English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I play

I play translate Turkish

24,799 parallel translation
No, Clara, I play the focused type.
Hayır Clara, odaklanmış durumdayım. Azimli bir tipimdir.
And I play to win.
Kazanmak için oynarım.
- Yes, I play.
- Evet, çalıyorum.
Should I play you the song I've been learning on my guitar?
Gitarımla öğrendiğim şarkıyı çalayım mı?
Even by school play standards, she's terrible. Are you sure? Skinner, I'm setting down my clipboard to signify that all future auditions are just a formality.
Skinner, elimdeki panoda da belirttiğim gibi gelecek olan adayların hepsi de bir formalite olacak
The role I was anagrammed to play.
Oynadığım rol ismimdeki harflerin karışmış hali.
I'm glad someone's getting something from this play.
Birilerinin bu oyundan bir şeyler kazanmasına sevindim.
Milhouse is the worst actor I've ever seen, and I have to play opposite him!
Milhouse gördüğüm en kötü oyuncu. Ve onunla karşılıklı oynamak zorundayım.
Aah! I do not want to play,
Oynamak istemiyorum.
I really don't want to play,
Harbiden oynamak istemiyorum.
I really don't want to play.
Harbiden oynamak istemiyorum.
I would play it for him... when he wanted sleep.
Uyumak istediğinde ona bu şarkıyı çalardım.
I always thought I could play some small part in that grand tradition.
Bu muazzam gelenekte küçük de olsa bir rolüm olacağını hep düşündüm.
And if you play your cards right, I may also pick up a bottle of that panhandle Pinot Grigio I was telling you about.
Kartlarını doğru oynarsan sana bahsettiğim Pinot Grigio şarabından bir şişe de alabilirim.
I never gave permission for the school to use it to put on that play.
Okulun kullanmasına ve oyunu sahnelemesine... asla izin vermedim.
Don't play coy with me, Mary, I'm warning you.
Benimle oyun oynama Mary seni uyarıyorum.
I want to play mild big. Come on!
Ben hafif Yüksek, oynamak istiyorum.
He only bought it because I told him I always wanted to learn to play golf, which isn't even true.
Onu aldı çünkü hep golf öğrenmek istediğimi söylemiştim ki bu doğru bile değil.
Oh, yeah, I don't want to play anymore.
Tamam, artık oynamak istemiyorum.
- That being said, she seemed to think that I should play on my strengths to find him.
- Dediğine göre, O'nu bulmak için'güçlü'oynalıymışım.
Yeah, I used to play him in soccer.
Evet, onunla futbol oynardım.
The smart play here is going for the tunnels while we still can, before we're overrun by A.L.I.E.'s groupies.
Burada akıllıca olan fırsatımız varken tünellerden gitmek. - A.L.I.E'nin zombileri başımıza çökmeden.
But I get you want a payday, so I will pay your friend to play Amorta and take pictures with the fans at our photo booth tomorrow.
Fakat size bir ödeme günü ayarlayabilirim Böylece arkadaşına Amorta'yı oynaması için para öderim ve fanlarla fotoğraf çektirir yarınki fotoğraf köşemizde
Stick it in and I'll watch you play.
Sok içine ve seni oynarken görelim
My friends and I just want to place to play baseball after school so we're not hanging on the streets like rap people.
Sadece okuldan sonra beyzbol oynamak için arkadaşlarımla bir yere ihtiyacımız var yani Rapçiler gibi sokakta takılamıyoruz.
I think I know which team you play on, and it ain't baseball.
Sanırım hangi takımda oynadığını biliyorum ve o beyzbol değil.
I promise I won't play with your Legos.
Söz veriyorum legolarınla oynamayağım
I still feel like the little girl who used to play hide-and-seek under it.
O masanın altında saklambaç oynayan küçük kız gibi hissediyorum hâlâ.
And it's so fantastic that I think I really need to learn to play the guitar.
Ve o kadar harika ki gitar çalmayı öğrenmem gerektiğini düşünüyorum.
And besides, I want to make sure our little country girl is going to play nice.
Ayrıca, ufak taşra kızımızın uslu olduğundan emin olmak istiyorum.
I didn't come this way to play footsie!
Ayak oyunu oynamak için gelmedim onca yolu!
I'm not gonna play this game with you anymore, Angela.
Seninle artık bu oyunu oynamayacağım, Angela.
Because for once, I want a name to play me, not just some lady who falls out of her tube top on "Cops."
Bir kez olsun beni ünlü biri oynasın istiyorum. "Polisler" dizisinde, straplez sutyeni çıkan herhangi bir kadın olmasın.
But then they said maybe Jennifer Lawrence would play me and I kind of blacked out after that.
Ama sonra onlar da Jennifer Lawrence seni oynamak istiyor deyince kendimi kaybetmişim.
I said, " How the hell am I gonna play football?
Ben de ona'futbol oynayacak tip mi var bende'demiştim.
Plus, I get to play with my little brother.
Artı, küçük kardeşimle oyun oynayacağım.
Steven, I hate to play this card, but I just lost my husband, so you're not really gonna deny me this, are you?
Steven, bu kozu oynamayı sevmiyorum ama kocam yeni öldü yani isteğimi geri çevirmeyeceksin değil mi?
You aren't prohibited from going there, but I don't think taking you will play to my advantage.
Oraya gitmen yasak değil ama işler lehine döner diye seni götürmeyi düşünmüyorum.
I'll play computer games.
Oyun oynayacağım.
Chad, might I ask you to, uh, don headphones while you play your video games?
Chad, senden video oyunu oynarken kulaklı takmanı isteyebilir miyim?
I'm gonna make him play so hard that he's gonna pass out tonight.
Onu oynatırken öyle bir yoracağım ki bu akşam sızıp kalacak.
It's just, I'm too tired to play golf.
Golf oynayamayacak kadar yorgunum.
So what I'd like you to do is just play along, admit the money is yours.
O yüzden yapmanı istediğim şey sadece fazla üzerine gitmeden, paranın senin olduğunu kabul etmen.
First thing, Mariana and I will be recusing ourselves from voting since she's in the play and I am making the arguments against RJ.
Öncelikle Mariana oyunda oynayacağı ve ben de RJ'ye karşı olduğum için oylamadan çekiliyoruz.
I'll play you anything you want.
Sana ne istersen çalarım.
I'm playing that zombie game we play?
Beraber oynadığımız şu zombi oyununu oyunuyorum.
I know the games they play, and they're making us wait for no reason, and it's bush league bullshit.
Yaptıkları numaraları biliyorum, bizi sebepsiz yere bekletiyorlar bu yaptıkları çok amatörce.
If you want, I can play it for you sometime.
İstersen bir ara sana dinletirim.
I know that we don't play this game very often, but you're doing it wrong.
Bu oyunu uzun zamandır oynamadığımızın farkındayım ama yanlış oynuyorsun.
Howie, I don't want to play Lego, Toenail or Pill anymore.
Howie artık Lego, Ayak Tırnağı, Hap oynamak istemiyorum.
And, yes, I do play the fiddle and the banjo at night.
Ve evet, akşamları keman ve banjo çalıyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]