English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / Think of something

Think of something translate Turkish

3,734 parallel translation
Fine... we think of something else.
Peki... başka bir şey düşüneceğiz.
I'm gonna think of something fun.
- Olmaz, ben eğlenceli bir şeyler bulurum.
You could write it on your card, and I'll give you a call if I think of something.
Kartına yazarsan, aklıma bir şey gelirse seni ararım.
And if he says no, I'll think of something else.
Hayır derse başka bir şey düşünürüm.
- Think of something.
- Bir şey düşün.
I'll think of something.
Bir şeyler düşüneceğim.
Let's hope we can think of something better than that.
Umalım ki bundan daha iyi bir şey düşünebilelim.
You can think of something.
Sen bir şeyler düşünürsün.
I'm sure we can think of something.
Bir şeyler ayarlarız.
It's just that sometimes when I've have a cocktail or two I tend to remember more, and I might think of something.
Şeyden dolayı ben ne zaman bir iki kadeh birşeyler içince hafızam açılıyor ve daha konuşkan oluyorum.
I could never think of something like this.
Benim böyle bir şey aklıma bile gelemezdi.
I sort of just try to think of something clever to say, then I just sort of ramble. Then by the time I...
Söyleyecek zekice bir şey falan düşünüyorum ama arkasından geveliyorum.
Oh, I'm pretty sure I'll think of something.
Eminim bir şeyler düşünürüm.
Now you must think of something that makes you so happy.
Seni çok mutlu edecek bir şey düşüneceksin.
I spent all last weekend trying to think of something for us to perform, and all I came up with was a scat version of "Carmina Burana."
"Carmina Burana" nın caz versiyonundan başka bir şey gelmedi aklıma. - Pardon. - Evet, söyle.
- Okay. - Think of something very good.
- Çok iyi bir şey düşün.
So you have to think of something that makes you, like, really sad.
Seni çok üzen bir şeyi düşünmen lazım.
I'll think of something to say up here.
Ben orada söyleyecek bir şeyler düşünürüm. Bu da sana birkaç saat kazandırır.
I'll think of something.
Bir şeyler düşünürüm.
But you're right- - we'll have to think of something.
Ama haklısın, bir şey düşünmemiz gerekecek.
You think that's something to be proud of?
Bu iyi bir şey mi?
Well, actually, it's become something of a cottage industry, I think, within conspiracy circles to break in to Tarsus meetings.
Tarsus toplantılarına sızmak, komplo teorisyenlerinin camiasında olmazsa olmazlardan biri oldu sanki.
And I think that that- - the medium of tv is something
Ve televizyonda pek kullanılmayan bir şeyi kullanmak istedim.
I think we might have something of a chance here.
Bir şansımız olabileceğini düşünmüştüm.
You think I'm the kind of guy that's gonna say something like,
Bir şey söylemek isteyen erkekleri gibi düşün beni
Of course, I understand, but... 1 how about if... pay you some money, you think we can arrange something?
Elbette anlıyorum ama ya size biraz para ödersem,... bir şeyler ayarlamayı düşünür müsünüz?
I think we're on the threshold of something.
Sanırım bir şey bulmanın eşiğindeyiz.
He will talk about anything, and he is not shocked by anything, but it's kind of amazing to think that oral sex was something that... maybe it was, I don't know... but it's amazing to think that... that that was something that was so
Her şey hakkında konuşur hiçbir şeye fazla şaşırmaz. Ama oral seksin onun için bu kadar belki de öyleydi bilmiyorum ama onun için bu kadar uzak bir şey olması çok şaşırtıcı.
Do you think that perhaps the general public started getting maybe a little bit tired of the Beatles and looked for something new?
Sence halk Beatles'dan sıkılıp yeni bir şeyler mi aramaya başlamıştı?
He was the author of his own misfortunes, really, but when you look back on it now, you think surely we could have done something.
O kendi felaketlerinin sorumlusuydu ancak geçmişe baktığımızda bir şeyler yapabilirdik diye düşünüyorum.
