Birakmayacagim tradutor Inglês
27 parallel translation
Ben seni asla birakmayacagim Tina.
I'll never leave you, Tina.
Seni disari çikaracaksam isimi sansa birakmayacagim.
If I'm gonna let you out, I'm not taking any chances.
Kimseyi arkada birakmayacagim, bu kez olmaz.
I'm not leaving anyone behind, not this time.
Onlarin yakalarini birakmayacagim!
But I'm going after them!
Seni birakmayacagim Jimmy, elinde bir bicak var.
I can't let you go Jimmy, you've got a knife in your hand.
Sanirim seni yalniz birakmayacagim.
I guess I can't let you go alone.
Guvenlik sahasini devre disi birakmayacagim.
I will not disable the security field.
Bu isin pesini birakmayacagim. Bu savasin... - Sus!
He steals photographs for competitions I know where he stole those photographs from
Seni yalniz birakmayacagim.
I'm not gonna leave you.
hayir seni birakmayacagim!
no i am not going to leave you!
Sana biraz yemek satin alacagim, gercek yemek ve seni bir daha asla yalniz birakmayacagim ; asla.
I'll buy you some good, nourishing food. And I'll never leave you again. Never, ever again.
Sana söz veriyorum ki, evli kaldigimiz süre zarfinda bir daha asla seni buna benzer bir seye maruz birakmayacagim.
And I promise for as long as we're married to never, ever put you through anything like this again.
Onu birakmayacagim.
I'm not leaving her.
Onu yalniz birakmayacagim.
I am not letting him go in alone.
kimseyi birakmayacagim, kimseyi.
I won`t leave. I won`t leave anyone.
seni bu sekilde birakmayacagim.
I am not leaving you like this.
- Birakmayacagim.
I'm not doing that.
" Caroline, seni seviyorum, hayatimin sonune kadar seninle olmak istiyorum, ve seni asla birakmayacagim, dediginiduymak istiyorum soyleyebilir misin lutfen?
I need you to say, "Caroline, I love you, and I want to be with you. " I want to spend the rest of my life with you and never let you go. " Can you please say that?
Fakat bunun pesini birakmayacagim.
But I'm gonna get to the fucking bottom of it.
Birakmayacagim.
Oh, I will.
- Boyle birakmayacagim, Sen koy yemekleri,
- I'm not going to leave it like this. Just piling up.
Seni yüzüstü birakmayacagim baba.
Won't let you down, Dad.
Merak etme, George Clooney! Birakmayacagim!
Don't worry, George Clooney, I won't!
- Sizi arkada birakmayacagim.
I won't leave you behind.
Sadece birbirimiz ve seni hiç birakmayacagim.
Just each other, - and I'll never let you go.
ASLA BIRAKMAYACAĞIM
I WILL NEVER, NEVER LET YOU GO?
BEN DE SİZİ BIRAKMAYACAĞIM HER İHTİYACINIZ OLACAK TEŞEKKÜR EDERİM,
I thank you, I salute you, may the good Lord look over you and keep you safe until you come home and nail that coonskin to the wall.
bırakmayacağım 38
bırak 1242
bırak beni 1950
bırakma 58
bırakıyorum 119
bıraktım 124
bırak gitsin 444
bırakacağım 37
bırakın 390
bırakalım 42
bırak 1242
bırak beni 1950
bırakma 58
bırakıyorum 119
bıraktım 124
bırak gitsin 444
bırakacağım 37
bırakın 390
bırakalım 42
bırak gitsinler 68
bırakma beni 65
bırakın beni 769
bırak kalsın 58
bırakmak mı 26
bırakmam 34
bırak şimdi 60
bırak onları 82
bırak onu 1012
bırakın geçsin 44
bırakma beni 65
bırakın beni 769
bırak kalsın 58
bırakmak mı 26
bırakmam 34
bırak şimdi 60
bırak onları 82
bırak onu 1012
bırakın geçsin 44