English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I promised her

I promised her translate Turkish

1,088 parallel translation
I promised Molly! I promised her!
Molly'ye söz vermiştim!
I promised her that I would write it.
Ona yazacağıma dair söz verdim.
But I promised her nothing.
Ama ona hiçbir şey için söz vermedim.
lve been working too hard, lm never home, I promised her...
Çok zor çalışıyorum, eve asla iş getirmiyorum, ona söz verdim...
- Because I promised her.
- Çünkü ona söz verdim.
I promised her I'd stop by.
Uğrayacağıma söz verdim.
See, I promised her I'd give it up, but I don't know that I really want to.
Bırakacığımı söyledim ama bırakıp bırakmayacağımdan emin değilim.
- And I promised her.
- Ve ben ona söz verdim.
I promised her that I'd never forget her and I never did.
Onu asla unutmayacağıma söz vermiştim, unutmadım da.
Uh... well... fact of the matter is, Mom has a headache, and I promised her I'd get her some aspirin.
Şey aslında annemin başı ağrıyordu. Ben de ona aspirin bulmaya çıktım.
I promised her breakfast.
Ona kahvaltı sözüm var.
And I promised her I'd come back, and asked her to keep the other doll.
Kızarkadaşıma diğer heykelciği onun için geri dönene kadar, benim için saklamasını söyledim.
And I promised her that I'll always just be there... to protect her.
Ve ona daima yanında olup onu koruyacağıma dair... söz verdim.
I assure you I did everything I promised you.
Seni temin ederim ki, sana söz verdiğim her şeyi yaptım.
I PROMISED VANESSA I'D PAY HER BACK.
Vanessa'ya geri vereceğime söz verdim.
I promised my mother n. I would rid her of this terrible ma
Anneme, onu bu korkunç adamdan kurtaracağıma söz vermiştim.
I promised I would look after her Things can happen out there
Ona göz-kulak olacağıma dair söz verdim. Oralarda insanın başına her türlü iş gelebilir.
I will do everything I have promised Thee.
Söz verdiğim her şeyi yapacağım.
Besides, I said I was helping Cassandra. I promised to go to her show.
Hem Cassandra'ya da onu izlemeye gideceğimi söyledim.
I promised my wife I'd take her to the ballet.
Karıma, onu baleye götüreceğime söz vermiştim.
I promised my girlfriend I was gonna take her out tonight.
Sevgilime bu gece onu dışarı çıkaracağıma söz verdim.
And I promised to fix her leg! And I'll do it!
Ben de bacağını iyileştireceğime söz verdim, öyle olacak!
It will be just as I promised.
Her şey söz verdiğim gibi olacak.
I am going to tell him only that you are an aldrabão what promised to marry with her, in spite of being already married by me.
Sadece ona benimle evli olduğun halde, ona evlilik vaat eden... bir pislik olduğunu söyleyeceğim.
I promised Nell I'd help her finish her dress.
Nell'e elbisesini bitirmesi için yardım edeceğime söz verdim.
I promised Mei Oi I'd show her the city.
Mei Oi'ye şehri gezdirecektim.
I promised Myra I'd buy her a weddin'ring.
Myra'ya alyans alacağıma söz verdim.
Then one day I was taking Alice's girl for the afternoon cos I promised to take her to the circus.
Sonra bir öğleden sonra Alice'in kızını alıyordum onu sirke götürmeye söz vermiştim.
After she's finished work, I promised I'd pick her up.
Onu işten alırım ve ona yardım ederim.
No, I promised Theresa I'd take her to the ballet.
Hayır, Theresa'ya onu baleye götüreceğime söz verdim.
I promised to teach her how to fish.
Ona nasıl balık tutulacağını göstereceğime söz verdim.
And I promised I wouldn't abandon her.
Onu terk edemem.
She didn't wanna do it. I promised to get her steaks.
Ona bir biftek ısmarlayacağıma söz verdim.
I promised I'd get her home by 6 : 00. She just loves "America's Most Wanted."
6'da evde olması gerekiyor, kaçırmadığı bir dizi var.
What are you doing? - What I promised I'd do.
Söz verdiğim her şeyi yaparım.
- You can't leave, because... I promised Hel you would fix her.
- Hel'e onu düzelteceğine dair söz verdim.
But I married her all the same, because I promised.
Ama yine de onunla evlendim. Çünkü söz vermiştim.
I - I promised I'd take her to the park.
Onu parka götüreceğime söz vermiştim.
- Daniella? I promised to take her to Wrestle mania.
Onu Wrestlemania'ya götüreceğime dair söz verdim.
look, i know we promised you a promotion at the end of the quarter. everything's on the back burner.
Sana terfi sözümüz olduğunu biliyorum ama her şey değişti.
I promised my grandmother I'd take her to the Museum of Natural History.
Büyük annemi Doğal Tarih Müzesine götürmeye söz vermiştim.
- I promised to take her to the drive-in.
- Benim bir randevum var ve onu arabalı sinemaya götüreceğime söz verdim.
I have promised most faithfully to Madame Japp to bring her back the photographs.
- Kesinlikle olmalıyız. Madame Japp'a fotoğrafları getireceğime dair söz verdim.
Everything will be just as I promised.
Her şey tam söz verdiğim gibi olacak.
I promised to show her the galaxy.
Ona, galaksiyi göstereceğime söz verdim.
The medical stuff is a bit above her head. I promised you ´ d see her.
Ona, senin kendisini göreceğini söyledim.
You promised you'd let her go if I helped you.
Sana yardım edersem onu bırakacağını söylemiştin.
Our last evening together, we walked through a summer storm and I kissed the raindrops off your nose and promised we'd always be together.
Son gecemizde, yaz yağmuru altında birlikte yürümüştük ve ben burnunuzdaki yağmur damlasını öpüp her zaman birlikte olacağımıza söz vermiştim.
I promised them results, and I'll get'em if I gotta cut'em out of her goddamn back.
Sonucun ne olacağını söyledim ve bu olacak. Gerekirse o dövmeyi kızın sırtından kesip alırım.
But Song often promised me... that once he had taken your place... I could sing it for him every day.
Fakat Song sık sık bana senin yerine geçtiğinde, o şarkıyı kendisi için her gece söyleyebileceğime dair sözler verdi.
I promised I would stay with her.
Onunla kalacağıma dair ona söz vermiştim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]