I think the attitude of "I could take it or leave it" is something you're supposed to project, not actually articulate.
Bence bu "ya alırım ya da bırakırım" tavrı,... sadece bir düşünce olarak kalmalıydı, açıkça söylememeliydin.
You stepped in for him at the last minute, and I think that's because you were afraid of something I might say.
Son dakikada onun yerine geçtin. Bence söyleyebileceğim bir şeyden korktuğun için bunu yaptın.
Uh... 200, one for every hour of tape I've watched, but the good news is, I think I found something.
200 tane falan işte, izlediğim kasetlerin her bir saati için bir tane. Ama iyi haber şu ; sanırım bir şey buldum.
No, you're here because you suspect Khalid of something, but he's not the man that you think he is.
Hayır, buradasın çünkü Khalid'den şüpheleniyorsun. Ama o düşündüğünüz şekilde bir adam değil.
In a rental car. That's something you don't think of in your own car.
Kiralık bir arabada ise bu, kendi arabanda... aklına bile gelmeyen bir şeydir.
Think you should stack something in front of that or...
Bunun önüne bir şeyler yığmalısın bence ya da...
At first I thought it was some sort of test, like he was playing me or something, but... but now I think he might be legitimately shaken by all this.
En başlarda bunun bir test olduğunu sandım. Benimle oynuyormuş gibi hissettim. Ama...
Whereas, if I sort of say something with a big word that I cannot think of right now, they'll go " Oh, who's that?
Ama şu anda aklıma gelmeyen havalı bir kelimeyle cevap verirsem "Bu da kim? Bilgili birine benziyor..." diyecekler.
Somebody or something convinced you of it because you think you're a bad guy, and you're just not.
Birileri ya da bir şeyler seni kötü bir adam olduğuna ikna etmiş ama değilsin.
They like to think bad of him because he's made something of himself.
Başarılı olduğu için hakkında atıp tutmayı severler.
I think you will definitely get something out of it.
Bence bunun kesinlikle sana çok yararı olacak.
Do you really think that one of us had something to do with that man's death?
İkimizden birinin, o adamın ölümüyle ilgisi olduğunu mu düşünüyorsunuz?
- Vice President of the United States... you'd think they could find something more vivid to say than he played football in college.
- Amerika Başkan Yardımcısı- - Üniversitede futbol oynaması dışında daha güzel bir haber bulabilirler mi sanıyorsun.
You know, I think any of the four previous locations would work, but there's something about this place.
Biliyor musun, aslında bundan önce baktığımız dört yerde iş görürdü, ama bu yerle ilgili bir şey var.
Do you think I owe you something because of that'!
Sence bu nedenle sana bir şey mi borçluyum!
I've stumbled upon something I think might be of interest to you.
Tesadüfen ilgini çekebileceğini düşündüğüm bir şey buldum.
I think that's why I'm acting so crazy with Ruby and afraid of her leaving...'cause I know that we, we have something real.
Sanırım bu yüzden Ruby konusunda... çılgın gibi davranıyorum ve O'nu kaybetmekten korkuyorum... Çünkü aramızda gerçek bir şey olduğunu biliyorum..
Do you think you could meet us there with a ride? Something that can take a lot of bullets?
Oraya kurşundan pek etkilenmeyecek bir araçla gelir misin?
This is something I think of whenever I meet you, but I've always envied you.
Seninle her karşılaşmamızda düşündüğüm bir şey bu, her zaman kıskanmışımdır seni.
He blames me for a lot of things, and I don't know how you're gonna take this, but I think he may have had something to do with my mother's death.
Bir sürü şey için beni suçluyor ve bunu nasıl karşılarsın bilmiyorum ama bence annemin ölümüyle onun bir ilgisi olabilir.
I think we decided we needed a break, but I think it was fuelled by Freddie having a bit of an itch to do something on his own.
Sanırım biraz ara vermemiz gerektiğinde karar kıldık. Ama bunun alevlenmesinin sebebi Freddie'nin kendi başına bir şeyler yapmak istemesiydi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]