yeterince hızlı hareket edemedim.
I have to move it out of the dorm. Well, honey, that piano's been in the family for years.
Tatlım o piyano yaklaşık yıllardır ailemize ait.
- No. She wants us out so she can move in. Look.
Bizim taşınmamızı istiyor ki kendi gelebilsin.
Move out of the way.
Çekil.
Yeah. She has to move every year. You know, people find out where she lives, so...
Nerede yaşadığı öğrenilince her yıl taşınması gerekiyor.
Sit me in the center of the room, move everything out of my reach...
Beni odanın ortasına oturtup tüm eşyaları ulaşamayacağım yere çekiyorsun.
There's no place for you to move when your life bottoms out!
Sadece bir tane bodrumumuz var.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]