English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ Y ] / You'd better not

You'd better not translate Turkish

636 parallel translation
Well, he'd better hurry up because you're not spending any afternoon in this place.
Şey, acele etsek iyi olur çünkü hiçbir öğleden sonranı bu yerde geçirmiyorsun.
" You'd better not speak of your husband!
" Kocanızın adını anmasanız çok iyi olur!
You'd better not go
Gitmesen daha iyi.
you'd better not go in.
İçeri girmeseniz iyi edersiniz.
You'd better not.
Tanımasan daha iyi.
You'd better not waste your money.
Paranı harcamasan iyi edersin.
They're not my orders, they're Gallagher's and you'd better be careful about disobeying them.
Benim değil, Gallagher'ın emirleri ve emirlere itaat edersen iyi edersin.
You'd better not try and fool Mr. Christian.
Bay Christian'ı uyutmaya kalkma.
Stick in with this kidnapper, Milt Grimes, and you'd better not come home tonight.
Bu fidyeciyi korursan Milt Grimes, bu gece eve gelme.
You'd better not be there when I get back.
Döndüğümde orada olursan senin için iyi olmaz.
Maybe I'd better not drink any more of this, or you might go away too.
Belki de bundan artık içmemeliyim, yoksa sen de ortadan kaybolabilirsin.
I'm afraid I can't because I promised my husband I'd you better not let him hear that.
Korkarım yapamam çünkü kocama söz verdim bu duymaması daha iyi olur.
I think you'd better not.
Bence kalma.
You'd better not drink anymore.
Artık içmesen iyi olur.
No, you'd better not go in.
Hayır, bence içeri girme.
You'd better leave a note for Mrs. Pearce about the coffee, because she won't be told by me!
Bayan Pearce'e kahve için not bıraksan iyi olur, çünkü ben ona bir şey söylemeyeceğim!
- You'd better not.
- Demesen iyi olur.
Fine, but you'd better not stay here because thrones don't match the rest of the furniture.
Kocam adamın laf dinleyeceği konusunda kendini kandırıp duruyor.
You'd better not ask
Sormasan daha iyi edersin.
Say, on second thought, maybe you'd better not come along.
Şey, tekrar düşündüm de, belki gelmesen daha iyi olur.
You'd have been better off not lighting your cigarette.
Sigaranı yakmasaydın iyi olurdu.
You'd better not eat too much.
Çok fazla yemeseniz iyi edersiniz.
- You'd better care and you're not through.
- Dikkatli ol. İlişkiyi bitirme sakın.
Haven't you ever - Maybe I'd better not ask that.
Sen hiç... Belki de sormasam daha iyi olur.
Lennie, come on. You'd better not get mixed up in this.
Bu işe karışmasan iyi olur.
You'd better tell that to Miles, not me.
Bunu Miles'a söylemelisin,... bana değil.
You'd better not go up And see your brother at all.
Ağabeyini görmeye hiç gitmesen daha iyi edersin.
Well, in that case, I'd better not go on to the coast with you.
Pekala, bu durumda sizinle gelmemem daha iyi.
You'd better not come to the farm any more.
Artık çiftliğe gelmesen senin için daha iyi olur.
- You'd better not come.
- Sen gelmesen daha iyi olur.
You'd better not be insolent.
Küstahlık etmesen iyi olur.
You'd better not stay any longer.
Bir an önce gitseniz iyi olur.
- I really don't know. - You'd better not be lying about this.
- Ne cüretle yalan söylersin.
You'd better not.
Etmesen daha iyi.
I'd better not see you again.
Seni tekrar görmesem iyi olur.
You'd better wait in here, not move around much.
Burada beklesen iyi olur. Bir yere ayrılma.
If you'll take a word of advice from an old friend... you'd better not talk like that to everybody.
Ve eski bir dostun olarak sana bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Böyle şeyleri herkesle konuşmasan iyi edersin.
By the way, you'd better not visit him.
Bu arada, bize gelmenizi pek tavsiye etmem.
- You'd better not take me home.
- Beni eve bırakmasan daha iyi olur.
Oh, could you? Well, you'd better not be.
Bence bu işe girişmeyin.
- Have I denied the fact? - You'd better not.
- Reddediyor muyum?
You'd better not go in together.
İçeri birlikte girmeseniz iyi olur.
- You'd better not. My aunt does the cleaning. She's in and out a lot.
Bu pek iyi olmaz, halam yardıma gelecek, anahtarları var.
You'd better not fly for a few days.
Birkaç gün uçmasan iyi olur.
You'd better not...
Yapmazsanız iyi olur.
Yeah, but I'm not. So maybe you'd better sit down and stay there. That way it'll be safer for everybody.
Evet, fakat ben öyle değilim, otur yerine ve orada kal, o şekilde herkes daha güvende olur.
If you don't think that's funny, you'd better not go to college.
Bu sence de komik değilse, üniversiteye gitme derim.
You'd better not take me on, you know.
Benimle uğraşmasan senin için daha iyi olur. Biliyorsun.
Well, then... perhaps you'd better not come here anymore.
O halde artık evime gelmesen iyi olur.
You'd better not talk so much.
Çok fazla konuşmasan daha iyi.
You'd better not figure me for supper.
Akşam yemeği için beni bekleme.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]