English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / She is amazing

She is amazing translate Turkish

182 parallel translation
OH, WOW. SHE IS AMAZING, ISN'T SHE?
O harika biri, öyle değil mi?
She is amazing, and she's so much fun.
Evet, harika biri ve de çok eğlenceli biri.
She is amazing.
Nico! İnanılmaz.
She is amazing.
O gerçekten inanılmaz.
And she lives nearby... and she is amazing.
Ve civarda oturuyor ve harika biri.
She is amazing.
İnanılmaz biri.
That woman is amazing. She is amazing.
Bu kadın insanı hayrete düşürür.
She is amazing.
Muhteşem.
A lady of real culture. But the amazing part is, she was trained as a schoolteacher.
Gerçekten kültürlü bir bayan ancak asıl ilginç olan yanı, bir öğretmen olarak eğitim almış olmasıdır.
The most amazing thing is not so much what she's kept hidden from us but "why" she kept it hidden from us.
İşin asıl ilginç tarafı bizden ne sakladığı değil "niçin" sakladığı.
It's amazing the commander is not discouraged at all even though she's lost Gunboat.
Komutanın, hücumbotu kaybetmesine rağmen cesaretini koruması inanılmaz.
What's more amazing is she - she seemed to know me.
Daha da şaşırtıcı olan şey, o da beni tanımış gibiydi.
Yep, she says Paris is amazing. Her canvasses are selling, and she just found an apartment.
Tabloları satılıyormuş ve tam istediği gibi bir daire bulmuş.
What she's done with the children is amazing.
Bu çocuklarla yaptığı şeylere inanamıyorum.
she is amazing.
İnanılmaz.
Can't you see how amazing she is?
Onun ne kadar şaşırtıcı olduğunu görmüyor musun?
She is... amazing, is she not'?
O hayranlık verici, değil mi?
The amazing thing is that she was acquited.
En garibi de bu, kadın ıslah olmuştu.
The Queen Mother is amazing, she's got artificial hips, she has an artificial arm, a bionic eye.
Ana Kraliçe inanılmaz, kalçaları yapay, kollarından biri yapay ve bir gözü biyonik.
- Is she amazing, or what?
- O inanılmaz değil de Ne sence?
She is so amazing. You have no idea.
Tahmin edemeyeceğin kadar harika biri.
Will, she is so amazing.
Will, harika biri.
By the summer she'll have a full smile and then for the first day of school, it would be September, and that will be an amazing day, I think, for her to go to school and have a smile to show how happy she is
Yaza tam bir gülümsemesi olacak. Eylülde okulun ilk günü geldiğinde onun için okula gitmek çok sevindirici olacak. İnsanlara, ne kadar mutlu olduğunu bir gülümsemeyle gösterebilecek.
- She is an amazing lady.
- Harika bir kadın. - Bahse girerim öyledir.
It's amazing how smart she is.
Bu kadar zeki gözükmesi muhteşem.
Can you believe that this woman is still single considering what an amazing catch she is?
Bu kadar harika olmasına rağmen kızın hala bekâr olmasına inanabiliyor musun?
And breakfast is served 6 : 00 to 11 : 30... although our chef is an amazing overachiever... and she'll be happy to prepare anything you want any time of day.
Kahvaltı, saat 6 : 00 - 11 : 30 arasındadır. Ama şefimiz çok başarılıdır. Size günün her saatinde istediğiniz şeyi hazırlayabilir.
It's perfect the way it is, and she's amazing... and we are totally connecting... and it's not a sexual thing, not for either of us.
Bu haliyle mükemmel. O inanılmaz biri ve bağlantı kurabiliyoruz. Bu seksle ilgili değil.
But the most shocking thing about her is what an amazing friend she is.
Ama daha da şaşırtıcısı ne kadar harika bir arkadaş olduğu.
- Nobody has, which is a shame... because she wrote 16 amazing novels, nine plays and there are some who claim... it was Powell who made the jokes that Dorothy Parker got credit for.
Çok yazık, çünkü 16 tane muhteşem roman, 9 oyun yazmış. Hatta Dorothy Parker'ın şakalarının aslında Powell'a ait olduğu iddia ediliyor.
- Oh, yeah, yeah Grace is amazing Although she can get a little scary
Kimsenin bara dizüstü getirmemesine şaşırdım doğrusu.
She did an amazing job.
Harika bir iş çıkardı.
This girl is amazing... unlike you... and she's sensitive... unlike you.
Bu kız inanılmaz, senin olmadığın gibi, hassas biri ayrıca çok seksi.
Her name is Clementine, and she's amazing. "
'İsmi Clementine, ve harika biri.'
There's a register that her voice reaches when she yells... that only a freaking dog can hear, but her face is so twisted and contorted... that you know she's hit that register, and it's amazing.
Sesinde öyle bir perde var ki bağırdığında sadece köpekler duyuyor. Ama suratı o kadar manyak ve çarpık oluyor ki o perdeye çıkacağını anlıyorsun ve bu cidden müthiş.
- Amazing thing is, she's not a stripper.
- Hayret, striptizci değil.
What an amazing, wonderful, uniquely fantastic person she is.
Nasıl da harika, muhteşem, benzersiz derecede fantastik bir insan.
Okay, listen, my girlfriend is an amazing photographer, and she's looking for more interesting work, and I thought maybe you would know someone.
Tamam, dinle, kiz arkadasim harika bir fotografci ve daha ilgi cekici bir is ariyor ve dusundum de belki senin tanidigin birileri olabilir.
She is an amazing negotiator. That's how she got me such a great contract on this show.
O inanilmaz bir arabulucu, onun sayesinde bu dizide oynamak için harika bir anlasma yaptim.
'She's come down to see me! 'This is amazing!
Tanrım, beni görmeye geldi.
She is my hero. She's amazing, she's talented...
O benim kahramanım. o inanılmaz...
Oh. You know how amazing she is.
Onu ne kadar ilginç olduğunu biliyorsunuzdur.
If martha kent's as amazing as you say she is it's gonna take a lot more than a few minutes of groveling to convince me that she's worthy of my support.
Eğer Martha Kent dediğiniz kadar muhteşem biriyse, desteğime layık olduğuna beni inandırmak bir kaç dakikalık kendini küçültmekten daha fazlası gerektirecektir.
Only Marcy has five kids, all born in hospitals, and now she's telling Liz how amazing and natural it is
Ama Marci'nin beş çocuğu var. Hepsi de hastanede doğmuş. Şimdi kalkmış Liz'e bunu evde yapmanın ne kadar doğal olduğunu söylüyor.
- Cristina is dyslexic, but she got straight A's during school and has a Ph.D. Amazing.
- Cristina'nın okuma zorluğu var ama tıp fakültesinde hep A almış ve doktora yapmış. Gerçekten inanılmaz.
She's been offered an amazing new position at MYW.
Kendisine MYW'de harika bir iş teklif edildi.
She just... The most amazing thing is when... When you get to be alone in your house.
Evde yalnız kalabilmek müthiş bir şey.
She really is amazing.
- Gerçekten muhteşemdir.
She is amazing. "Pretty in pink", "Sixteen candles"...
İnanılmaz biri!
I mean, the way she tells it, he is an amazing lover.
Onun anlattığına bakılırsa o müthiş bir sevgili.
Yeah, but it is amazing how much she gets done when I'm away.
Evet, ben yokken yaptıkları inanılmaz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]