Walk out that door translate Turkish
492 parallel translation
When you walk out that door, part of me will go right with you.
Bu kapıdan çıktığında bir parçam seninle gidecek.
Every time you walk out that door I'm afraid you're never coming back.
Şu kapıdan her çıkışında bir daha asla gelmeyeceğinden korkuyorum.
HE WANTS YOUR FAST GUN TO WALK OUT THAT DOOR AND MEET HIM ON THE STREET.
Hızlı silahşordan başkası gelmesin diyor.
Of course, if you get tired of feeding me and housing me free, just say the word and I walk out that door a free man.
Elbette, eğer beni burada yatırıp beslemekten bıktıysan, sadece o kelimeyi söyle ben de şu kapıdan özgür bir adam olarak çıkıp gideyim.
The minute they walk out that door, they walk into a doggie-dog world.
O kapıdan çıktıkları anda acımasız bir dünyaya giriyorlar.
If you walk out that door, she'll be all alone.
Eğer bu kapıdan çıkarsan, o yalnız kalacak.
Lisa, don't you walk out that door.
Lisa, bu kapıdan çekip gidemezsin.
Now why don't you just walk out that door and nobody will know the difference.
Şu kapıdan çık git, kimse ne olduğunu bilmeyecek.
McLeod, would you like to walk out that door first, ahead of us.
McLeod, o kapıdan önce çıkmak ister misin, bizim önümüzde.
But maybe it's when I watch him walk out that door at night.
Ama belki de her gece kapıyı kapatıp çekip gitmesindendir.
Now really, you don't expect me to just walk out that door, do you, sweetheart?
Şu kapıdan çıkıp gideceğimi sanmıyorsun ya canım?
I walk out that door free or feet first.
Oradan ilk defa özgür ve ayaklarımla çıktım.
The minute you walk out that door, I'm going to call Duffy.
- Kapıdan çıktığın an Duffy'i arıyorum.
Turn around and walk out that door, and I'll forget what you said.
Şimdi arkana dön ve çık git, ben de bu sözü duymamış olayım.
But I want you to know that if I walk out that door right now, I'm gone.
Fakat şunu bil : Bu kapıdan şimdi çıkarsam bu gidişin dönüşü olmaz.
But when I walk out that door, the offer is withdrawn.
Ama ben bu kapıdan çıktığımda, teklif geçersiz olur.
You turn around and walk out that door, or the responsibility for that bomb is yours, not mine.
Arka dönüp şu kapıdan çıktığında bombanın tüm sorumluluğu senin olacak, benim değil.
Diane, if you walk out that door, he's back on the bottle.
Lütfen Diane, eğer o kapıdan çıkarsan, içmeye geri dönecek.
When I'm at home you're never as interested in what I'm doing or saying as when I walk out that door.
Ben evdeyken ilgilenmiyorsun, ama kapıdan çıkar çıkmaz ilgilenmeye başlıyorsun.
And if you let this good person walk out that door you're making one big mistake, ghost buster.
Ve bu iyi adamın kapıdan çıkıp gitmesine izin vermekle, büyük bir hata yapıyorsun, seni hayalet avcısı.
Wait a minute, I was just thinking about what the turnip said here and I'd be stupid to let either one of you guys walk out that door.
Durun bir dakika, şu şalgamın söylediklerini düşünüyordum da, Eğer ikinizden birinin şu kapıdan çıkıp gitmesine izin verseydim, büyük aptallık yapmış olacaktım.
If you walk out that door, you're going to miss a great comeback.
Eğer bu kapıdan çıkarsan, En büyük geriden yakalayışı kaçıracaksın.
You can walk out that door, and you can stay out for good, sixty-seven cents.
Kapıdan çıkıp beladan uzak durursun. - 77 Cent.
As soon as you walk out that door, you'll feel a warm sensation on your head and shoulders.
Kapıdan çıktığın andan itibaren kafanda ve omuzlarında bir sıcaklık hissedeceksin.
If you walk out that door, I'm going to kill you.
Eğer o kapıdan çıkarsan, seni öldürürüm.
You walk out that door. You never have to see me again, OK?
Sonra bu kapıdan çıkıp gidersin yüzümü de bir daha görmezsin tamam mı?
Look, Lorraine. You walk out that door, and I won't only cut off you. I'll cut off your kids.
Gidersen sadece seni değil, çocuklarının parasını da keserim.
I get the feeling every time I walk out that door someone's gonna come in here and take my place.
- Sanki ne zaman şu kapıdan çıksam biri gelip yerimi alacakmış gibi hissediyorum!
I could walk Out that door And head straight For old mexico.
Şu kapıdan çıkıp doğruca Meksika'ya gidebilirim.
Please don't forget it when you walk out that door tonight.
Lütfen bu gece bu kapıdan dışarı çıkarken bunu unutma.
I wouldn't walk out that door if I was you.
Yerinde olsaydım, o kapıdan çıkıp gitmezdim.
If you walk out that door, I will personally guarantee that you never fly for a reputable company for the rest of your pathetic...
O kapıdan çıkarsan, zavallı hayatının sonuna dek ünlü bir şirkette asla uçamayacağını garanti ederim.
If you walk out that door...
Eğer o kapıdan bir kez çıkarsan...
If you don't want me, then I'll walk out that door forever.
Beni istemiyorsan, sonsuza kadar çıkar giderim.
And afterwards, I can walk out that door, no hard feelings?
Ondan sonra çekip giderim. Gücenmece yok.
You can walk out that door or join me.
O kapıdan çıkıp gidebilir ya da bana katılabilirsin.
I walk out that door right now and come back with a broken watch.
Şimdi çıkıp, bozuk saatimle geri döneceğim.
I'm walking out of that door for a minute, then I'm gonna walk back in.
Bir dakikalığına dışarı çıkıyorum, sonra geleceğim.
I can walk right out that door and never walk in again.
Hemen şu kapıdan çıkıp gidebilirim ve hiç geriye dönmeyebilirim.
SIade and I couId walk out of that door, go to our new lives, and you and Mrs. Smith could do the same.
Slade ve ben o kapıdan çıkıp gider ve yeni yaşamlarımıza başlarız. Sen ve Bayan Smith de aynı şeyi yaparsınız.
You walk out of that door, Collier, with my wife... I'll ruin you.
Şu kapıdan karımla birlikte hele bir dışarı çık, Collier, seni mahvederim.
Now, this is my man, my restaurant... and you two are gonna walk right out that door... without your dry, white toast... without your four fried chickens... and without Matt "Guitar" Murphy!
Simdi, bu benim kocam, ve benim restoranim... ve sizde su kapidan disari cikip gideceksiniz... sade tostunuzu ve... 4 haslanmis tavugunuzu... ve Matt "Gitar" Murphy'yi almadan!
Not one of my so-called friends out there even bothered to walk through that door.
Sözde arkadaşlarımın biri bile şu kapıdan içeri girmedi. Hepsi de bu yüzden kendini berbat hissediyor, Cliff.
You walk out that door, that's it, all right?
Kapıdan adımını atarsan bu iş biter.
That way, if you walk through the door and out onto Miami Beach,
- Boş versene. - Neden peki?
Don't think that when you walk out this door... you'll become a lady of virtue!
Bu kapıdan çıktığında, bir kadının namusunun sen olduğunu düşünmüyorsun!
Tell me on oath that the talk is just idle gossip, Sharpe, or by God, sir, I promise you will walk out of that door a lieutenant.
Bunun boş bir dedikodu olduğuna yemin et Sharpe. Ya da bayım, sizi temin ederim o kapıdan bir teğmen olarak çıkarsınız.
Don't you dare walk out that door.
O kapıdan çıkmaya cesaret edemezsin.
Walk out the door, get in the car, go home, jerk off and that's all you gonna do.
Kapıdan çık, arabana bin, eve git. Masturbasyon yap. Bütün yapman gereken bu.
In fact, you can tell us all to go fuck off and walk right out that goddamn door.
Bize küfredip kapıdan çıkabilirsin.
Now, if you don't think I have anything to teach you you are free to walk out of that door.
Şimdi, size öğretecek hiçbir şeyim olmadığını düşünüyorsanız o kapıdan çıkıp gitmekte özgürsünüz.
walk out 20
that door 33
walk of shame 20
walk it off 50
walk faster 16
walk me home 20
walk on 114
walk this way 26
walk with me 270
walk away 451
that door 33
walk of shame 20
walk it off 50
walk faster 16
walk me home 20
walk on 114
walk this way 26
walk with me 270
walk away 451